KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/12801 E., 2012/23833 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 114-373
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma
Dava, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan aylıklar ile yapılan ödemeden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ile davalı .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamından; 23.04.2004 tarihinde, davalı ...’in sevk ve idaresindeki otobüsle, geceleyin, orta refüjle bölünmüş yolda dinlenme tesisinden yolu kontrol etmeden aniden çıkması sonucu sigortalının sevk ve idaresindeki otomobille çarpması sonucu sigortalının öldüğü ve sigortalının hak sahiplerine aylık bağlanarak, cenaze yardımı ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı Kurum, söz konusu aylıklar ile yapılan ödemeden oluşan anılan sosyal sigorta yardımlarının 1479 sayılı Kanun’un 63’üncü maddesi uyarınca kusurlu sürücü ve kazaya karışan aracı sigortalayan davalı şirketten rücuan tahsiline karar verilmesini istemiş, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63’üncü maddesidir. Anılan madde ile tanınan rücu hakkının niteliği gereği tazmin sorumlularının sigortalı ya da hak sahiplerine yaptıkları ödemelerin rücu alacağından mahsubu mümkün değildir. Davalı ... şirketinin sorumluluğunun yasal dayanağı aynı maddede ifade edilen “diğer sorumlular” kapsamında değerlendirilmekte ise de; bu sorumluluk aynı zamanda 2918 sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi bir sorumluluktur.
Bu nedenle sigorta şirketi trafik kazasında zarar gören kişinin hak sahiplerine yaptığı ödeme ölçüsünde akdi sorumluluktan kurtulacaktır. Mahkemenin, davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında hak sahiplerine yaptığı ödemelerin bu kapsamda poliçe limitinden mahsubunun gerekeceği yönündeki kabulü yerindedir. Ne var ki.
Mahkemece bakiyesi belirlenen limit zorunlu mali sorumluluk sigortasına ait olmayıp, yine davalı şirket tarafından yapıldığı anlaşılan kasko poliçesine aittir.
Öte yandan.
Kasko sigortası mal sigortası türünden olup, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/l maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Zararlandırıcı sigorta olayının oluşumunda kasko poliçesinin tarafı olan sigortalının kusurunun bulunmaması ve olayın tümüyle üçüncü kişinin kusurlu hareketi ile meydana gelmesi halinde kasko kapsamında sigorta şirketinin bir sorumluluğundan bahsedilemez.
Ancak, söz konusu poliçenin ihtiyari mali mesuliyet sigortasını da kapsaması durumunda, anılan sigorta türü motorlu araç işleteninin bu aracın işletilmesinden dolayı, Karayolları Trafik Kanunu ve Genel hükümlere göre oluşan ve zorunlu mali sorumluluk sigortası limitleri dışında kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami limiti kadar güvence altına aldığından, sigortacının sorumluluğu; zorunlu malî mesuliyet (trafik) sigortasında belirlenen limit üzerinde kalan maddî zarar miktarı ile sınırlı olacaktır.
Hal böyle olunca; davalı ...
Anonim Şirketinin davaya konu sigorta poliçesinin niteliği araştırılarak, ihtiyari mali mesuliyet sigortasını içermesi durumunda Kurum zararından varsa zorunlu mali sorumluluk sigortası limiti üzerinde kalan kısmından ihtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesinde öngörülen limiti aşmamak üzere sorumlu olacağının, poliçenin ihtiyari mali mesuliyet sigortasını içermemesi halinde ise; belirlenecek zorunlu mali sorumluluk sigortası bakiye limitiyle sorumluluğuna hükmedilebileceğinin değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde; davacı Kurum vekili ile davalı .... vekilinin anılan yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12801, K. 2012/23833, 30 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama