KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/13633 E., 2012/24835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 285-250
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma
Dava, satın alınan basamak intibak ettirilerek hesaplanacak fark aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olup 11’inci basamakta iken 4956 sayılı Kanunun Geçici 2’inci maddesi uyarınca satın aldığı basamaklar nazara alınarak 21’inci basamak üzerinden alması gereken yaşlılık aylığı miktarı tespit edilerek, farklarıyla birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
24.07.2003 tarihli, 4956 sayılı Kanun’un Geçici 2’nci maddesi uyarınca basamak yükseltme hakkından yararlanarak prim borcunu ödeyip üç yıl bekleme süresini geçiren ve yaşlılık aylığının diğer koşullarını taşıyan sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanmaktadır.
1479 sayılı Kanunun 36’ncı maddesine göre, önceden yaşlılık aylığının hesaplanması, sigortalının en son bir yıl süreyle prim ödediği gelir basamağının %70’i oranında aylık gelir bağlanırken 01.01.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun ile 36’ncı madde değiştirilmiş aylık hesabı farklı kurallara bağlanmıştır. 4447 sayılı Kanun ile değişik anılan 36’ncı maddede, aylık hesabında ilk defa “ağırlıklı ortalama” kavramı getirilmiş, aynı kanun ile 1479 sayılı Kanuna eklenen geçici 11’inci maddeye göre, 4447 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01.01.2000 tarihinden önce sigortalı olup da, bu kanun döneminde halen sigortalılıkları devam edenlerin aylık hesabının ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir.
Bu yasal düzenlemelere göre, 01.01.2000 tarihinden sonra sigortalı olanlara bu yeni hüküm uygulanacak, 01.01.2000 tarihinden önce aylık bağlananlara eski hükümlere göre ödeme devam edecek, ancak artışlar 36’ncı maddenin son fıkrasına göre yapılacaktır. Önceden sigortalı olup 01.01.2000 tarihinden sonra aylık bağlanacaklara ise Geçici 11’inci madde ile karma bir sistem getirilmiştir.
Geçici 11’inci maddeye göre; sigortalının 31.12.1999 tarihine kadarki sigortalılık süresi, 31.12.1999 tarihindeki basamağı gözetilerek kısmi aylığı eski hükümlere göre hesaplanacak, sigortalının 01.01.2000 tarihinden sonraki hizmet süresi, en son bulunduğu basamak gözetilerek yeni hükümlere göre kısmi aylık hesaplanıp, her ikisi toplanıp artışlar 36’ncı maddenin son fıkrasına göre uygulanıp, aylık bulunup bağlanacaktır.
İlke olarak; basamak yükseltme hakkında yararlanarak prim borcunu ödeyip üç yıllık süreyi de geçirdikten sonra aylık başvurusunda bulunan davacının, 1479 sayılı Kanunun Geçici 11’inci maddesi uyarınca yaşlılık aylığının 01.01.2000 öncesi ve sonrası döneme ilişkin hesabında, satın alınan basamakların geçmişe yönelik olarak da intibak işlemi gerçekleştirilmek suretiyle değerlendirilmesi ve aylık miktarının buna göre tespiti gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2011 gün, 2011/21-497-583 sayılı kararı).
Öte yandan; mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297) maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanına hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak açıklıkta gösterilmesi gerekir.
Aynı kural, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 389 (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298) maddesinde de tekrarlanmıştır; HUMK’nun 381 (HMK’nun 294) maddesinde ise; “Kararın tefhimi en az 388’inci maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
Açıklanan hükümlerin ortaya koyduğu bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar hedefine ulaşmasını engeller. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.03.2012 tarih, 6-97-203 sayılı ilamı)
Davaya konu somut olayda; davacı 2003 yılında 11’inci basamaktayken basamak satın alarak 20’nci basamağa yükselmiş, 2006 yılında 21’nci basamağa gelmiş, ardından 01.11.2006 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Nitekim Mahkemece bu hususlar kabul edilmiş ise de; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak davacıya bağlanması gereken yaşlılık aylığı bilirkişiye hesaplattırılıp, belirlenen aylık miktarının hüküm alına alınması gerekirken, infazı kabil olmayacak ve yeni uyuşmazlıklara ve davalara neden olacak şekilde “...21. basamağın karşılığı olan maaşa intibak ettirilmesine aylık başlangıç tarihi olan 05.10.2006 tarihinden itibaren farklarıyla birlikte ödenmesine...” şeklinde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/13633, K. 2012/24835, 7 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama