KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/1090 E., 2023/2860 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/4242 E., 2019/2636 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- ... Anadolu 10. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/47 E., 2018/430 K.
Karar Metni
2.827 kelime·14 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili ile Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili ile Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd.
Şti. vekili tarafından temyiz edilmek ve de davalı Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 19.10.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir.
Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına Avukat ..... ile davacı adına Avukat ... ve diğer davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd. Şti. adına Avukat ..... geldiler. Diğer davalı ... adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti.
Dosyanın tekrar Dairemiz'e gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı “İmsan” unvanlı firma bünyesinde elektrik tesisat ve montaj işinde çalıştığı, olay tarihinde davalı “Mercar” unvanlı firmaya ait şantiyede iş kazası geçirdiği, davalıların istihdam eden ve işveren sıfatları ve ayrıca kusurları sebebiyle olaydan sorumlu bulundukları, olay sırasında davalı sürücünün yönetiminde bulunan aracın süratli bir şekilde ve sinyal de vermeksizin müvekkilinin üzerine sürdüğü, aracın sol dikiz aynasının müvekkiline çarptığı, müteakiben aracın sol tekerleğinin müvekkilinin sağ bacağı üzerinden geçtiği, şantiye alanında gerekli önlemlerin alınmadığından bahisle 212.633,66 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazalı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir işçi ve işveren ilişkisinin bulunmadığını, olaya konu aracın müvekkili şirkete ait olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... özetle; olay sırasında bahse konu araçla trafik kurallarına uygun şekilde ve normal seyrinde Ramada Plaza Otel'e giriş yaptığını, bu esnada kazalının kendi dikkatsizliği ile koşarak aracın dikiz aynasına çarptığını, seyir halinde olan araca çarpan kişinin yaya olduğunu, kontrolsüz tutumu sebebiyle olaya sebebiyet verdiğini, olay üzerine araçtan indiğini, kazalının kendisine aracın direk gideceğini sandığını belirttiğini, ancak aracın direk olarak gideceği bir yönün bulunmadığını, aracın mecburi istikametinde ilerlediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; otel işletmeciliği yapan müvekkili firmanın işveren veya istihdam eden sıfatına sahip olmadığını, olayın meydana geldiği yerin şantiye sahası değil kamuya açık yol konumunda bulunduğunu, iş kazası niteliğinde olmayan söz konusu olay ile kazalının yaptığı iş ve istihdam edilme maksadı arasında illiyet olmadığını, otelin hizmet verdiği, herhangi bir inşaatın olmadığını, otel inşaatının dava dışı “Mertrans Gayrimenkul Yatırımları Turizm ve Akaryakıt Tic.
A.Ş.” unvanlı firma tarafından “BS” unvanlı firmaya verildiğini, otelde elektrik işleri ile ilgili olarak bir kısım çalışmanın devam ettiği,ni bu işler için “BS” ile “İmsan” unvanlı firmalar arasında anlaşma yapıldığını, otelin kamera kayıtları üzerinden yapılan incelemede kazalı işçinin mesai saatleri içinde olması gereken yerde bulunmadığı gibi karayoluna da kontrolsüz bir şekilde çıktığının anlaşıldığını, olayda kazalının asli kusurlu olduğunu, sürücünün de davalı “Pak” unvanlı firmaya ait aracı özensiz olarak kullandığını,
müvekkili otel işletmesinin kamuya açık karayoluna müdahale etmesinin mümkün bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacı işçinin dava dışı alt işveren İmsan Elekt. Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. 'nin işçisi olduğu, bu şirketin davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd.
Şti'nin işini yaptığı sırada diğer davalı Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin iş yerinde davalı ...'nın sevk ve idaresindeki 34 FP 3391 plakalı aracın çarpması sonucu 12.12.2013 tarihinde %14 sürekli iş göremezlik oranında malul kaldığı, bu kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu diğer asıl ivşeren Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd.
Şti ve davalı ...'yı istihdam eden ve kazanın meydana geldiği iş yeri sahibi Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kusururun bulunmadığı, ancak bu iş kazasında bu şirketlerin asıl işveren ve iş yeri sahibi olup iş kazasından dolayı kazaya sebep olan ... ile birlikte sorumlu olduklarından bahisle , maddi tazminat isteminin kabulüne, 17.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili ile davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin araç maliki ve kazayı yapan davalı ...'nın işvereni olmadığını, müvekkili şirketin, davacının işvereni İmsan Elektrik ile arasında hiçbir asıl işverenlik- alt işverenlik ilişkisi ve hatta en ufak bir hukuki irtibatın olmadığını, dolayısıyla davacının da işvereni konumunda olmadıklarını, somut olaya konu kazanın bir işin ifası sırasında da gerçekleşmediğini, iş mahkemelerinin görevli olmadığını, kaza geçiren davacının işvereninin gerekli önlemleri alıp almadığı,
SGK'na iş kazasına ilişkin bir bildirim yapılıp yapılmadığı ve olayın akabinde Kurumca davacı işçiye bir iş göremezlik ödeneği bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, davacının işvereninin davaya dahlinin sağlanmadığını, 01.02.2017 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu kaza hakkında değerlendirmeler ve kusur tespitleri yapıldığını ve müvekkili şirkete kusur atfedilmediğini, dosyanın yeniden hesap bilirkişisine gönderilmesindeki maksat, bu kusur dağılımı mucibince hesap yapmak iken, hesap bilirkişisi İbrahim Yılmaz'ın kendisinden istenmemiş olmasına rağmen mahkemenin talebini aşarak yeniden bir kusur değerlendirmesi yaptığını,
bu defa müvekkilinin kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, 17.500 TL manevi tazminatın miktarı açıkça fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumu için dosya Adli Tıp Kurumu'ndan kesin kusur raporu alınmadığını, davacının ıslahın zamanaşımına uğradığını,
Davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle, meydana gelen kazanın bir iş kazası olmadığını, iş mahkemelerinin görevli olmadığını, müvekkili davalının istihdam eden sıfatı olmadığı gibi işin sahibi sıfatının da bulunmadığını, otel inşaatının tamamen sona erdiğini, otel inşaatının yapımı içinMertrans Gayrimenkul Yatırımları Turizm ve Akaryakıt Tic. A.Ş. adlı firmanın dava dışı BS Mimarlık Dekorasyon ve İnş. San. Tic.Ltd.Şti.
Firması ile anlaşma yaptığını, davacının işvereni olan İmsan Elektrik Mühendislik İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Firmasının da BS Mimarlık Dekorasyon ve İnş. San, Tic. Ltd. Şti.
Firması ile arasındaki sözleşme doğrultusunda işini ifa ettiğini, husumet itirazında bulunmalarına rağmen ilk derece mahkemesince davalılardan Pak Çamaşır firmasının çamaşır yıkama işini üstlendiği müvekkil davalının işinin yapılması sırasında kazanın meydana geldiği gerekçesi ile ve davacının müvekkil firma çalışanı olmadığı gözetilmeksizin müvekkil davalı Mercar firmasının sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu,
dosyada alınan 01.02.2017 tarihli kusura dair bilirkişi raporunda müvekkili davalının herhangi bir kusurunun olmadığı ve hatta davacının sigortalı olarak istihdam edildiği firma olan İmsan firmasının da işveren sıfatı ile sorumlu olmadığının tespit edildiğini, bu bağlamda davacının sigortalı olarak çalıştığı ihbar olunan İmsan Elektrik firmasının sorumluluğu dahi yokken otelin önünde olan ve trafiğe açık karayolu üzerinde meydana gelen kaza sebebi ile müvekkili davalının sorumluluğuna hükmedilmesinin doğru olmadığını, illiyet bağının kesildiğini, müvekkili davalının kusur ve ihmalinin bulunmadığını,
müvekkili davalı ile Pak Çamaşır firması arasında da alt - üst işveren ilişkisi olmadığı sabit olmasına karşın ilk derece mahkemesinin hangi hukuki gerekçe ile müvekkili davalı Mercar firmasının sorumluluğuna hükmedildiğinin anlaşılamadığını, kesin maluliyet oranının belirlenmediğini, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet oranı tespiti yapılmadığını istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle davalı Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili ile davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili ile davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd. Şti. vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Pak Çamaşır Yönetimi Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş mahkemelerinin görevli olmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, kusurlarının bulunmadığını, takdir edilen manevi tazminatın fazla olduğunu,
Davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle, iş mahkemelerinin görevli olmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, kusurlarının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamından, davacının davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd.
Şti. tarafından işletilen Ramada Otel'in inşaatı içinde faaliyet gösteren ihbar olunan İmsan Elektrik isimli şirketin sigortalısı olduğu ve aynı zamanda otel sınırları içinde bulunan şantiyede yatıp kalktığı, olay tarihinde yemekhane olarak kullanılan konteynırdan çıkıp otelin zemin katında bulunan bodrum katına gitmek üzere yaya olarak yürüdüğü sırada aynı otele çamaşır hizmeti veren davalı Pak Çamaşır şirketinin işçisi davalı ...'nın kullandığı ve Pak Çamaşır şirketinin kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan ... isimli kişi adına kayıtlı aracın çarpması sonucunda yaralandığı,
temyiz incelemesine konu dava dosyasının davalıları arasında davacının işvereni olan İmsan şirketi bulunmadığı gibi davalılar Pak Çamaşır şirketi ve Şenol ile davacının işvereni olan İmsan şirketi arasında herhangi bir hukuki ilişki olmadığı, davacının işvereni ihbar olunan İmsan şirketi ile davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd.
Şti. arasındaki hukuki ilişkiyi gösteren bir bilgi/belgenin de dosya içerisinde yer almaması nedeniyle Dairemiz'ce Kurum tahkikat raporunun celp edilerek dosyaya eklenmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildiği, celp edilen Kurum tahkikat raporu ve ekindeki otel yapım işine ait sözleşmelere göre otelin yapım işinin davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd.
Şti. tarafından değil de dava dışı Mertrans Gayrimenkul Yatırımları Turizm ve Akaryakıt Ticaret Anonim Şirketi tarafından ihbar olunan B.S. Mimarlık Dekorasyon ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne verildiği, yine tahkikat raporu ekindeki davacının işvereni olan ihbar olunan İmsan şirketinin işveren vekili ...
Siviş’in müfettişe verdiği ifadesinde Ramada Otel Şekerpınar inşaatının elektrik işlerini BS mimarlık şirketinin taşeronu olarak üstlendiklerini beyan ettiği, tahikat raporunda işveren İmsan Elektrik şirketinin Kurum kayıtlarında asıl işveren BS Mimarlık İnşaat San. Tic. A.Ş.’nin 004 aracısı olarak işlem gördüğünün tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 7 nci fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur.
4857 sayılı Kanun'un 2/7 nci maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.
a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.
e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Öte yandan dava tarihinde yürürlükte bulunan 5521 sayılı Kanun'un 1'nci maddesine göre işçiyle iş veren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür.
Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır.
Yine 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesine göre de İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.
Somut olayda Kurum tahkikat raporu ve dayanağı belgelere göre Ramada Otel yapım işinin davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd. Şti. tarafından değil de dava dışı Mertrans Gayrimenkul Yatırımları Turizm ve Akaryakıt Ticaret Anonim Şirketi tarafından ihbar olunan B.S. Mimarlık Dekorasyon ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne verildiği, yine tahkikat raporu ekindeki davacının işvereni olan ihbar olunan İmsan şirketinin işveren vekili ...
Siviş’in müfettişe verdiği ifadesinde Ramada Otel Şekerpınar inşaatının elektrik işlerini BS mimarlık şirketinin taşeronu olarak üstlendiklerini beyan ettiği, tahikat raporunda davacının işvereni ihbar olunan İmsan Elektrik şirketinin Kurum kayıtlarında, asıl işveren BS Mimarlık İnşaat San. Tic. A.Ş.’nin 004 aracısı olarak işlem gördüğünün tespit edildiği anlaşıldığına göre ilk derece mahkemesince davacı işçinin dava dışı alt işveren İmsan Elekt. Müh. İnş. San. Tic. Ltd.
Şti. 'nin işçisi olduğu, bu şirketin davalı Mercar Turizm ve Turistik Tesisler İşl. Tic. Ltd. Şti'nin işini yaptığı sırada kazanın meydana geldiği kabulünden hareketle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş yargılamaya konu zararlandırıcı olay kapsamında davalı, ihbar olunan ve dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkileri, aralarındaki sözleşmeleri de celp etmek suretiyle, tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirledikten sonra bu şirketlerin işveren, asıl işveren, alt işveren sıfatlarını kesin olarak tespit etmek, bu kapsamda temyiz incelemesine konu eldeki dava dosyası yönünden iş mahkemelerinin görevli olup olmadığını değerlendirmek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/1090, K. 2023/2860, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama