KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/9718 E., 2012/15193 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 40-95
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Davacı, davalılar ... ve ...'ın yanında 01/01/2004-26/1/2009 tarihleri arasında, çocuk bakıcısı olarak çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne 01/01/2004 ile 23/08/2008 tarihleri arasında kurum asgari taban ücretleri üzerinden çalışmalarının tespitine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ve diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekili ve diğer davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 36. maddesinin “…Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilâmlar,…damga vergisi ve harçlar ile belediyelerde yürütülecek her türlü hizmet karşılığı alınan ücret ve katılma payından müstesnadır.” hükmü gereği, davalı Kurumun harçtan muaf olduğu, ancak ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2006 gün ve 2006/1-163 Esas, 2006/76 sayılı Kararında da belirtildiği üzere davada, kısmen kabule karar verildiğine göre 6100 sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yargılama giderlerinin sadece davalılar... ve...'a yükletilmesi,
3-Mahkemece verilen hüküm; davacının istemine ve temyiz eden kurum sıfatına göre kısmi kabul niteliğinde olduğu anlaşılmakla, avukatla temsil edilen davalılar ve Kurum lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/9718, K. 2012/15193, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama