İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/1696 K.2023/6535

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/1696Karar2023/6535Tarih7 Haziran 2023Okuma10 dk · 1.968 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/1696 E., 2023/6535 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Haziran 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Karar
Ayrı ayrı esastan red
İlk derece mahkemesi
... 12. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.968 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin aralarında asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunan davalılara ait iş yerinde formen (ustabaşı) olarak çalışmakta iken 27.03.2013 tarihinde yüksekten düşme şeklinde meydana gelen iş kazası nedeni ile sol elini kullanamayacak ve beyin hasarı oluşacak şekilde yaralandığını ve kalıcı maluliyetinin oluştuğunu, iş kazasının tamamen davalı işverenin kusuru ile meydana geldiğini beyanla, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak,

1.000 TL maddi tazminatın ve 120.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini istemiş, 02.04.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 316.608,84 TL ye yükselterek,316.608,84 TL maddi tazminatın ve 120.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kardemir ... Çelik San. ve Tic. A.Ş, müvekkili şirketin ihale makamı konumunda olduğunu, işyerinde gerekli tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, uyuşmazlık konusu kazanın oluşumunda müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

2.Davalı ... İnşaat Makine ve Turizm Yatırımları A.Ş. vekili, müvekkil firma ile diğer davalı Kardemir A.Ş. arasında konusu Kireç Fabrikasında çelik üretim müdürlüğünce yatırım yenileme, bakım çalışmaları kapsamında çelik konstrüksiyon, mekanik montaj ve mekanik demontaj ve yeni yapılan binalar ile boru hatlarının boyanması işi için sözleşme imzalandığını, diğer davalı Kardemir A.Ş. ana işveren olduğunu, işyerinde alınması gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını ve işçilere gerekli eğitimin verildiğini ayrıca davacıya çalışma esnasında kullanması gereken, baret, eldiven, çelik ayakkabı, kemer ve diğer malzemelerin de teslim edildiğini, uyuşmazlık konusu iş kazasının kendisine verilen takmayan davacının kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacının davalılara ait işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiği ve kusur raporuna göre meydana gelen iş kazasının oluşumunda % 80 oranında davalı işverinin, % 20 oranında ise davacı işçinin kusurlu olduğu, kaza nedeni ile davacının %52 oranında maluliyetin oluştuğu ve aktüerya uzmanı tarafından düzenlenen hesap raporuna göre davacının 317.608.84 TL maddi zararının tespit edildiği, itibar olunan rapor doğrultusunda maddi tazminat talebi ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği .." gerekçesi ile "Davanın kısmen kabulüne " karar verilmiştir.." gerekçesiyle,

Davanın kısmen kabulüne,

1.317.608,84 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın, 27.03.2013 iş kazası tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılarda müteselsilen tahsiline, manevi tazminata yönelik fazla talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili, maddi tazminat miktarı hesaplanırken bilinmeyen dönemdeki kazancının varsayımsal olarak yıllık olarak %10 arttırılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin aylık 1.700.00 TL ücretle çalıştığını, ücretinin bir kısmının elden ödendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun dikkate alınmadığını ve hesaplamaların müvekkilinin imzası bulunmayan ücret bordrolarındaki miktar üzeriNden yapıldığını, manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini ileri sürerek ilk derece mahkamesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kardemir Karabük A.Ş vekili, diğer davalı ile müvekkili arasındaki sözleşme, eser sözleşmesi niteliğini taşıdığından davalı Kardemir A.Ş 'nin işveren sıfatına haiz olmadığını, uyuşmazlık konusu kazasının tamamen davacı işçinin kusuru ile meydana geldiğini, kusur durumunu kabul etmediklerinin, hesap raporunun hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihleri ile faiz miktarına itiraz ettiklerini, davacının manevi tazminat talep ederek ayrı olarak açtığı davanın bu dava ile birleştirilmeyeceğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

3.Davalı ... İnşaat Makine ve Turizm Yatırımları A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, kararın yeterli gerekçeyi taşımadığını, kazanın oluşumunda müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, hesaplamaların işçinin ileri sürdüğü ücret miktarı üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, işçinin maddi tazminat miktarı belirlenirken 5510 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin uygulanması ve pasif dönem hesabında AGİ'siz asgari ücretin esas alınması gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve taleplerin zaman aşımına uğradığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Taraflar arasında davalılar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği uyuşmazlık konusudur.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde "bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir.

Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." denilmektedir.

Dosya içeriğinden, davalılar arasında "Çelikhanede halihazırda bulunan ve süreç neticesinde ortaya çıkacak olan cürufların tesiste işlenmesi ve işlenme sonucu ortaya çıkan manyetik malzemelerin Kardemir A.Ş 'ne teslim edilmesi" hususunda sözleşmesi imzalandığı ve asıl işe yardımcı iş niteliğindeki bu işin davalı ... İnşaat Makine ve Turizm Yatırımları A.Ş. bırakıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, hükümaltına alınan tazminatlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulamaları usul ve yasaya uygundur.

Yüksek Sağlık Kurulunun 011.04.2017 tarih 29/4744 sayılı ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 19.09.2018 tarih 16567 sayılı raporları ile maluliyet oranı %52 olarak tespit edilmiştir.

Kazanın oluşumundaki kusur oranının belirlenmesi açısından yapılan inceleme sonucunda, İş Güvenliği uzmanı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20.05.2017 tarihli rapor ile işverenin %75, işçinin ise %25 oranında kusurlu oldukları belirlenmiş ise de bu raporun ilgili iş kazasına ilişkin davalılar aleyhine SGK tarafından açılan rücuen tazminat davasında alınan 16.11.2016 ve 03.04.2018 tarihli raporlar ile çelişmesi üzerine , mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 12.01.2020 tarihli rapor rücuen tazminhat davasında alınan raporları doğrulamış ve kazanın oluşumunda işverenin %80 oranında,

işçinin ise %20 oranında kusurun bulunduğu belirlenmiştir. Kazanın oluşumuna uygun bu raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur. Davalıların bu hususta ileri sürdüğü istinaf itirazı yerinde değildir.

Öte yandan; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının ileri sürdüğü gibi aylık net 1.700.00 TL ücret veya işçinin imzalı ücret bordrolarında gösterilen ücret ile çalıştığı kabul edilerek seçenekli şekilde hesaplama yapılmıştır. Mahkemece, işçinin iddia ettiği şekilde aylık net 1.700.00 TL ücret aldığı kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda maddi tazminat alacağı hüküm altına alınmış olup işçinin bu hususta ileri sürdüğü istinaf itirazı yersizdir.

Davalının ücrete yönelik istinaf itirazı yönünden ise; dosya içerisine ibraz edilen Ocak ve Şubat 2013 dönemine ait ücret bordroları imzalı ise de, kaza tarihi sonrasında düzenlenen ücret bordrolarının imzasız olduğu, tarafların ortak tanıklarının işyerinde aylık ücretlerinin bir kısımının bordrolara yansıtıldığı, bir miktarının elden ödendiği yönünde beyanda bulundukları ve TÜİK verilerinin işçinin aylık ücret miktarına ilişkin iddiasını doğruladığı sabittir, Bu durumda işçinin ücret miktarına ilişkin iddiasını ispatladığı kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmesinde de yasaya aykırılık görülmemiştir.

5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi, sigortalılara birden fazla bağlanan aylık ve gelirlerin SGK nezdinde birleşmesine ilişkindir. Davacı 01.06.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başlamış olup, sürekli iş görmezlik geliri ilgili yasal düzenleme çerçevesinde kurum tarafından yarıya düşürülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda SGK tarafından yeniden hesaplanan fiili ödeme ve peşin sermaye değeri dikkate alınarak hesaplama yapılmış olup bu hususta ileri sürülen istinaf itirazı da yersizdir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 28.11.2017 Tarih 2016/8270 Esas 2017/9870 Karar sayılı ilamı ile tazminat miktarının; işçinin ve destek görenin olay tarihindeki bakiye ömrü (PMF yaşam tablosuna göre) esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu, işçinin günlük net geliri tesbit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise;

yıllık olarak %10 arttırılıp %10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşına kadar (aktif) dönemde, 60 yaşından sonrada bakiye ömrüne kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı, geçici iş göremezlik döneminde sigortalının %100 oranında iş göremez olduğunun kabulü gerektiği, pasif dönem zararının asgari geçim indirimi dahil edilmeden asgari ücretin netinin esas alınarak belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Somut olayda; maddi tazminat miktarı AGİ dahil edilmeksizin belirlenen net asgari ücretin kaç katı gelir elde ettiği tespit edilerek hesaplanmıştır. Davalının bu hususta ileri sürdüğü istinaf itirazı dosya kapsamı ile uyumlu değildir.

Dava konusu olayda, maluliyette değişen ve gelişen bir durumun söz konusu olmadığı, giderek olayla birlikte zararın öğrenildiği ve zamanaşımının başlangıç tarihinin olay tarihi olarak kabulü gerektiği ortadadır. Uyuşmalık konusu iş kazası 27.03.2013 tarihinde meydana gelmiştir, dava ve ıslah tarihi itibari ile 10 yıllık zaman aşımı süresi dolmamıştır.

Ayrıca manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle, meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını, parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması, yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğundan, yasa koyucu belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır.

Kazanın oluşumunda ki kusur oranı, sonucunda meydana gelen elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriği dikkate alındığında, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamı ile uyumludur...." gerekçeleriyle tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde,açılanDavacı vekili, maddi tazminat miktarı hesaplanırken bilinmeyen dönemdeki kazancının varsayımsal olarak yıllık olarak %10 arttırılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin aylık 1.700.00 TL ücretle çalıştığını, ücretinin bir kısmının elden ödendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususun dikkate alınmadığını ve hesaplamaların müvekkilinin imzası bulunmayan ücret bordrolarındaki miktar üzerinden yapıldığını, bozma sonrası dahil tazminatı etkileyen ücret ve benzeri giderlerdeki lehe olan değişikliklere dayalı yine asgari ücret artışları da dahil yapılacak hesaplamalarda bu yöndeki haklarını saklı tuttuklarını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kardemir Karabük A.Ş vekili temyiz dilekçesinde, diğer davalı ile müvekkili arasındaki sözleşme, eser sözleşmesi niteliğini taşıdığından davalı Kardemir A.Ş 'nin işveren sıfatına haiz olmadığını, uyuşmazlık konusu kazasının tamamen davacı işçinin kusuru ile meydana geldiğini, kusur durumunu kabul etmediklerinin, hesap raporunun hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihleri ile faiz miktarına itiraz ettiklerini, davacının manevi tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... İnşaat Makine ve Turizm Yatırımları A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, kazanın oluşumunda müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, hesaplamaların işçinin ileri sürdüğü ücret miktarı üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, işçinin maddi tazminat miktarı belirlenirken 5510 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin uygulanması ve pasif dönem hesabında AGİ'siz asgari ücretin esas alınması gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve taleplerin zaman aşımına uğradığını, manevi tazminat tutarının zenginleşme amacına yönelik miktarda hükme bağlandığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler, temyiz edilen hususların kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harçlarının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/1696, K. 2023/6535, 7 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1696
Karar No
2023/6535
Tarih
7 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/1697 K.2023/7119
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1698 K.2023/8154
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/1700 K.2023/6118
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1700 K.2023/3935
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1700 K.2023/3217
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1703 K.2023/3047

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.