KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2012/11021 E., 2013/17848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2009/36-2012/219
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma
Dava, müfettiş incelemesi sonucu iptal edilen hizmetin tespiti, yaşlılık aylığı bağlanması ve Kurumun aksi işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uyuşmazlığın çözümü açısından özellikle belirtilmelidir ki, 5510 sayılı Kanunun 59 ve 100. maddeleri uyarınca Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. Diğer bir anlatımla; yetkili kişilerce düzenlenen ve tarafların ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olup, aksi ancak yazılı delille kanıtlanabilir.
Ne var ki, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olan "tutanaklar" ile ifade edilen; Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından belgelere dayalı olarak düzenlenmiş olanlar ile belgeye dayalı olmamakla birlikte düzenlenmesinde hazır bulunan işveren, işçi veya üçüncü kişi beyanları uyarınca düzenlenerek doğruluğu ilgili kişilerin imzaları ile tasdik edilen ve imza inkarına konu olmayan tutanaklardır.
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından yapılan incelemelere dayalı tutanakların değerlendirildiği ve varılan sonucun yazıya geçirildiği raporların, sadece......... tarafından düzenlenmiş olmaları, anılan raporların 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/son maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 59 ve 100. maddeleri kapsamında aksinin yazılı delille kanıtlanması gereken belgeler olarak kabulleri için yeterli değildir.
Buna göre, özellikle, rapor veya ekli tutanaklarda imzası bulunmayanlar yönünden, söz konusu tutanakların aksinin yazılı delille kanıtlanması yükümünden söz etmek mümkün değildir.
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları ve iş müfettişi raporlarının, rapora dayanak alınan tutanaklar ile birlikte değerlendirilmesi ve ancak belirtilen nitelikteki ekli tutanakların anılan Kanun kapsamında aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğunun kabulü, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/son maddesinin açık hükmü karşısında zorunludur.
Somut olayda, belgelere dayalı olarak düzenlenmediği ve düzenlenmesinde sigortalının hazır bulunmadığı anlaşılan davaya konu müfettiş tutanağının aksinin yazılı delille kanıtlanmasının gerekmediği belirgindir.
Öte yandan, 5510 sayılı ......ve .........Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi,
temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler ışığında; davacının, Kurumun iptaline karar verdiği dava konusu dönemdeki çalışma iddiasının gerçekliği, işin, işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; varsa davacı hakkında açılan ceza davası sonucu araştırılmalı; ............ kağıtları, yaptığı işe göre davacının isim ve imzasını taşıyan sevk ............ ve benzeri hertürlü belge davalı işverenden celbedilmeli; (yaşı gözetilerek) ne işi/işleri yaptığı ayrıntılı olarak davacıya açıklatılmalı; ilgili ticaret odasından kapasite raporu celbedilmeli, muhtasar beyannameleri ilgili vergi dairesinden celbedilmeli;
dava konusu dönemde kapasite, üretim adedi, ......... tüketimi ve ...... parkına göre her ay ayrı ayrı olmak üzere çalışması gereken sigortalı sayısı, dava konusu alanında uzman gıda .........ve hukukçudan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak belirlenmeli ve ay be ay Kuruma bildirilen sigortalı sayısı ile karşılaştırılarak eksik veya fazla sigortalı bildirimi olup olmadığı belirlenmeli; vekaletnamedeki adresinin Ören kasabası olduğu gözetildiğinde davacının (yaşı gözetilerek) işyerine nasıl gelip gittiği, nerelerde ikamet ettiği araştırılmalı; yargılama aşamasında dinlenen tanıkların sıfatlarına ilişkin belgeler temin edilmeli;
dava konusu dönemde (çalışmaları iptal edilmeyen) davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; aynı işyerinden çalışmalarının iptaline karar verilen diğer kişilerin durumlarıda bu çerçevede gözönünde bulundurulmalı ve böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip;
deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılardan Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/11021, K. 2013/17848, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama