KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5265 E., 2012/9745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 391-811
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tesbiti istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Husumet konusu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 187. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Davaya konu edilen hak birden fazla kişi arasında iştirak olup da, bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde, dava arkadaşlığı zorunludur. Davacı, davalılardan işverene ait hamam işyerinde geçen çalışmalarının tesbitini istemiştir. Dosya içeriğinde yer alan Kurum kayıtlarından, çalışmaların geçtiği iddia edilen işyerinin ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ve ... adi ortaklığına ait iken.
16.04.1996 tarihinde ... ..., ..., ... ve ... adi ortaklığı adına el değiştirdiği, 08.7.2005 tarihinden itibaren ise; ... ... ..., ..., ..., ... ... adına el değiştirdiği ve adi ortaklık olarak işletildiği anlaşılmakta olup; tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığın taraf ehliyetinin bulunmaması.
Borçlar Kanununun 534. maddesine göre, ortakların, adi ortaklığın malları üzerinde iştirak halinde ortak olduğu, buna göre adi ortaklıkta ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu hususu gözetildiğinde.
Mahkemece, çalışmaların geçtiği iddia edilen dönemde asıl işveren olan adi ortaklığı oluşturan gerçek kişiler belirlenmeli, isimleri sayılanlardan başka ortak olup olmadığı ilgili ticaret sicilinden sorularak tespit edilmeli; çalışmaların geçtiği iddia edilen dönemde işyeri ortaklarına da husumet yöneltmesi için davacı tarafa verilecek kesin mehil sonunda husumet yöneltilmesi halinde, bu davalının da delilleri toplanarak yargılama yapılması, aksi takdirde hukukumuzda hizmet tesbiti davalarında Sosyal Güvenlik Kurumu ile işverenler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu gözetilerek,
davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler giderilmeksizin yargılamaya devam edilerek karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5265, K. 2012/9745, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama