İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/6700 K.2023/5085

Taraflar arasındaki iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2022/6700Karar2023/5085Tarih9 Mayıs 2023Okuma10 dk · 2.079 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/6700 E., 2023/5085 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1135 E., 2021/2617 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
... 32. İş Mahkemesi
Sayısı
2016/271 E., 2020/421 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.079 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisi ...'ın 03.12.2015 tarihinde davalı şirkete ait işyerinde iş kazası sonucu vefat ettiği, olay günü murisin rahatsızlandığı, kendisine revirde dinlenmesinin söylendiği, ancak hiç kimsenin onunla ilgilenmediği, ambulans ve doktor çağrılmadığı, kendisine gerekli tıbbi yardımların yapılmadığı, bu ihmaller sonucu hayatını kaybettiği hususlarını beyan ederek, eş lehine 50.000,00 TL, çocuk Ufuk lehine 1.000,00 TL maddi tazminat ve eş lehine 150.000,00 TL, çocukların her biri lehine 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini eş için 83.039,96 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müteveffa ...'ın müvekkil şirkette 21.04.2015 tarihinden itibaren vasıfsız işçi olarak çalışmaya başladığı, yaptığı işin herhangi bir bilgi, uzmanlık, deneyim, güç ve kuvvet gerektirmediği, ağır veya riskli bir iş olmadığı, müteveffanın işe girişi yapılırken sağlık kontrolünün yapıldığı, işyeri hekimi tarafından aylık kontrollerin ve en son 10.11.2015 tarihinde sağlık kontrolü yapıldığı,

müteveffanın periyodik kontrollerinde aşın miktarda sigara ve alkol tükettiğini belirttiği, vefatından 3 gün önce hastaneye gittiği ve kendisine mide rahatsızlığı teşhisi konulduğunu ve mide ilaçlarının yazıldığını ifade ettiği, Adli Tıp Kurumu raporunda müteveffanın kalp krizi sonucu olduğunun belirtildiği, ...

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüle soruşturma sonucu verilen takipsizlik kararında murisin ölümünün doğal ölüm olduğunun açıkça tespit edildiği, dolayısıyla söz konusu kazanın iş kazası olarak değerlendirmesinin mümkün olmadığı, murisin vefatında müvekkil şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığı" hususları beyan edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosyada alınan kusur bilirkişi heyet raporunu göre davalı işverenin % 50 oranında kusurlu olduğu, davacılar murisi müteveffa ...'ın % 25 oranında kusurlu olduğu ve olayda %25 oranında da bünyesel faktörün etkili olduğu kanaatini bildirir raporu dosyaya sundukları anlaşılmıştır.

04.03.2020 tarihli alınan ek hesap bilirkişi raporuna göre davacı eş ... 'a bağlanan gelirin ilk PSD oranının 83.534,09 TL olduğu, bu miktarın davalının kusuruna tekabül eden kısmının mahsubu ile 83.039,96 TL olarak maddi tazminatı hesaplanmıştır.

Davacının talebi ve dosyada alınan hesap bilirkişisi raporuna göre davacı eş ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve 04.03.2020 tarihli alınan ek hesap bilirkişi raporuna göre davacı çocuk için Kurum tarafından 1.452,38 TL ödeme yapıldığı, bu miktarın davalının kusuruna tekabül eden kısmının mahsubu edilince, davacı çocuğa maddi zarara karşılık SGK tarafından bağlanan gelir nazara alındığında bakiye maddi zararı kalmadığı şeklinde rapor verildiği dikkate alınarak davacı ... 'ın maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği,

olayın oluş şekli, davalı tarafın kusur hareketleri, davacının kusur oranı, davacının yaşı nazara alınarak sebepsiz zenginleşmesine sebep olmayacak ve manevi tazminatı arzu edilir seviyeye çıkarmayacak olay nedeni ile uğranılan zarar sonucu duyulan elem ve ızdırabın kısmen de olsa giderilmesi amacına yönelik bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekmiş olup, elem ve ızdırabın derecesine, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumu Yargıtay içtihadı Birleştirme Kurulunun 22.06.1966 tarih 7/7 sayılı kararı gereği hakkaniyet ilkesi de gözetilerek bunun da miktarının davacı eş ... için takdiren 75.000,00 TL olmasının,

davacı çocuklar ... ve ... için takdiren 50.000,00'er TL hakkaniyete uygun olduğu yönünde mahkememize tam bir vicdani kanaat geldiğinden bu miktar manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine ve fazlaya dair istemin reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar, davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf sebepleri olarak; Hükmedilen maddi tazminatın az olduğunu, SGK tarafından ödenen bedelin düşülmemesi gerektiğini yine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak müteveffanın geçirmiş iş kazası nedeniyle eş için 150.000 TL manevi tazminata, her bir çocuk için ayrı ayrı olmak üzere 100.000'er TL manevi tazminata hükmedilmesini, eş için 166.574,05 TL maddi tazminata hükmedilmesini, tüm tazminatların kaza tarihinden itibaren yasal faizleriyle müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf sebepleri olarak; davacılar murisinin periyodik muayenelerinin yapıldığını, ölüm olayından önce tespit edilmiş bünyesini zorlayacak çalışmanın ya da rutin dışı stres ve gerginliğe neden olacak bir olayın yaşanmadığını, ölüm olayı ile çalışma arasında nedensellik bağının kesildiğini, davalıya izafe edilecek bir kusurun bulunmadığını, kalp krizinin davacının özensiz yaşam tarzı nedeniyle vuku bulduğunu, kaçınılmazlığın söz konusu olmadığını, yönetmeliğe göre kusur belirlemesinin yapılması gerektiğini, hakimin kusur tespitini ve değerlendirmesini yapması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte fazla olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle.

"Somut olayda davalı şirket çalışanı olan davacıların murisinin 03.12.2015 tarihinde, saat 19:00 sularında, görev aldığı gece vardiyasında çalışmalarını yürütmek için işyerine geldiği, saat 22:30-22:45 sularında amiri ...'ya mide rahatsızlığı ve kendini iyi hissetmediğini belirtmesi üzerine doktora veya eve götürülmesi yönünde teklifte bulunulduğu, revirde istirahate çekilmesinin yeterli olacağını söylemesi üzerine dinlenmeye çekildiği, ara sıra yoklanmasına rağmen dinlenmeye devam etmek istediği, sabah saat 07:00 sularında kendisine servisin geldiğini haber edilmeye çalışıldığı sırada da hareketsiz olduğunun fark edildiği,

03.12.2015 tarihinde verilen epikriz ve ölüm raporunda, müteveffanın hastaneye ex olarak geldiği ve otopsi raporunda da belirtildiği üzere "akut myokard infarktüsü" sonucu yaşamını yitirdiği anlaşılmıştır.

Mahkemece alınan heyet raporunda Yargıtay içtihatları ışığında davacılar murisinin iş yerinde rahatsızlanması üzerine kalp krizi geçirerek vefatının 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi gereğince iş kazası olarak kabulünün gerektiği, yerel Mahkemece alınan heyet raporunda her ne kadar davalı tarafça müteveffanın hafif işler yaptığı iddia edilmiş buna ilişkin tanık beyanlarının bulunduğu belirtilmiş ise de, müteveffa çalışanın yaptığı işin “Tehlikeli sınıfta” yer aldığı, buna karşın işverence çalışanın işe uygunluğu konusunda gerekli araştırmaların yapılmadığı;

bu yönde, aile hekimi tarafından düzenlenen 06.04.2015 tarihli sağlık raporunun yeterli görüldüğü, işin devamı sürecinde 10.11.2015 tarihinde işyeri hekimi tarafından düzenlenen raporda belirli bulgulara dikkat çekilmesine rağmen (tansiyon takibi, kardiyovasküler sistem muayenesi bulguları), tansiyon takibinin gereği gibi yapılmadığı,

özellikle sağlık nedenleri ve stres faktörü nedeniyle gece çalışmalarının mutlak emredici nitelikteki normlar ile 7,5 saatten fazla yasaklanmasına karşın (İş Kanunu m.63), olay günü ve öncesindeki süreçlerde 19:00-07:00 arasında 12 saatli gece vardiyasında ara dinlenme düşüldüğünde yaklaşık 10,5 saat fiili mesai olduğu, belirtilen süreyi aşan gece çalışmasının stres, yorgunluk ve vücut dengesinde bozukluk vb olumsuz etkilerinin olduğu,

olaydan kısa süre önce işyeri hekiminin kontrolünden geçen davacılar murisindeki sağlık durumu işverence bilinmesine karşın, olay gecesi mide rahatsızlığı ve kendini iyi hissetmemesi ile başlayan sağlık sorununun gözetiminde yetersiz kalındığını, doktora veya eve götürülmesi yönünde teklifte bulunulması ve işçinin uyumasına müsaade edilerek sağlık yönünden gözetimsiz bırakılması yerine, yetkililer ve işyeri hekimi gibi uzmanlarla iletişim kurularak daha önce tespiti yapılmış sağlık riskleri bakımından gerekli hususların değerlendirilmesi,

uygun sağlık kurumlarına derhal sevki ve sağlık kontrollerinin yapılması gerektiği belirtilerek davalının olayın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

Bununla birlikte kalp krizinin, müteveffa işçide, önceden bir belirti vermeksizin meydana gelmiş olmasının da ihtimal dahilinde olduğunu, mevcut bulgular çerçevesinde, bu durumun her türlü şüpheden uzak bir şekilde tespiti imkanı ise bulunmadığını, olayın meydana gelmesinde, kaçınılmazlık faktörünün de etkisinin bulunacağı bunun oranının %25 olduğu, olayın meydana gelmesinde murisin ise, kalp ve damar rahatsızlıklarına neden olabilecek yaşam tarzlarına (sigara, alkol) ilişkin bilgisi olması, bu yönde yaşam ve beslenme şeklini değiştirerek sağlığına gerekli özeni göstermesi,

vefatından önce başlayan sağlık şikayetleri için doktora gitmesine karşın şikayetlerinin geçmemesi üzerine tekrar doktora başvurmaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davaya konu kalp krizi olayının iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği, tarafların kusur durumuna dair iş güvenlik uzmanlarından alınmış bir kusur raporunun bulunduğu, bu heyette kardiyoloji uzmanı doktor bulunduğu anlaşılmıştır.

Bilirkişi heyet raporunda yapılan kusur değerlendirmesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılarak davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamında hesap bilirkişiden alınan kusur raporu dikkate alınarak yapılan hesaplamanın ve ödenen ilk peşin sermaye bedelinin düşülmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılarak davacı vekilinin istinafı yerinde görülmemiştir.

Manevi tazminatın miktarı yönünden Hakim takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş görmezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması,

hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği gibi, zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerektiği bu bilgiler ışığında iş kazası sonucu vefat eden murisin çocukları ve eşi için hükmedilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılarak taraf vekillerinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği" gerekçelerine işaretle "İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi

gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kalp krizinin tamamen bünyesel faktörden kaynaklı olduğundan illiyet bağı kesilen olayla ilgili müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sigortalının işe girişinde periyodik sağlık kontrolü yapıldığını, günde 20-30 adet sigara ve haftada 5-10 şişe alkol kullanan sigortalı için bu yaşam tarzının bünyesel faktör olarak değerlendirilmesi gerektiğini, sigortalının yorucu ve ağır bir işte çalışmadığını, ölümün işyeri şartlarıyla etkisi olmadığını olay günü rutin dışında bir gerginlik veya fazla çalışma olmadığını, manevi tazminatın fazla olduğunu, dinlenilmesinden vazgeçilmesini istedikleri 2 tanık hakkında davacının beyanı alınmadan bu tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

C.A. Davalı vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli kararında davacı eş lehine 75.000,00 TL, çocukların her biri lehine 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2021 tarihli kararında istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, hükmedilen bu tazminatların ayrı ayrı ve maddi tazminat hükmünden bağımsız olarak karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalu vekiilnin bu hükme yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahibinin maddi tazminat alacağına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49, 50, 51, 52, 53, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine ve özellikle somut olayda; davalı vekilinin temyiz itirazı olarak ileri sürdüğü sebeplerin istinaf sebepleri olarak ileri sürüldüğü, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde davalı vekilinin istinaf sebeplerinin karşılanarak gerekçe tesis edilmiş olduğu, iş bu gerekçedeki kabulün yerinde olduğu gözetilerek, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,

2. Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat hükmüyle ilgili Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/6700, K. 2023/5085, 9 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6700
Karar No
2023/5085
Tarih
9 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/6712 K.2023/6097
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/6715 K.2023/3900
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6717 K.2023/2501
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/6720 K.2023/1482
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/6722 K.2023/1633
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6731 K.2023/2528

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.