KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/13972 E., 2012/27223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 227-357
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Dava, itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 16.04.1993 – 31.12.1995 tarihleri arasında davalı işverene ait basım - matbaa işyerinde geçen çalışmalara ilişkin olarak itibari hizmet süresinin tespiti istemli davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun Ek 5. maddesinde, anılan Kanuna göre sigortalı sayılanların, aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için hizalarında gösterilen sürelerin sigortalılık süresi olarak ekleneceği belirtildikten sonra,
maddenin II numaralı bendinde “sigortalılar” başlığı altında “Basım ve gazetecilik işyerlerinden 1475 sayılı Kanun ve değişikliklerine göre çalışan sigortalılar.” sözcüklerine yer verilmiş, bu bende ilişkin “Hizmetin Geçtiği Yer” başlıklı kısımda ise “a) Solunum ve cilt yoluyla vücuda geçen gaz veya diğer zehirleyici maddelerle çalışılan işyerleri, b) Fazla gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerle çalışarak iş yapılan işyerleri, c) Doğrudan doğruya yüksek hararete maruz bulunarak çalışılan işyerleri, d) Fazla ve devamlı adalî gayret sarf edilerek iş yapılan işyerleri,
e) Tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran suni ışık altında çalışılan işyerleri, f) Günlük mesainin yarıdan fazlası saat 20.00’den sonra çalışılarak yapılan işyerleri.“ sıralaması yapılmıştır. Anlaşılacağı üzere, itibari hizmet süresi hak ve olanağından yararlanmak için, maddede yazılı fiziksel koşullarla birlikte iş kolu ve işyeri şartlarının da gerçekleşmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklama ışığında, davacıya ait hizmet cetveli çerçevesinde dava değerlendirildiğinde;
a-) Davacının, davalı işverene ait 228009 sicil numaralı işyerinde yalnızca 1993/1-2. ve 1994/1. dönemlerinde çalışması görünmesine karşın, mahkemece 1993/3., 1994/2-3., 1995/1-2. dönemlerine ait zorunlu sigortalılık araştırması yapılmayarak istemin aynen hüküm altına alınması,
b-) Davalı işverene ait 228009 sicil numaralı işyerinde gerçekleşen 1993/2. ve 1994/1. dönemlerine ait çalışmaların “2A” kodu ile Kuruma bildirim şerhi yazılı olmakla, anılan dönemlere ilişkin hizmetin işverence Kuruma davanın yasal dayanağı olan madde kapsamında bildiriminin yapılıp yapılmadığı, böylelikle davada söz konusu dönemler yönünden hukuki yarar koşulunun var olup olmadığı açıklıkla saptanmaksızın, talebin aynen kabulüne karar verilmesi,
c-) Davacının 01.06.1995 – 31.12.1995 tarihleri arasında 238010 sicil numaralı işyerinde çalıştığı belirgin olup, anılan işyerinin davalı işverene ait olup olmadığı araştırılmaksızın söz konusu döneme ait sürenin de hüküm altına alınması,
d-) Dava konusu yapılan tüm dönemler yönünden nasıl belirlendiği anlaşılamayan 976 prim ödeme gün sayısının, itibari hizmet süresi hesabına dayanak kılınması,
e-) 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 36. maddesine göre, ilgili kanunlarda yer verilmemiş olsa dahi, Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilâmların harçlardan bağışık olduğu göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece davalı Kurumun harç tutarından sorumluluğu yönünde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/13972, K. 2012/27223, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama