KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5659 E., 2012/8774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 975-160
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Dava, ödeme emrinin iptali ve davacının aracı üzerine konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçe ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum’un Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı Kurum, davadışı ... Tekstil San. Tic. A.Ş.’nin 2002 yılı 9. ay ila 2005 yılı 4. ayları arası dönemlere ilişkin prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi ve idari para cezalarının tahsili için yapılan takipler nedeniyle, üst düzey yönetici olduğundan bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emirleri göndererek, davacının aracı üzerine haciz koydurmuştur.
Mahkemece, davacının, borca konu dönemlerde anılan şirketin yönetim kurulu üyeliğinin bulunmadığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.
Zira, dosyadaki ticaret sicili kayıtlarında, davacının 26.06.2002 tarihinden başlayarak, 09.07.2004 tarihine kadar borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu belirtilmiş olup; uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 80. maddesine göre, borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili olanların, borcun ödenmesinden asıl borçlu şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağı gözetildiğinde. 09.07.2004 ve öncesi döneme ilişkin olarak, davacının, borçlu ...
Tekstil San. Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu üyeliği ile temsil ve ilzama yetkisinin bulunup-bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Davacı hakkında düzenlenen ödeme emri henüz kesinleşmemiş olup; şirket hakkında kesinleşen ödeme emri esas alınarak, davacının aracı üzerine haciz konulması mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5659, K. 2012/8774, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama