KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/13242 E., 2012/1847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi ve 108. maddesi olup, dava; 01.10.1981-31.12.1983 tarihleri arasında davalı işyerinden bildirilen hizmetinin tüm sigorta kollarına tabi sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, isteğin kabulüne karar verilmiştir.
506 sayılı Yasanın 60. maddesinin (G) bendindeki “Bu maddenin uygulanmasında. 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir.
Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” biçimindeki düzenleme dikkate alındığında ve davacının 10.07.1965 doğumlu olması karşısında, 506 sayılı Yasanın 60/G maddesi hükmüne göre sigortalılık başlangıç tarihi olarak 18 yaşın ikmal edildiği 10.07.1983 tarihi kabul edilmeli, 01.10.1981-25.10.1982 döneminde primi ödenen süre malullük, yaşlılık, ölüm sigortası yönünden prim ödeme gün sayısına dahil edilmelidir.
Aksi biçimde ve yazılı şekilde tesis edilen karar usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Diğer taraftan, dava kısmen kabul edildiği halde, kabulüne karar verildiğinin belirtilmesi, yargılama giderinin kabul ve red oranı çerçevesinde ilgililer arasında paylaştırılmaması, kısmen red nedeniyle davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davalı Kurum, işverenle birlikte haksız çıkmış olduğuna göre, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsili gerekirken, Mahkemece, uyuşmazlığın niteliğine göre davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi de isabetsizdir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/13242, K. 2012/1847, 9 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama