KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/10273 E., 2023/11549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1945 E., 2021/331 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 14. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/75 E., 2019/762 K.
Karar Metni
2.549 kelime·13 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın süresi içerisinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalılardan ... İnşaat Tur. Madencilik Enerji Üretim Tic. ve San. A.Ş. ve ... Kimyevi Maddeler Petrol Ürün. İnş. Ener. San. ve Tic. Ltd Şti vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş olmakla yapılan incelemede tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline çevrilmiş, geri çevirme üzerine dosya dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 26.04.2014 tarihinde asıl işvereni davalı ... şirketi, alt işverenleri ise diğer davalılar olan inşaat projesinde çalışmakta iken vincin bağlı olduğu H20’nin üzerine düşmesi neticesinde %9,1 oranında malul kalacak şekilde yaralandığını, meydana gelen iş kazasında davalı işverenlerin iş güvenliği önlemlerinin almamaları nedeniyle tam kusurlu olduklarını, müvekkilin davalılara ait işyerinde beton-ahşap kalıp ustası olarak çalışmakta olup aylık kazancının asgari ücretin üstünde olduğunu beyan ederek, 100 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 94.874,56 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnş. Taah. Yapı Gıda Dek En. San. ve Tic. Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ilk olarak diğer davalı ... şirketinde işe başladığını, daha sonra 22.03.2014 tarihinde müvekkili şirkete geçtiğini ve 26/04/2014 tarihinde kazanın meydana geldiğini, davacının usta olarak değil kalıp işçisi olarak görev yaptığını ve asgari ücretle işe başladığını, zaten ilk 1 aylık sürede kaza geçirdiğini, davalı diğer davalı ... şirketinde işe başlatıldığında kendisine iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili 6331 sayılı Kanun gereği eğitim verildiğini ve gerekli iş elbisesi ve koruyucu malzemelerin verildiğini, davacının kaza günü vince tahta kalıbı yüklediğini,
akabinde vinci kaldırırken kendi dikkatsizliği sonuç iki kalıp arasında ayağı kaldığını, kazanın davacının dikkatsiz ve özensiz sonucu meydana geldiğini, kazada müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusurun söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... İnş. Tur. Mad. Enerji Üretim Tic. ve San.
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yüklenimi altında inşaatı devam etmekte olan Mahall ... projesinin tamamlanarak işletmeye hazır getirilmesi için anahtar teslim götürü bedel esasıyla taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile inşaat işlerinin yapımının tamamen yükleniciye devrildiğini, bu nedenle müvekkili şirket ile yüklenici arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olarak değerlendirilerek müvekkiline husumet yöneltilmesinin yanlış olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket tarafından gerekli eğitimlerin eksiksiz şekilde verildiğini ve tüm önlemlerin alındığını,
kazanın davacı işçinin kusuru ile gerçekleştiği ve kaza ile davacının işvereni arasında uygun illiyet bağının kesildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı ... Kimyevi Mad. Petrol Ürn. İnş. En. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kazanın işçinin kendi ihmali ve dikkatsiz davranışları ile emir ve talimatlara uymaması nedeniyle meydana geldiğini, ayrıca kaza ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının da davalı Tek Ado Yapı (yeni unvanı: ... İnş. Taah. Yapı Gıda Dek En. San. ve Tic. Ltd. Şti.) şirketinin işçisi olduğunu ve sorumluluğunda bu davalı şirkette olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak 94.874,56 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, Yargılama sırasında tanzim edilen kusur raporuna göre iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenlerin %80 oranında kusurlu olduğunu, davalıların kusuru bu denli ağır olmasına rağmen davacı lehine takdir edilen manevi tazminatın yetersiz kaldığını, manevi tazminattan iç ilişkide toplam 4 şirketin sorumlu olması,
her bir davalının iç ilişki nedeniyle cüzi miktarlarda ödeme yapacak olması nedenleriyle hükmedilecek herhangi bir manevi tazminatın davalılarda fakirleşmeye yol açmayacağını, karar kaldırılıp dosya ilk derece mahkemesine gönderildiği takdirde aradan geçecek dönemde asgari ücret verileri değişeceğinden işleyecek dönemin bir kısmında asgari ücret artık bilineceğinden bu dönemler tamamen varsayıma dayalı olarak hesaplanmış olacağı,
kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılacak yargılamada kaçınılmaz olarak değişecek olan asgari ücret verilerine bağlı olarak işlemiş dönem sonu ile hesap tarihi verileri değişeceğinden işlemiş ve işleyecek aktif ile işleyecek pasif dönem gelirlerinin de değişecek olan asgari ücret verilerine göre katsayı marifetiyle yeniden hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
2. Davalı ...
İnşaat Taahhüt Yapı Gıda Dekorasyon Enerji Sanayi ve Tic.Ltd.Şti vekili istinaf başvurusunda özetle; henüz işteki becerisi ve performansını ıspat edecek bir süre geçmeden ve ücret artışı yapılmadan kaza gerçekleştiğinden, davacı işçinin TÜİK verilerine göre varsayımsal bir ücretle işçinin aldığı maaş miktarına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere, Davacı her ne kadar olay tarihinde müvekkil firma da kayıtlı olsa da malzemelerin temini ve kalite kontrolü, asıl işin ...
İnşaat Şirketi sorumluluğunda olduğunu, koparak kazanın oluşmasına sebep olan H20 malzemesinin de bu firma tarafından temin edilmiş ve denetimi yapılmış olduğunu, ayrıca olayda vinci kullanan operatörün deTürkerler İnşaat Şirketi elemanı olduğunu, bu nedenle kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, dosyada bulunan sürekli iş göremezlik oranına itirazları neticesinde, Devlet hastanesinden, İşçinin fiziki muayenesi yapılarak,
maluliyet oranı tespiti istenmiş ve İşçinin hastaneye sevkine karar verilmiş olmasına rağmen, bu hususta rapor gelmeden dosya tazminat hesaplamasına gönderilmiş ve dosya bu hesapla karara çıkmış olmasının da hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
3. Davalı ... Kimyevi Mad. Petrol Ürün. İnş. En. San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, zamanaşımı def'inin değerlendirilmediğini, tanık delili ikmal edilmeden karar verildiğini, dava konusu kazada işverenler yönünden illiyet bağının kesildiğini, İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını, manevi tazminatın tamamen reddi gerektiğini, müvekkilinin alakası olmayan bir tazminat alacağından sorumlu tutulduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
4. Davalı ... İnş. Tur. Mad. Enr. Ürt. San. ve Tic. San. A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket sözleşme konusu işi anahtar teslim şekilde diğer davalı ... Kimyevi Mad. Petrol Ürn. İnş. Enerji San ve Tic. Ltd. Şti.
Firmasına devretmiş olup, alt-işveren & asıl işveren ilişkisinin söz konusu olmadığını, ilk derece mahkemesi kararı, somut olayın gerçeklerine aykırı şekilde düzenlenen hesap raporu esas alınarak tesis edilmiş olup, kaldırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ortak girişim iş sağlığı ve güvenliği bakımından tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, derdest davaya konu iş kazası davacının kusuru ile meydana geldiğini, Somut olayda davacıya tüm eğitimler verilmiş, bilgilendirmeler yapılmış ve gerekli güvenlik malzemeleri teslim edilmiştir.
Ancak davacı kendi kusuru ile işin gereğini yerine getirmemiş, dikkatsizce davrandığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle. "Davacı davalılara ait inşaatta kalıpçı olarak çalışmıştır.
Kazanın meydana geldiği inşaatın yapımını üstlenen davalı ... şirketi ile yüklenici davalı ... şirketi arasında 08.04.2013 tarihinde imzalanmış taşeronluk sözleşmesi bulunduğu, yine diğer davalı ... şirketinin ise dava dışı Dema şirketi ile birlikte kazanın meydana geldiği inşaatın kaba inşaatını üstelendikleri dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda davalılar arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi bulanmakta olup, asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu “müteselsil sorumluluktur”. Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur.
27.04.2014 tarihinde bir vinç yardımı ile kaldırılan perde kalıbının vinçle bağlantısını sağlayan bağlantı aparatının kopması nedeniyle kalıbını aşağıya doğru düşmesi sırasında davacının sağ ayağının kalıp ile H20’ler arsında sıkışması neticesinde yaralandığı anlaşılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ...
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 11.01.2017 tarih ve 253 sayılı “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı (Sürekli İş Göremezlik Derecesi) tespitine ilişkin Sağlık kurulu kararında davacının sürekli iş göremezlik derecinin E cetveline göre %9,1 olarak tespit edilmiştir. Davalı işverenler Sosyal Güvenlik Kurumunu hasım gösterilerek maluliyet oranın tespitine ilişkin dava açmamıştır ve bu hususta somutlaştırılmış bir itirazda da bulunmamaktadırlar.
Bu nedenle, sürekli iş göremezlik oranının %9,1 olarak kabul edilmesinde isabetsizlik yoktur. Kazanın oluşumundaki kusur oranının belirlenmesi açısından yapılan inceleme sonucunda ise, davalı işverenler ile dava dışı Dema şirketinin toplamda %80 oranında, davacı işçinin %20 oranında kusurlu olduğu 3 kişilik bilirkişi kurulu raporuyla tespit edilmiştir.
Kusur raporu, dosya kapsamına ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümlerine uygun bulunmuştur. Bunların dışında, davacının aylık ücretinin TÜİK verileri esas alınarak tespitinde isabetsizlik yoktur. Yine isabetli şekilde aktif dönem hesabına asgari geçim indirimi ücreti eklenmiş, pasif dönem hesabına ise eklenmemiştir.
Diğer taraftan işçinin sürekli iş görmezlik dönemi yönünden, son ücretinin asgari ücrete oranlanması sureti ile belirlenen yevmiye miktarı esas alınarak maddi tazminatın hesaplanmasında, zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, PMF yaşam tablosuna göre bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, sosyal sigortalar tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin belirlenmesi gerekmekte olup, hükme esas alman bilirkişi raporunda davacıların maddi tazminat talebi konusunda bu yönlerden yapılan belirleme ve hesaplamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, davalılar zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüş ise de iş kazasının 27.04.2014 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında 6098 sayılı TBK 146 ncı maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Ayrıca davalılardan ... şirketi vekili tanıklarının dinlenmediğini ileri sürmekte ise de, davalı ... şirketi vekili 09.01.2018 tarihli celsede “… dinletecek tanığımız yoktur …” diyerek tanık dinletme talebinden vazgeçmiştir.
Son olarak da, iş kazası sonucu işverenin manevi tazminat sorumluluğuna gidilirken 6098 sayılı sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi ile Yargıtay 26.06.1966 tarih 7/7 sayılı kararı göz önünde tutulmalıdır. Kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihi, olayın oluş şekli ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarlarının tayininde de herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Belirtilen nedenler ile kanuni gerektirici sebepler ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, usul ve kanuna uygun bulunan karara karşı taraflar vekillerinin ileri sürdüğü istinaf itirazlarının hiçbiri yerinde görülmemiştir." gerekçeleriyle "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, taraflar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden ayrı ayrı reddine dair" karar verildiği anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... İnşaat Tur. Madencilik Enerji Üretim Tic. ve San. A.Ş. ve ... Kimyevi Maddeler Petrol Ürün. İnş. Ener. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, işlemiş dönem değişeceğinden yeni asgari ücretlere göre hesap yapılması gerektiğinin gözetilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat Tur. Madencilik Enerji Üretim Tic. ve San. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; İşin anahtar teslim olarak ... kimyevi maddeler şirketine verildiğini, asıl – alt işveren ilişkisi olmadığını, hesaba esas ücretin asgari ücret olması gerektiğini, TÜİK ücretinin alınmasının ve hesapta asgari geçim indirimi eklenmesinin hatalı olduğunu, (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) kusur tespitinin hatalı olduğunu- davacının 26.01.2014 tarihinde de benzer bir kaza geçirdiğini, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini aldığını, Adli tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... Kimyevi Maddeler Petrol Ürün. İnş. Ener. San. ve Tic. Ltd Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumetin müvekkili şirkete yöneltilmeyeceğini davacının diğer davalı ... (Tek Ado) İnşaat Şirketi işçisi olduğunu, kabul anlamına gelmemekle kusur tespitinin hatalı olduğunu, kazanın H20 adı verilen ahşap kalıp kirişinin düşmesi nedeniyle meydana geldiğini, müvekkilinin bu hususta alabileceği bir önlem olmadığını, davacının kalıp malzemesi kaldırılırken vinç altında bulunmaması gerekirken eğitime aykırı olarak bu alanda bulunmasının hatalı olduğunu, davacıya %20’den fazla kusur verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını defilerinin değerlendirilmediğini, davacının %20 kusuru nedeniyle manevi isteminin reddolması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, "dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56.maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, " İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri "
3. Değerlendirme A) Davacı ve temyiz eden davalılar vekillerinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Davacı vekilinin müvekkili lehine 50.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği, İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli kararıyla davacıya 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği ve kararın davacı ve davalı traf vekillerince istinaf edildiği Bölge Adliye Mahkemesince taraf istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde davacılar lehine kısmen kabul ile hükmolunan manevi tazminatın maddi tazminat hükümünden ... Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 78.630,00 TL’lik kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden davacı vekilinin kısmen reddolan, davalılar vekillerinin ise kısmen kabul edilen manevi tazminata dair temyiz itirazlarının kesinlikten reddine karar verilmiştir.
B) Davacı ve temyiz eden davalı vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; hükme esas alınan kusur ve hesap raporundaki tespitlerin dosya kapsamı ve Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde temyiz eden taraflarca ileri sürülen itirazların karşılanmış olmasına göre davacı ve temyiz eden davalılar vekillerinin maddi tazminata hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı ve davalılardan ... İnşaat Tur. Madencilik Enerji Üretim Tic. ve San. A.Ş. ve ... Kimyevi Maddeler Petrol Ürün. İnş. Ener. San. ve Tic. Ltd Şti vekillerinin kısmen kabul ve kısmen reddolan manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
2. Davacı ve davalılardan ... İnşaat Tur. Madencilik Enerji Üretim Tic. ve San. A.Ş. ve ... Kimyevi Maddeler Petrol Ürün. İnş. Ener. San. ve Tic. Ltd Şti vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıda dökümü yapılan harcın temyiz edenlerden tahsiline,
4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/10273, K. 2023/11549, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama