KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/10001 E., 2013/16018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Davacı, borçlanma isteminin reddine ilişkin kurum işleminin iptali, yurt dışında Türk Vatandaşı olarak geçen 07.07.1972-05.01.2000 tarihleri arası dönemdeki süreyi 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğini ve dava tarihi itibarıyla da yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Borçlanma isteminin reddine ilişkin kurum işleminin iptali, yurt dışında Türk Vatandaşı olarak geçen 07.07.1972-05.01.2000 tarihleri arası dönemdeki sürelerin 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin ve dava tarihi itibarıyla da yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkin olan davada; sigortalının 18 yaşını ikmal ettiği tarih dikkate alınarak,
yurt dışında Türk Vatandaşlığı döneminde geçen sürelere ilişkin davacı isteminin kısmen, henüz koşulları bulunmadığından bahisle, tahsise yönelik davacı isteminin ise tümüyle reddine karar verilmiş olması karşısında, kendini bir vekille temsil eden davalı Kurum lehine olmak üzere, ücreti vekalete ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken,bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/10001, K. 2013/16018, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama