KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/13990 E., 2012/24906 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 42-430
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Dava, fiili olmayan sigortalılık nedeniyle yersiz olarak ödendiği iddia edilen tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödeneğinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, fiili olmayan sigortalılık nedeniyle yersiz olarak ödendiği iddia edilen tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödeneğinin tahsilini talep etmiş, Mahkemece delil yetersizliğinden beraat kararı verilen ve temyiz aşamasında ise davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılan ceza mahkemesi kararı hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kural olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. (818 sayılı Borçlar Kanunu 53.) maddesi gereği; kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünde ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıalar hukuk hakimini bağlarsa da, ceza mahkemesinde verilen delil yetersizliğinden beraat kararı hukuk hakimini bağlamadığı gibi davaya konu olayda;
kamu kurumunu dolandırmak ve özel belgede sahtecilik suçlarında dolayı davalı şirket temsilcilerinin yargılanmasına yönelik Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında yapılan ceza yargılaması sonucunda davalıların beraatine dair verilen hükme yönelik olarak temyiz aşamasında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği görülmüş olup, davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması kararı hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte bir karar değildir.
O halde Mahkemece yapılması gereken iş, sigortalılığın fiili olmadığına ilişkin müfettiş raporu ve eklerini celbetmek, dönem bordrolarında yer alan tanıkları dinlemek, tüm delilleri topladıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme neticesi karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/13990, K. 2012/24906, 7 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama