KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/18347 E., 2012/26568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2012
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
... adına Av. ... ile 1-... adına Av. ... 2-... Taş. Nak. Ambarı 3-... Kargo Loj. Ltd. Şti. Arasındaki dava hakkında Bakırköy 3. İş Mahkemesinden verilen 14.10.2010 günlü ve 2006/2310-2010/344 sayılı hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”.
Yine, anılan Kanunun 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”. Ayrıca, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Dosyadaki belgelerden, karar başlığına yazılı “...” ünvanlı bir tüzel kişiliğin bulunmadığı, anılan işyerinin ...’e ait bir işletme olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, tebliğ mazbatasına “...” yerine, “...” usulsüz olduğu gibi. Ayrıca, gıyabi hükmün, davalılardan ... tarafından, cevap dilekçesinde tebligat adresi olarak beyan edilen “... Sitesi 2. Blok No: ... Zeytinburnu/İstanbul” adresi yerine; tebligatın taşındığı belirtilerek iade edildiği “... Sitesi 2. Blok No:...
Zeytinburnu/İstanbul” adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliği usulsüz olduğu gibi. Ayrıca, gerçek kişi olan davalılardan ...’in adres kayıt sisteminde yazılı adresinin bulunup-bulunmadığı araştırılmaksızın, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereği doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliği de yine usulsüzdür.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/18347, K. 2012/26568, 21 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama