KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2013/15997 E., 2013/21148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Dava, davacının yurtdışındaki 27.11.1983 tarihli çalışmasının, sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda, Mahkemece, davacı vekiline tebliğ edilen 15.04.2013 tarihli tensip zabtı ile davacı tarafa HMK.nun 119/2 maddesine göre, 119/1 maddesi kapsamında davacının tebligata elverişli adresinin eksik olduğu belirtilerek, eksikliğin giderilmesi için bir haftalık süre verilmiş, davacı vekilince Mahkemeye sunulan 03.05.2013 havale tarihli dilekçe ile davacının vekaletnamede bulunan adresi tekrar bildirilmesine karşın, eksikliğin süresinde giderilmediğinden bahisle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 119/1 maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar sayılmış, 119/1. maddesinin (b) bendinde ''davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri''nin bulunması gerektiği belirtilmiş, 119/2 maddesinde ise; 119/1 de sayılan bentlerden (a),(d),(e),(f),(g) bentleri dışında kalan hususlarda eksiklik bulunması halinde hakimin eksikliği tamamlaması için davacı tarafa bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksiklik tamamlanmadığı taktirde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir.
İncelenen dosyada, 08.04.2013 tarihli dava dilekçesinin ekinde bulunan vekaletnamede, davacının adresinin ''Sarıgöl Mah. Bayırlı Çıkmaz Sk. 1/1 .../...'' olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının açık adresi dava dilekçesine ekli vekaletnamede mevcut olduğu halde, eksikliğin giderilmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/15997, K. 2013/21148, 14 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama