KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2018/6280 E., 2020/1287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Asıl dava, Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti ile kesilen ölüm aylığının yeninden bağlanması, birleşen davalar ise yersiz ödenen aylıkların ve hak sahiplerine 01.04.2007 - 01.04.2012 tarihleri arasında yapılan yersiz sağlık harcamalarının iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma sonrası yapılan yargılamada, ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın reddi, birleşen davaların kabulüne dair karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Asıl davada (2017/647 Esas) davacılar davalarını aslen kurum işlemlerinin iptali ile kuruma karşı borçlu olmadıkları istemine hasretmiş olmakla, menfi tespit istemine ilişkin olarak açılan eldeki davada, davalı Kurum lehine maktu vekâlet ücreti tayini gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Birleşen karşı davalarda (2012/605 Esas ve 2013/256 Esas) davacı kurum talebi ile davalılara ödenen yersiz aylıklar ve sağlık giderleri bakımından her bir aylığın ve sağlık giderlerinin ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, fakat mahkemece 5510 sayılı Yasanın 96’ncı maddesinin b bendi kapsamında karar verildiği anlaşılmakta olup, davacı Kurum talebi ve verilen hükümlerin kısmen kabul niteliği dikkate alındığında her iki birleşen dava bakımından davalılar lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmolunması gereğinin gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2018/6280, K. 2020/1287, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama