KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/7686 E., 2023/11547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1592 E., 2020/2758 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- ... 39. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/1187 E., 2018/53 K.
Karar Metni
2.204 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılardan ... İnşaat Taah. Maden. Mak. Gıda Tar. Hayv. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve davalılardan ... İnşaat Taah. Maden. Mak. Gıda Tar. Hayv. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş ise de; miktar itibariyle duruşmaya tabi işlerden olmadığı anlaşılmakla duruşma isteminin reddine karar verilmiş, noksan tespit edilen hususların ikmali yönünden dosya mahalline geri çevrilmiş, noksanlar ikmal edilerek dosya dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili 25.07.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan ... İnş. Uluslararası Nakliyat San. Tic. A.Ş.'nin asıl işveren, diğer davalı ... İnşaat Taahhüt Madencilik Makina Gıda Tarım Hayvancılık Ticaret ve San. Ltd. Şti.'nin alt işveren olarak yaptığı Irak Süleymaniye'deki konut inşaatında kalıp ustası olarak çalışırken 06.06.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını belirterek 85.000 TL maddi tazminatın, 15.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnşaat Taahhüt Madencilik Makina Gıda Tarım Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkisiz olduğunu, yargılama yetkisinin Irak ülkesi Süleymaniye mahkemelerine ait olduğunu, davacının diğer davalı ... İnşaat Şirketi işçisi olup müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kaza tarihinden sonra tedavi gideri dahil ödemelerin davacının işvereni ... İnşaat Şirketi tarafından yapılmış olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik oranı belirli olduğundan belirsiz alacak davası niteliğinde dava açılamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... İnş. Uluslararası Nak. San. ve Tic. A.Ş. tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının davalı iş yerinde çalışmakta iken 06.06.2007 tarihinde iş kazası geçirdiği, Mahkememizce alınan kusur bilirkişi heyeti raporuna göre asıl işveren ... İnş. San. Tic. A.Ş'nin kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, davalı alt işveren ... İnş. Taah. Mad. Mak. Gıda San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nın kazanın meydana gelmesinde %10 oranında kusurlu olduğu, mahkememizce alınan hesap bilirkişi raporuna göre davacının karşılanmamış gerçek zararının 73.391,81 TL olduğu, Mahkememizce alınan bu bilirkişi raporlarının dosya kapsamına ve delillere uygun olduğu anlaşıldığından,
davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine, olay nedeniyle davacının duyduğu elem, davacının sosyal ve ekonomik durumu, davalıların kusuru ve kaza tarihi dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle "Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 73.391,81 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa kaza tarihi olan 06.06.2007 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa kaza tarihi olan 06.06.2007 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... İnşaat Taahhüt Madencilik Makina Gıda Tarım Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının yevmiyeli çalışan bir işçi olduğunu, yaptığı iş nazara alındığında Mahkemece kabul edilen ücreti kabul etmediklerini, bakiye ömrün hesap edilmesinde kaza tarihinin esas alınamayacağını, bakiye ömür hesabında TRH 2010 tablosunun kullanılması gerektiğini, kazada kusuru olmayan davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı ... İnşaat Taahhüt Madencilik Makina Gıda Tarım Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur oranının hatalı tespit edildiğini zira davalılar arasındaki sözleşmeye göre beton kamyonundan ve işçi sağlığı, işçi güvenliğine dair tedbirlerden diğer davalının sorumlu olduğunu, kabul edilen ücretin hatalı olduğunu davacının kalıp ustası olmadığını, belirlenen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Öncelikle ... 15. İş Mahkemesinin iş kazası sebebiyle davacının maluliyet derecesinin %8 olduğuna dair kararı Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.02.2016 tarih ve 2015/23684 – 2016/1413 E – K sayılı ilamı ile onanmış olmakla maluliyet oranı kesinleşmiş bulunmaktadır. Taraflar arasında davacının yaptığı iş ve ücret hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının yaptığı iş konusunda gerek davacı tanıkları ve gerekse de davalı tanığı Oğuz davacının kalıp ustası olduğunu belirtmekle söz konusu meslek üzerinden ücret araştırması yapılması yerindedir.
Tanık anlatımlarında 400 USD ücretten bahsedilmekte ise de, anılan tutarın TL karşılığının asgari ücrete oranı düşünüldüğünde yurtdışında usta olarak çalışan bir kişinin söz konusu ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu yapılan ücret araştırmasına göre belirlenen ücretin ise dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Mahkemece iş kazasının meydana gelmesiyle ilgili olarak yargılama aşamasında konunun uzmanı bilirkişilerden alınıp karara esas teşkil eden kusur raporu oluşa uygun olduğu, keza hesap bilirkişi raporunun denetime elverişli, bilimsel verilere ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında manevi tazminatın miktarı konusunda uyuşmazlık söz konusudur.
Davacının maluliyet durumu, kusur oranları, davacının maluliyeti nedeniyle yaşadığı üzüntü, yerleşik Yargıtay içtihatları birlikte nazara alındığında, takdir edilen manevi tazminatın dosya kapsamıyla uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak; dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı anlaşılmış bu sebeple taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle "Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 353-(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri temyiz istemlerinde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki benzer sebepler ile ücretin hatalı belirlendiğini hükme esas hesap tablosunda hatalar bulunduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat Taahhüt Madencilik Makina Gıda Tarım Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. Vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki benzer sebepler ile hükme esas kusur raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu, maddi tazminatın tespitine esas ücretin hatalı tespit edildiğini hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı (Müflis) ... İnşaat Uluslarlarası Nak. San. Tic. A.Ş.
İflas idaresi memuru ... vekili istinaf dilekçesi olarak nitelediği temyiz dilekçesinde özetle; dava derdest iken davalı şirket hakkında 05.10.2017 tarihinde iflas kararı verildiği halde 29.03.2018 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve iş bu kararın iflas idare memurlarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle gerek İlk Derece Mahkemesi kararı gerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasa'ya aykırı olup İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, Mahkemenin bu hukuka aykırılığı resen gözetmemesi sebebiyle davalı tarafa ve/veya iflas idaresine davaya karşı cevap sunma,
delillerini gösterme, gereken itirazları yapma hakkı tanınmadan karar verildiğini, tebligatlar usulüne uygun yapılmadığından davalı zamanaşımı def'ini de öne süremediğini, mevcut bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olmayıp dosya tekemmül etmeden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemi davasında taraf teşkili noktasındadır.
2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri ile "Taraf ve Dava ehliyeti" açısından aynı kanunun 50 ve 51 inci maddeleri "Dava şartları ve incelemesi" açısından aynı kanunun 114 ve 115 inci maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/09/2018 tarih ve 2018/9-584 E- 2018/1332 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 1982 Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesi uyarınca, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” Ayrıca Anayasanın 90 ıncı maddesinin son fıkrasında usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı ifade edilmiştir.
2.Bu bağlamda ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6 ncı maddesinde adil yargılanma hakkı ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olup, gerek Anayasa’da gerekse AİHS’ndeki düzenlemelere karşılık gelmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 27 nci maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir.
3.HMK'nın 27 nci maddesi uyarınca; "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir".
4.Hukuki dinlenilme hakkı çoğunlukla "iddia ve savunma hakkı" olarak bilinmektedir. Ancak bu hak iddia ve savunma hakkı kavramına göre daha geniş ve üst bir kavramdır. Hakkın temel unsurları maddede tek tek belirtilmiş, böylece uygulamada bu temel yargısal hak konusundaki tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bunlardan ilki “bilgilenme hakkı” dır.
Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz.
Bilgilenmenin şekli bakımından, hukuki dinlenilme hakkına uygun davranılmalı, ilgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçek anlamda sağlanmaya çalışılmalıdır. Bu hakkın ikinci unsuru, “açıklama ve ispat hakkı”dır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Bu durum "silahların eşitliği ilkesi" olarak da ifade edilmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) adil yargılanma hakkını düzenleyen 6 ncı maddesinin birinci bendinin ilk cümlesinde yer alan silahların eşitliği ilkesi, yine AİHS’ne göre, mahkeme önünde sahip olunan hak ve yükümlülükler bakımından taraflar arasında tam bir eşitliğin bulunması ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasıdır.
Başka bir deyişle, silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarından birini diğeri karşısında avantajsız bir duruma düşürmeyecek şekilde her iki tarafın deliller de dâhil olmak üzere, iddia ve savunmasını ortaya koymak için makul bir olanağa sahip olması, tarafların denge içinde olması demektir. Hukuki dinlenilme hakkının üçüncü unsuru, “tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesi”dir.
Bu değerlendirmenin de karar gerekçesinde yapılması gerekir (6100 sayılı HMK’nın gerekçesi m. 32). Yargılama bakımından, sadece bir tarafın dinlenip diğerinin dinlenmemesi, tek yönlü karar verilmesi demektir. Yargılamada yer alan taraflar yargılamanın objesi değil, süjesidir. Hukukî dinlenilme hakkı doğru karar verilmesinin garantisidir; bu nedenle, haksızlığa karşı koyabilme imkânı tanır.
Bu hak, hukuk devletinin, insan onurunun korunması ve eşitlik ilkesinin, hak arama özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının bir gereğidir
5.Bu açıklamalarla beraber somut olaya uygulanması açısından iflas hükümleri üzerinde durmak da faydalı olacaktır. Bilindiği üzere İflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK. Md.218) usulü benimsenmişse de bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğüne (İflas Dairesine) ait olması nedeniyle, iflas müdürlüğünce yetkilendirilmiş kimsenin davadan haberdar kılınması gerekmektedir.
6.Somut olayda, davalı ... İnş. Uluslararası Nakl. San. ve Tic. A.Ş.'nin İlk Derece Mahkemesi yargılaması esnasında ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/192 E- 2017/757 K sayılı kararı ile 05.10.2017 tarihinden geçerli olmak üzere iflasın açılmasına karar verildiği iş bu temyize konu dosyada ise 29.03.2018 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının iflas idaresi yerine şirket merkezine 19.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği, anılan davalı şirketin iflasına dair kararın ise ...
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli kararıyla kaldırılmasına ve iflas isteminin reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararına istinaden 26.09.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, aynı şirket hakkında açılan başka bir iflas istemli dava kapsamında ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/267 E-2020/K sayılı karar ile 07.10.2020 tarihinden geçerli olmak üzere iflasın açılmasına karar verilmiş, bu karar kapsamında da ...
21. İcra Müdürlüğünün 2020/41 sayılı dosyasında iflas dosyasının açık olduğu anlaşılmaktadır.
Anılan davalı şirketin iflasının açılması ile bu şirketi temsil yetkisinin mevcut dosyada olduğu gibi iflas idare memurlarına geçeceği gözetilerek, davalı şirketi temsile yetkili iflas idare memurlarının davadan usulüne uygun haberdar kılınmak itirazları var ise değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken bu hususlara riayet edilmeden müflis şirketi temsile yetkili iflas idare memurları yerine şirket merkezine yapılan tebliğler yeterli görülerek yargılama yapılması ve istinaf incelemesinin de yazılı şekilde sonuçlandırılması da hatalı olmuştur.
7. İlk Derece Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
8. O halde, HMK'nun 369/1 inci maddesi kapsamında kanunun emredici hükmüne aykırı görülen yukarıda işaret olunan hususlar ile davalılardan (Müflis) ... İnşaat Uluslarlarası Nak. San. Tic. A.Ş. İflas idaresi memuru vekilinin bu yönü amaçlayan itirazları dikkate alınarak sair temyiz itirazları ile davacı ile davalı ... İnşaat Taahhüt Madencilik Makina Gıda Tarım Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekillerinin bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf itirazlarının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7686, K. 2023/11547, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama