KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/11110 E., 2012/23527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1243-348
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Dava, yersiz ödenen aylıkların istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Sosyal Sigortalar Kurumundan aylık almakta iken ölen sigortalının ölümünden sonraki tarihlerde de aylıklarının yaşıyormuş gibi bankamatikten çekilmeye devam edilmesi nedeniyle, yersiz ödenen aylıkların tahsili için davalılar aleyhine açılan istirdat davasında Kurum zararının tahsili istenilmiştir.
Aylıkların bankamatik yoluyla çekildiği, kimin tarafından çekildiğine ilişkin somut bir delilin bulunamadığı, sigortalının defin işlemlerinin davalılardan ... ve nikahsız eşi ... tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi müddei iddiasını isbatla yükümlüdür. Bir davada isbat yükünün kime ait olduğunun belirlenmesi ve isbat yükü altında bulunan taraftan delillerini istemesi, hakimin usul hukuku hükümlerinden kaynaklanan başlıca görevlerindendir. Öncelikle, somut olayda, isbat yükünün kime ait olduğunun belirlenmesinde hukuksal zorunluluk vardır.
Doğal olarak bankamatik kartının hayatta iken sigortalının yanında bulunması, öldükten sonra da birlikte oturan mirascılarının ve yakın akrabalarının eline geçmesi asıldır. Bu durumda, davada isbat yükünün davalılara ait olduğunda kuşkuya düşülmemelidir.
Dosya içeriğinden, sigortalı ...'nun 14.11.2002 tarihinde vefat ettiği,...'nun ...'ın annesinin teyzesinin kızı olduğu, ...'nun kendi çocukları yanından yaşamadığı, son 4 yıldır ... ve eşi ...'la birlikte yaşadığı anlaşılmaktadır.
.., murisin eşyalarını ve bankamatik kartını oğlu ... ...'na teslim ettiğini beyan etmişse de, ... ...'nun 02.03.2007 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, kendisinin beyanı dışında iddiasını destekleyen hiçbir bulguya rastlanılmamıştır.
O halde, mahkemece, bankamatik kartının hayatta iken sigortalının yanında bulunması, öldükten sonra da birlikte oturanların eline geçmesinin, olanaklı olduğu yaşlılık aylıklarının bunlar tarafından çekilebileceği, bu durumda, davada aksi yöndeki ispat yükünün sigortalıyla birlikte oturan davalılara ait olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/11110, K. 2012/23527, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama