İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/11563 K.2017/4997

Dava, aksi kurum işleminin iptali ile 01.05.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne, davacıya 24.04.2013 tarihli başvurusu gereğince…

Esas2016/11563Karar2017/4997Tarih13 Haziran 2017Okuma4 dk · 724 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2016/11563 E., 2017/4997 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Haziran 2017
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

724 kelime·4 dk okuma

Dava, aksi kurum işleminin iptali ile 01.05.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne, davacıya 24.04.2013 tarihli başvurusu gereğince 01.05.2013 tarihinden itibaren SSK (4/a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dosya arasındaki belgelerden, Limited şirket ortaklığı nedeniyle 17.03.1991 tarihli tescil işlemi ile 01.08.1988 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olan davacının vergi kaydının 30.06.1995 tarihine kadar, ticaret odası kaydının ise 14.05.1991 - 30.06.1995 tarihleri arasında olduğu, bu dönem içerisinde 01.08.1988-31.10.1989 tarihleri arasında da 506 sayılı Yasa kapsamında aralıksız ve zorunlu sigortalı olduğunun görüldüğü,

26.04.2013 tarihli tahsis talebi üzerine davalı kurumca davacının ortağı olduğu limited şirketin ticaret sicil kaydının ve davacının ortaklığının 18.11.2014 tarihine kadar devam etmesi nedeniyle 1479 sayılı Yasanın ek 19’uncu maddesi kapsamında prim ödemelerine göre 31.05.1995 tarihi itibari ile durdurulmuş olan sigortalılığının 5510 sayılı Yasanın geçici 17’nci maddesi kapsamında 01.05.2008 tarihi itibari ile yeniden başlatılarak tahsis talep tarihine kadar 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalar hariç olmak üzere 5510 sayılı Yasanın 4’üncü maddesinin 1. fıkrasının “b” bendi kapsamında sigortalı sayılması ile doğan prim borcu nedeniyle

tahsis talebinin reddolmasından sonra, davacının aslen vergi kaydının 30.09.1995, ortağı olduğu limited şirketinin 30.09.2005 tarihi itibari ile vergi kaydının sona erdiği gerekçesi ile bu tarihlerden sonrası bakımından 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olmadığının kabulü ile tahsis yapılması için eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karardan davacının hangi sürelerde ne tür sigortalı olduğunun kabul edildiğinin anlaşılması mümkün olmadığı gibi,

gün sayıları ve yaşlılık aylığı bakımından da prim borcunun varlığı ile yasal prosedür çerçevesinde 2829 sayılı Yasanın uygulanması ile son dönemde geçen çalışmalarının hangisinin kabul edildiği ve hangi yasal mevzuat çerçevesinde aylığın hak edildiği de anlaşılamamakta olup, verilen kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Eldeki davada, öncelikle, davacı hakkında çakıştığı anlaşılan 01.08.1988 - 31.10.1989 tarihleri arasındaki sürelerde hangi sigortalılık türüne geçerlilik tanınması gerektiği hususunda araştırma ve irdeleme yapılması ile bu dönemdeki baskın çalışmasının hizmet akdine mi yoksa kendi nam ve hesabına tabi çalışmalarının geçtiği dönem olup olmadığı irdelenmeli, bu yönde davacının ekonomik yaşamında hangi sigortalılığın esas olduğu irdelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Diğer taraftan, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Yasanın 9. maddesinde “Limited Şirket Ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, … , iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği, tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten,” itibaren sigortalılığın sona ereceği hüküm altına alınmıştır.

Açıklanan nedenle davacının 31.05.1995 tarihi sonrası bakımından ortağı olduğu şirketinin ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin başlaması tarihine kadar zorunlu sigortalı olduğunun dikkate alınması gerekir ise de, davacı hakkında 23.04.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6645 sayılı Yasanın 56. maddesi ile 5510 sayılı Yasaya eklenen geçici 63. maddenin “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların,

bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur.

Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez. …” hükmü gözetilerek, Kurumdan davacının sigortalılığının 31.05.1995 tarihi sonrası bakımından anılan yasal düzenleme kapsamına girip girmediği ve durdurulması gereken tarih sorularak,

varılacak sonuca göre hangi tarihler arasında hangi tür sigortalı olduğunun ayrı ayrı irdelenmesi ile yaşlılık aylığı bakımından prim borcunun varlığı ve 2829 sayılı Yasa hükümlerinin de irdelenmesinden sonra infazı kabil bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,13.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/11563, K. 2017/4997, 13 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/11563
Karar No
2017/4997
Tarih
13 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/11572 K.2017/6794
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/11577 K.2017/6493
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/11580 K.2017/5005
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/11584 K.2017/4511
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/11585 K.2017/6355
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/11587 K.2017/6494

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.