İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/11289 K.2024/1547

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/11289Karar2024/1547Tarih20 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.935 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/11289 E., 2024/1547 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Şubat 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/3545 E., 2022/1387 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Karabük İş Mahkemesi
Sayısı
2016/3 E., 2020/231 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.935 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakınının davalı işveren nezdinde çalışmaktayken 10.09.2010 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu 21.09.2010 tarihinde vefat ettiğini, olayın iş kazası niteliğinde olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın iş kazası olmadığını, müteveffanın ölüm olayında kusurlarının da bulunmadığını, işyerinde gerekli iş güvenliği önlemlerinin de alındığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile davacı ... yönünden 319,256,42 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 3.134,73 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 35.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... yönünden 17.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden 17.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemeden davacı eş için 60.000,00 TL manevi tazminat, çocuklar için ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğini, taleplerinin vicdanen ve hakkaniyet ölçülerinde makulün çok altında olmasına rağmen, nispi kabulün dosya kapsamına uygun olmadığını beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, müteveffanın bünyesinden kaynaklanan ölüm olayında herhangi bir kusurunun bulunmaması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu ölüm olayının kaçınılmazlıktan ziyade müteveffanın kendi kusuru olduğunu, müvekkili şirket için işçiye bu kadar müdahale hakkı olmadığından müvekkilinin engellememesi hususu için kaçınılmaz olurken, ... bakımından kaçınılmaz değil, ağır kusur olduğunu, söz konusu olayda iki taraf için kaçınılmazlık olmadığını, Mahkemece ve bilirkişilerce bu hususun gözardı edildiğini, maddi tazminat takdirinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını,

şahsi hallerini, yaş gibi durumlarını zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin yoğunluk ve ağırlığını, kişilerin eğitim durumları, yine ölüme bağlı temlik ve tasarruflardan yoksun kalma gibi nedenlerle kaybedilen veya yararlanılamayan menfaatlerin nazara alındığını, hakimin maddi tazminata peşin olarak hükmettiğinde buna uygun bir indirim de yapması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle, alınan hesap raporunda hesaplama hataları mevcut olduğunu, hesaba yapmış oldukları itirazları burada da tekrar ettiklerini, eşe düşen miktar ve çocuğa düşen miktarın fazla hesaplandığını, kadının evlenme oranının da düşük hesaplandığını,

ayrıca yapılan faiz hesabının da hatalı olduğunu, faiz başlangıcının kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacıların alacakları tazminatın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacı lehine verilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin de hatalı hesaplandığını, Mahkemenin kabul ettiği manevi tazminat miktarının da fazla kabul edildiğini, davacılar lehine manevi tazminat taleplerinin zenginleşme aracı olmadığını beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu olayın, davalıya ait işyerinde (makinist) işçi olarak çalışan ...'ın, ... içerisinde, cüruf sahası mevkiinde, cüruf boşaltmak için gittiğinde, cürufu boşalttıktan sonra potaların yer değiştirilmesi işlemini yaparken, müteveffanın potaların yer değiştirmesini yapmak için araya gireceği zaman, ... ayaktayken hafif sallanıp dizleri üzerinden yan tarafa düşmesi, kaldırıldığı hastanede bir müddet yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetmesi şeklinde meydana geldiği,

olayın iş kazası olup olmadığı hususunda Karabük İş Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporunda, felcin, işçinin yoğun çalışmasıyla ilişkili olarak aniden ortaya çıktığı, kalp damar hastalığı sebebiyle beyinde tıkanıklık sonucu felç geçirdiğinin belirtildiği, olayın iş kazası olduğuna karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, Mahkemece gerçekleşen kaza ile ilgili üç ayrı heyetten kusur raporu alındığı, olay mahallinde keşif yapıldığı, her üç kusur heyeti raporunda da, ... ...'ın belirlenebilmiş bir kusurunun olmadığı, ayrıca davalı ...

A.Ş.’nin bir kusurunun tespit edilemediği, olayın meydana gelişinde %100 kaçınılmazlık faktörünün olduğunun belirtildiği, desteğin gelirinin paylaştırmasının nasıl yapılacağına dair matematiksel bir ölçüt bulunmamakla birlikte yerleşmiş uygulamalar ile destek ile eşe ayrılan payın çocuklar ile aynı olmadığı çocuk sayısının çocuklar arasındaki paylaşımda etkili olduğu kabul edilmekle birlikte bu payın sağ kalan eş ile aynı olmadığı,

destek muris ile eşin paylarının daha yüksek oranda belirlendikten sonra kalanın çocuklar arasında çocuk sayısı dikkate alınarak belirlendiği ve bu uygulamanın SGK’nın eş ve çocuklar yönünden gelir bağlama işlemlerinde esas alınan oranlara da benzerlik sağladığı gibi yerleşmiş Yargıtay ilkelerinin, uygulamada toplumsal adalet duygusunun tatmini yönünden de kabul gördüğü, bu nedenlerle, istinafa konu olayda, davacı kız çocuğunun 22 yaşına kadar müteveffadan destek alacağı kabul edilerek, çocuk ile birlikte eşe %40, çocuğa %15 ve eş tek kaldığında ise %50 destek payı verilmiş olup, davalının bu yöne ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı,

davacı eşin, hesap tarihinde halen evlenmediği, hal böyle olunca, sağ eşin yeniden evlenme ihtimalinin hesap tarihindeki yaşı (53) dikkate alınarak AYİM tablosuna göre %1 olarak belirlenmesinin yerinde olduğu, Mahkemece hüküm altına alınan tazminat miktarları için kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin isabetli olduğu, kaza tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, tarafların sosyal ekonomik halleri, iş kazasının meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumları gözetildiğinde, Mahkemenin takdir edilen manevi tazminat miktarlarına ilişkin kararının isabetli olduğu,

yargılama giderleri ve vekalet ücreti hesaplamalarında da, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu, müvekkillerinin maddi tazminat alacağının eksik hesaplandığını belirterek kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci, 36 ncı, 40/4 üncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğudur.

İşveren, çalışanlarının işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu çerçevede işçisinin yasal sınırları aşar süratte araç kullanmasını önlemek için gerekli tedbirleri alması, risklerden kaçınması, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmesi, risk değerlendirmesi yapması ve/veya yaptırması, teknik gelişmelere uyum göstermesi, tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmesi, mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbiri alması, gerekli araç ve gereçleri sağlaması,

sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmesi ve mevcut iş yerinin iyileştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir.

2.İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.

3.Öte yandan kaçınılmazlık; hukuksal ve teknik anlamda; fennen önlenmesi mümkün bulunmayan başka bir anlatımla, işverence mevzuatın öngördüğü tüm önlemlerin alınmış olduğu koşullarda dahi önlenmesi mümkün bulunmayan durum ve sonuçları ifade eder. Olayın önlenemezliği hususunu açmak gerekirse; buradaki önlenemezlik olayla ilgili değildir. Önlenemezlik unsuru, tamamen davranış normu ve borca aykırılıkla ilgili olup alınabilinecek tüm tedbirler alınmış olunsa dahi bir davranış normunun veya sözleşmeden doğan bir borcun ihlalinin ifadesidir. Yani olay önlenemez olmasına rağmen bir davranış kuralına ya da sözleşmeden doğan borca aykırılık önlenebiliyorsa artık kaçınılmazlıktan söz etme imkanı yoktur.

4.Serebrovasküler hastalık - felç sonucu gerçekleşen iş kazalarında kaçınılmazlığın söz konusu olmayacağı dikkate alınarak işveren kusuru ile bünyesel faktör arasındaki dağılımın ne miktarda olduğunun tespiti gerekmektedir. Zira, kaçınılmazlıktan farklı olarak bünyesel faktörden davalı işverenin sorumlu tutulması mümkün değildir.

5.Dosya kapsamından sigortalının 10.09.2010 tarihinde davalıya ait işyerinde, cüruf sahası mevkiinde, cüruf boşaltmak için gittiğinde, cürufu boşalttıktan sonra potaların yer değiştirilmesi işlemini yaparken, potaların yer değiştirmesini yapmak için araya gireceği zaman, ayaktayken hafif sallanıp dizleri üzerinden yan tarafa düşmesi, kaldırıldığı hastanede bir müddet yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybettiği, 21.09.2010 tarihli ölüm belgesinde ölüm sebebinin “serebrovasküler hastalık” olduğunun belirtildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından olayın iş kazası olarak kabul edilmediği,

olayın iş kazası olup olmadığı hususunda Karabük İş Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporunda, felcin, işçinin yoğun çalışmasıyla ilişkili olarak aniden ortaya çıktığı, kalp damar hastalığı sebebiyle beyinde tıkanıklık sonucu felç geçirdiğinin belirtildiği, olayın iş kazası olduğuna karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, Mahkemece gerçekleşen kaza ile ilgili üç ayrı heyetten kusur raporu alındığı, her üç kusur heyeti raporunda da, ... ...'ın belirlenebilmiş bir kusurunun olmadığının, davalı ...

A.Ş.’nin bir kusurunun tespit edilemediğinin, olayın meydana gelişinde %100 kaçınılmazlık faktörü olduğunun belirtildiği, Mahkemece bu raporlara itibar edilerek karar verildiği, ancak düzenlenen işbu raporların oluşa uygun olmadığı, meydana gelen olayda kaçınılmazlığın olamayacağının gözden kaçırıldığı, bünyesel faktörlerin iş kazasının oluşumunda bir etkisinin olup olmadığı, tartışılıp irdelenmediği anlaşılmaktadır.

6.Tüm yukarıda açıklanan ilkeler ve yasa maddeleri doğrultusunda; somut olayda, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda ölüm sonucunun ortaya çıkmasında % 100 oranında kaçınılmazlığın etkili olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de bu görüşe katılmak mümkün olmayıp, Mahkemece yapılacak iş;

öncelikle hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin var ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarfından açılmış olan rücuan tazminat dava dosyasındaki kusur raporunun dosya kapsamına getirtilerek -verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek- davacının kaza öncesi ve kaza sonrası dönemlere ait, temin edilebilen tüm tıbbi belge ve raporları dosyaya celp edildikten sonra yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde felç riskine yol açacak rahatsızlıklarına ilişkin bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı,

olaydan önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak, işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir nöroloğun ve kardiyoloğun da yer alacağı üçlü bilirkişi heyetinden meydana gelen iş kazası olayında davacı veya davalının kusurunun bulunup bulunmadığını, kusuru bulunanlar varsa her bir taraf için ayrı ayrı açıklanmak suretiyle nedenlerini, müteveffanın felç geçirmesinde işyeri koşullarının etkili olup olmadığını,

sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili olduğunu ve tarafların iddia ve itiraz sebeplerinin değerlendirilmesini de kapsar şekilde tespit eden kusur raporu aldıktan sonra - dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek- oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

7. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

8. O hâlde, davacılar ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden davacılar ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/11289, K. 2024/1547, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11289
Karar No
2024/1547
Tarih
20 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/11291 K.2024/2379
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/11292 K.2024/15739
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/11293 K.2024/1555
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/11299 K.2024/2778
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/11300 K.2024/2779
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/11301 K.2024/2780

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.