KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/13976 E., 2022/16715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2022
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi No :
Dava, hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, davalı işveren yanında 05.02.1998-30.05.2008 tarihleri arasında en son 800 TL net ücretle kesintisiz ve sürekli çalıştığını ancak çalışmasının Kuruma geç bildirildiğini ileri sürerek, Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdiyle çalıştığının ve prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davalının fotoğraf sanatçısı olduğunu, davacının bulaşık, çamaşır, ütü gibi işlerde bazen ayda bir bazen haftada bir iki kez saat 10:00-14:30 arası çalıştığını, 2006 yılından sonra sağlık sorunlarını ileri sürerek çalışma gün ve saatlerini azalttığını ve işe gelmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, fiili çalışmanın yöntemince ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
... 18. İş Mahkemesinin 09/12/2021 tarihli, 2012/196 Esas-2021/687 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasa'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, dinlenen tanık beyanları ile çalışma olgusunun ispatlandığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup, Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli,
aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli,
bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Açıklanan yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu eldeki dava değerlendirildiğinde, verilen hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Mahkemece, her ne kadar ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı işyerinden 31.8.1999 tarihinde çıkışı verilen bordro tanığı ...’in beyanında; “işten ayrıldıktan yaklaşık 2-3 ay sonra 2-3 kez ziyaret amaçlı olarak davalı işyerine gittiğini, işyerine gittiğinde şu an huzurda bulunan davacıyı işyeri mutfağında gördüğünü, kim olduğunu sorduğunda kendisinin yerine işe alındığını..” ifade ettiği, yine bordro tanıkları ... ve ... ile diğer tanıklar ... ve ...’un ifadeleri bir arada değerlendirildiğinde, mahkemece yapılması gereken iş;
dinlenmeyen diğer bordro tanıkları ile komşu işyeri tanığı olarak tespit edilen ... ve ...’nın ayrıntılı beyanları alınmalı, böylelikle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, eylemli çalışmanın varlığı ve süresi tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13976, K. 2022/16715, 27 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama