KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/9528 E., 2012/17549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 86-44
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcamalardan oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 10.08.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu ölen sigortalı işçi ...’ın hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcamalardan oluşan sosyal sigorta yardımlarının, 506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkin davada; Mahkemece, Anayasa Mahkemesinin 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesine yönelik iptal kararı gözetilmek ve davalının kusuru oranında sorumluluğu belirlenmek suretiyle istem kısmen hüküm altına alınmıştır.
506 sayılı Kanun’da teselsüle ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığından, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51’inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 62) maddelerinin uygulanmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Teselsüle dayanan davalarda, Kurum, zararının tümünün tazminini bütün sorumlulardan birlikte veya sorumluların her birinden ayrı ayrı ya da sadece birinden istemek hakkına sahiptir.
Tazmin sorumlularından her biri Kuruma karşı zararın tamamından, fakat birbirlerine karşı ise kendi kusurları oranında sorumludurlar. Bu nedenle; davacı Kurumun ıslah dilekçesindeki istemi nazara alınarak, zararlandırıcı sigorta olayının oluşumunda kusurlu olduğu belirlenen dava dışı kepçe operatörünün kusuruna düşen zarardan da davalının teselsül hükümlerine göre sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/9528, K. 2012/17549, 5 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama