KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/11121 E., 2012/18509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 183-393
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Dava, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, takibin itiraz üzerine durduğu 03.11.2008 tarihinden itibaren bir yıllık itirazın iptali davası açma süresinin geçirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İcra ve İflas Kanunu'nun 62. maddesi, borçlunun takibe itirazının alacaklıya tebliğini zorunlu kılmış olup; aynı yasanın 67. maddesi de "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak ...itirazın iptalini dava edebilir" hükmünü içermektedir.
Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2008/10524 sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı Kurum tarafından toplamda 51.383,00 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takip kapsamında düzenlenen icra ödeme emrinin 27.10.2008 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalının 03.11.2008 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğu, dosyanın bir yılı aşkın süredir takip edilmemesi sebebiyle işlemden kaldırıldığı, 28.01.2011 tarihinde takibin yenilendiği, itirazın iptali davasının ise 08.02.2011 tarihinde açıldığı görülmekle birlikte, itiraz dilekçesinin Kuruma tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan; davacı Kurum vekili 12.05.2011 tarihli celsede, davalının itirazından 28.01.2011 tarihinde haberdar olduklarını belirtmişlerdir.
Hal böyle olunca, davalı tarafından icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinin usulüne uygun olarak Kuruma tebliğ edilmediği, itirazın öğrenildiği tarih itibariyle de bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşılmakla, davanın süresinde açıldığının kabulü gerekirken, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/11121, K. 2012/18509, 11 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama