KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/8248 E., 2012/14447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 322-201
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma
Dava, ... Gıda Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti’nin prim borçları nedeniyle 2001/48 sayılı takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-Davalı Kurum vekili 23.05.2011 günlü dilekçesi ile temyiz isteminden “sarfınazar” ettiğini bildirmektedir.
Dosyaya sunulan vekaletname örneğinde temyizden feragat yetkisi tanınmadığı, Kurum yetkili organlarından verilmiş bu yönde bir talimatın da bulunmadığının görülmesi üzerine davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları incelenerek, tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
II-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Somut olayda; 2000/3-2005/3. aylar arasındaki döneme ilişkin dava dışı şirketin prim borçlarından dolayı 6183 sayılı Yasa uyarınca 2001/48 sayılı takip yapıldığı, takip dosyasından şirket ortağı ve üst düzey yöneticisi olan davacıya 6183 sayılı Kanunun 58.maddesi kapsamında 23.08.2010 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği, tebliğ edilen ödeme emrinin iptalinin yasal süresi içinde açılan bu dava ile istendiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Ticaret sicili memurluğu yazısından, davacının ... Gıda Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin ortağı olduğu, 29.08.2000-16.04.2001 tarihleri arasında ise, şirketi temsil ve ilzama yetkili, şirket müdürü olduğu anlaşılmıştır.
Amme alacakların tahsilinde kanuni temsilcinin sorumluluğuna ilişkin 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesinde “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.” hükmü öngörülmüştür.
Bu düzenlenme genel bir düzenleme olup, prim alacaklarına ilişkin olarak 506 sayılı Kanunun 80. maddesi ile de özel nitelikte yasal bir düzenleme getirilmiştir.
Bu maddeye göre, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Bu özel düzenleme karşısında, üst düzey yönetici olduğu dönemde tahakkuk eden ve ödenmeyen borçlar nedeniyle davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 80. maddesi olup, 29.08.2000-16.04.2001 tarihleri arasında şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür konumda üst düzey yönetici olan davacı, bu dönemde işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Üst düzey yönetici olmadığı, sadece limited şirket ortağı olduğu dönem yönünden ise davanın yasal dayanağı 6183 sayılı Kanunun 35. maddesidir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 22.07.1998 gün ve 4369 sayılı Kanunun 21. maddesiyle değişik 35. maddesi.
"Limited şirket ortakları şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar." hükmünü taşımakta iken.
06.06.2008 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak bazı maddeleri dışında aynı gün yürürlüğe giren 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3. maddesiyle, 35. maddede yer alan, ''şirketten tahsil imkanı bulunmayan" ibaresi "şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan" şeklinde değiştirilmiştir.
5766 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi de; "bu Kanunla 6183 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler ve eklenen hükümlerin, hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle tahsil edilmemiş bulunan amme alacakları hakkında da uygulanır." hükmünü taşımakta olup, anılan değişiklikler görülmekte olan davaya uygulanarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.
Davaya konu ödeme emrindeki borç döneminin taamında davacının üst düzey yönetici olmamasına göre, Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek; davacının prim borçlusu şirketin müdürü olduğu dönemde sorumlu olduğu borç miktarı ile, üst düzey yönetici olmayıp, sadece limited şirket ortağı olduğu dönemde (yapılacak araştırma ile şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde) sermaye hissesi oranında sorumlu olduğu borç miktarı belirlendikten sonra, hasıl olacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/8248, K. 2012/14447, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama