KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/13978 E., 2022/16213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2022
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- No
- —
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 05.07.1983 olduğunun, bu tarihte 1 gün çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kabulü ile, davacının, ... ... ünvanlı ... nolu iş yerinde 05/07/1984 tarihinde 1 gün süre ile asgari ücret karşılığı çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“I) Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ... 3. İş Mahkemesi'nin 14/10/2021 tarihli, 2021/85 Esas - 2021/241 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, II) Davanın reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, tanıkların çalışmayı doğruladığı, davanın ispatlandığı ve sair gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
506 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79/10 maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmaması, tanıkların komşu işyeri tanıkları olmadıkları, davanın Yargıtayca belirlenen ilkelere göre kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmişse de verilen karar isabetsizdir.
İşe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olması lehine delil olarak kabul edilse de imzanın başkası tarafından atılmış olması aleyhe değerlendirilmemelidir.
Dosya kapsamına göre, davacıya ait 05.07.1984 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesinin süresi içerisinde kuruma intikal ettiği, işyerinin bu tarih itibariyle kanun kapsamına alındığı, kimlik bilgilerinin uyumlu olduğu, aynı sigorta sicil numarasının davacı tarafından sonraki dönemlerde de kullanıldığı, sigorta sicil numarasının 1984 yılı serisi olduğu, bordrolu ve komşu işyeri tanığı bulunmamasına rağmen dinlenen 5 adet tanığın da 1984 yılı yaz aylarındaki çalışmayı doğrulaması karşısında, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmaması ve davanın kanıtlanamadığı gerekçeleriyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13978, K. 2022/16213, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama