KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/14007 E., 2012/24737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1033-309
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Dava, davacıya ait işyerinin prim borçlarına uygulanan gecikme zammına ilaveten alınan faizlerin bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamına göre, davalı belediyeye ait işyerinin prim borçlarının gecikme zammına ilaveten tahsil edilen faizin tahsili istemi ile açılan kısmi dava sonunda, Tokat 1. İş Mahkemesi'nin 10.06.2008 tarih ve 2005/901 esas ve 2008/488 karar sayılı kararı ile 01.01.1997-31.10.1995 tarihleri arasındaki tahsilat çizelgesi esas alınarak istemle bağlı kalarak karar verilmiş olup, bu kararın 21. Hukuk Dairesi'nin 13.10.2009 tarih ve 2008/13696 esas ve 2009/12762 karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmış olup, eldeki dava, o davada tespit edilen yersiz ödeme tutarının bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
506 sayılı Yasanın 80. maddesinde öngörülen prim ve diğer Kurum alacaklarının (4447 sayılı Kanunun işsizlik sigortasına ilişkin 49/5. maddesi kapsamında işsizlik sigortası primlerinin de) süresinde ödenmemesi halinde tahakkuk ettirilen “gecikme zammı”;
prim borcunun zamanında ödenmemesi halinde Kurumca talep edilecek kamu hukuku karakterli bir para alacağı için öngörülen nitelikli temerrüt faizi olup(Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2004 tarih ve 2004/104-94 sayılı kararı), Borçlar Kanununun 104/son maddesi hükmünde ifadesini bulan “geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt sebebi ile faiz yürütülemeyeceği” ilkesine aykırı olarak ödeme emrinde yer alan gecikme zammına faiz işletilerek ödenmesinin talep edilmesi yasal dayanaktan yoksun olup, davacı tarafından bu kaleme ilişkin ödemelerin iadesinin talep edilmesi yerinde ise de,
506 sayılı Yasanın 84. maddesinde 10 yıllık süreye ilişkin primlerin istirdatının mümkün olduğunun düzenlenmiş olması karşısında, istirdatı mümkün alacak tutarının yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, 506 sayılı Yasanın 84. maddesi uyarınca, yanılgılı uygulama ile yanlış ve yersiz alınan, hukuki dayanaktan yoksun bulunan gecikme zammına faiz uygulanarak yapılan ödemelerin geri verilmesini içeren davada, konuya ilişkin özel düzenleme niteliğindeki 506 sayılı Yasanın 84. maddesinde, "alındıkları tarihlerden on yıl geçmemiş ise" iade edileceği yönündeki düzenleme karşısında, davacı tarafından talep edilen icra ödemelerinin hangi tarihlerde yapıldığı, tereddüt oluşturmayacak şekilde, net olarak, araştırılarak zamanaşımı bu madde çerçevesinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/14007, K. 2012/24737, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama