İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/7843 K.2023/2430

4.... 5. ... 6.... 7. ... 8.... 9.... 10.... 11.... 12. ... 13. ... 14.... 15.... vekili Avukat ...

Esas2022/7843Karar2023/2430Tarih14 Mart 2023Okuma13 dk · 2.539 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/7843 E., 2023/2430 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mart 2023
İncelenen kararın mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/991 Esas - 2022/315 Karar
Davacılar
1. ... 2.... 3....
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.539 kelime·13 dk okuma·16 bölüm

4.... 5. ... 6.... 7. ... 8.... 9.... 10.... 11.... 12. ... 13. ... 14.... 15.... vekili Avukat ...

DAVALILAR

1-... Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili Avukat ... 2-(Tasfiye Halinde) Antlar Yapı Ve Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ : 30.01.2017

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ

... Anadolu 13. İş Mahkemesi

SAYISI

2017/56 Esas- 2020/35 Karar

Taraflar arasındaki iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalılardan ... Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılardan ... Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, davalı vekili temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmekle, murafaa yapılmak üzere tayin olunan 14.03.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafaalı temyiz eden davalı ... Elek. Ür. Mad. San. ve Tic. A.Ş. adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler.

Diğer davalı adına gelen olmadığı görüldükten, gelenlerin yüzlerine karşı murafaaya başlanarak sözlü açıklamaları dinlenildikten ve murafaaya son verildikten sonra aynı gün yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...’ın davalıların bakır madeni tesisi işletmesinde kamyon şoförü olarak çalışmakta iken 17.11.2016 tarihinde meydana gelen göçük sebebiyle 16 işçi gibi toprak altında kalarak vefat ettiğini, iş kazasının meydana gelmesinde kusurun tamamen iş güvenliği tedbirlerini almayan davalı işverenlerde olduğunu, müteveffanın olayda kusurunun bulunmadığım belirterek müteveffanın eşi ...,... için destekten yoksun kalma tazminatı ve müteveffanın eşi ...,... için manevi tazminat ile müteveffanın kardeşleri olan ...,...,... için manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek Yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının meydana gelmesinde müvekkile yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı (Tasfiye Halinde) Antlar Yapı ve Madencilik San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya neden olan heyelanın oluşumunda müvekkil şirkete yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkil şirketin kazada yakınlarını kaybeden tüm ailelere olduğu gibi davacı aileye de 20.000,00 TL maddi yardım yaptığını, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminatların fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle.

Siirt 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/99 Esas dosyasında yer alan iddianamenin kusur raporu kısmında; söz konusu kazada hayatını kaybeden işçilerin herhangi bir kusurlarının bulunduğuna dair tespit yapılmadığının anlaşıldığı, Mahkememizde aldırılan 08.10.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda, müteveffanın meydana gelen iş kazasında her hangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı şirketlerin, asıl işveren açık ocak işletme müdürü, daimi nezaretçi, iş sağlığı ve güvenliği uzmanının, alt işveren şantiye şefi ve iş sağlığı güvenliği uzmanının meydana gelen iş kazasından asli kusurlu olduğunun belirtildiği,

yapılan yargılama sonucunda, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememizce alınan beyanları, taraf tanıklarının beyanları, bilirkişi raporu, Siirt 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/99 Esas sayılı dava dosyasına ait dosya içerikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması ile dosya içerisinde bulunan diğer tüm bilgi ve belgelerin hep birlikte değerlendirilmesi sonucunda, her ne kadar davalılar söz konusu olayın meydana gelmesinde kendilerinin herhangi bir kusuru bulunmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olsalar da, gerek mahkememize ait dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda,

gerek davacı tarafından sunulan iki adet kusur bilirkişi raporunda kusur raporunda kusur oranları konusunda farklılıkar yer alsa da, davanın müştereken ve müteselsil sorumluluk kapsamında açıldığı, iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunanlar arasındaki kusur dağılımının ilerde kendi aralarında açılabilecek rücu davasında yeniden değerlendirilmesinin mümkün bulunmasına, göre aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilebildiği, 18.02.2019 tarihli bilirkişi hesap raporunda.

Müteveffanın eşi ...'ın destek zararının 292.008,96-TL. Oğlu...,...'ın destek zararının 61.121,47-TL. olduğu tespit edilmişken, müteveffanın kızı ..., ..., ... için destek zararı bilirkişi tarafından hesaplanmadığı, aldırılan hesap raporunun, usul ve yasaya uygun, denetlenebilir, hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu olayda davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic.

A.Ş. ile davalı Antlar Yapı ve Madencilik San.Tic.Ltd.Şti. arasında imzalanan sözleşmenin kapsamının davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic. A.Ş.' ya ait bakır işletmesinin cevher yatağı üzerindeki örtü tabakasının dekapajı ve ara cevher üretimi işi olduğu, verilen işin niteliğinin, ... Elektrik Üretim Madencilik San. Tic.

A.Ş.' nin asıl işlerine nazaran yardımcı iş niteliğinde olduğu, işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlamada yapılmadığı, anlaşıldığından davalılar arasındaü asıl işveren – alt işveren ilişkisinin mevcut olduğunun anlaşıldığı, söz konusu kazanın son zamanların en çok can kaybı ile sonuçlanan iş kazası olması, davacılar ve toplum nezdinde meydana getirdiği derin acı, iş bu kaza sırasında 16 işçinin hayatını kaybetmiş olması, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davacılar murisi ve diğer işçilerin herhangi bir kusurunun bulunmaması,

davalıların kusurunun ve iş bu kusura bağlı olarak meydana gelen kazanın sonucunun ağırlığı, ağır iş güvenliği ihlalleri tazminat tutarının caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği, gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda gözetildiğinde davacılar lehine uygun miktarda manevi belirlendiğine işaretle Eş ...'a 170.000 TL, Çocuklar ...,... ve ... 'e 150.000 TL'şer, Ana ... ve Baba ... 'e 110.00 TL'şer kardeşlerin her birine ise 40.000 TLşer manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda işverenlerin sorumlu ve kusurlu olduğu, işyerinde işçilerin kış ve yaz farkı olmaksızın 24 saat çalışma esasına dayalı vardiya sistemine göre çalıştırıldığı, 17.11.2016 tarihinde saat 20.30'da çalıştığı sırada sigortalının meydana gelen göçük sebebiyle 16 işçi gibi toprak altında kalarak feci bir şekilde can verdiği,

aylık net maaşı 3.500,00 TL olmasına rağmen prime esas kazanç ve ücret bordrolarının asgari ücret üzerinden düzenlendiğini, ücretin bir kısmını banka aracılığıyla geri kalan kısmının ise her ay para makbuzu karşılığında kendisine ödendiğini, sigortalı imzasını taşıyan herhangi bir ücret pusulası olmadığını, olayın yaşandığı alanda bir yıl öncesinde beri çatlakların oluştuğunun görüldüğü ve yetkililerin uyarılmasına rağmen hiçbir şekilde önlem alınmadığını, maddi tazminata esas alınan maaşın eksik hesaplandığı ve yine çocuklar ..., ... ve ... yönünden maddi taleplerin reddedilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu,

dava konusu olay tarihi, kusur durumu, olayın oluş şekli, ölenin yaşı, ölüm şekli, sosyal ekonomik ve kültürel yapısı dikkate alındığında davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının çok düşük olduğu, manevi tazminat miktarı hakimin takdirinde olan bir tazminat olduğundan davacıların önceden bunu net bir şekilde belirlemelerinin mümkün olmadığı,

Anayasa Mahkemesinin içtihat niteliğinde ki kararları da dikkate alınarak manevi tazminatın reddedilen kısmı için tüm davalılar lehine hüküm edilen vekalet ücretinin lehlerine bozulması gerektiğini, her davacı için hüküm edilen maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hüküm edilmesi gerekirken tüm kabul edilen rakam üzerinden vekalet ücretine hüküm edilerek eksik vekalet ücretine hüküm edildiğini, davacılar ..., ... ve ... yönünden dava açıldıktan sonra davalı ...

Elektrik tarafından ödeme yapıldığı için maddi tazminat hesaplanmadığı dolayısı ile davanın reddedilmediği sulh ile sonuçlandığı, davalılar lehine vekalet ücretine hüküm edilmemesi gerektiği, yargılama giderlerinin çoğunun davacılar üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, reddedilen maddi tazminat miktarına göre haklılık oranın belirlenmesi gerekirken manevi tazminatında oranlamaya katılarak eksik yargılama giderlerine hüküm edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kalıdırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Dava konusu heyelanın oluşumu konusunda dosyaya iki adet uzman görüşü sunulduğu, her iki bilimsel raporda da şev ve basamak düzenlemesinde herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığı, heyelan olarak başlayan ve moloz akması olarak devam eden olgunun temel sebebinin yoğun yağışlar olabileceği, heyelan sonucunda +1544 kotunun altında kalan basamak geometrilerinde bozulma meydana gelmediğinin yerinde gözlemlendiği, bu durum heyelan sebebinin basamak geometrilerinden ziyade ortamdaki yamaç molozunun suya doygun hale gelmesiyle ilişkili olduğu dolayısıyla da müvekkili davalı şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı,

söz konusu raporlar dikkate alınmadan bu dosya müvekkillerin kusurunun % 100 olarak kabulüyle maddi tazminat hesabı yaptırılmasının hatalı olduğu, aynı heyelan nedeniyle vefat eden diğer işçilerin hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında olayda % 20 oranında kaçınılmazlık etkeni bulunduğu bilirkişiler tarafından tespit edilmiş olduğu halde bu dosyada müvekkili davalı şirketin ve taşeron firmanın % 100 oranında kusurlu olduğu varsayımıyla hesaplama yaptırılmasının hatalı olduğunu,

yerel mahkemece vefat eden kişinin vefat tarihindeki gerçek ücretinin araştırılıp sonucuna göre hesaplamaya esas alınacak ücretin saptanması gerekirken davacı vekilinin sunduğu hatalı veriler esas alınarak fahiş bir ücret varsayımıyla tazminat miktarları hesaplanmasının hatalı olduğu, müteveffanın anne ve babası için destekten yoksun kaldıkları varsayımıyla maddi tazminat hesabı yaptırılarak buna hükmedilmesinin hatalı olduğu, yerel mahkemece çok yüksek miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, yerel mahkemece verilen kararın hatalı olduğu ve kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı raporu ile iş kazası olduğu tespit edilerek hak sahiplerine gelir bağlandığı anlaşılan 17.11.2016 tarihli olayda, davacının kamyon şoförü olarak görev yaptığı Şirvan/Madenköy bakır madeninde meydana gelen göçük sonucu hayatını kaybettiği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ile kazanın meydana gelmesinde kazalı işçinin kusurunun bulunmadığına yönelik tespit yapıldığı, anılan raporda dosyada mevcut Şirvan C.Başsavcılığı tarafından temin edilen teknik inceleme raporları ile davalı tarafından sunulan uzman raporları da ele alınarak inceleme yapıldığı,

bilirkişi heyetinin konusunda uzman olduğu, raporda yer verilen tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu dikkate alındığında işverenliğin asli kusuru sonucu olayın önlenmesini sağlayacak tedbirleri almadığı anlaşılmakta olup, bu durumda kaçınılmazlık unsurundan söz edilemeyeceği, maddi tazminat hesabında esas alınacak ücretin tespitinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu işçilik birim fiyatlarının dikkate alınmasının isabetli olduğu,

18/02/2019 tarihli aktüerya raporu ile yapılan hesaplamalar sonucu, hak sahiplerine bağlanan gelirler ve davalı tarafından karşılanan kısımlar dışında destekten yoksun kalma tazminatının itiraz sebepleriyle sınırlı olarak yerinde olduğu kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması,

uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi yerinde olup, kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediğinden taraf vekillerinin aksine itirazlarının reddi kanaatine erişildiği, olayın meydana geliş şekli, kazalının ölümü nedeniyle eş ve çocukları olan davacıların yaşadığı elem ve ızdırabın derecesi, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminat verilmesine ilişkin temel hukuk ilkeleri, hak ve nesafet kuralları gözetildiğinde,

hükmolunan manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamına göre isabetli olduğu değerlendirilmekle taraf vekillerinin aksine itirazlarının reddine karar verildiği belirttilerek davacılar vekili ile davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiş ek olarak Bölge Adliye MAhkemesi kararında her bir müvekkili aleyhine harç yükletilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. 2. Davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının vefatı nedeniyle hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 114/1-d maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 47 ve 48 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 547 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme 1.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.

2.Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.

3.Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır.

Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288).Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer.

Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir.

Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir.

4.Somut olayda, yargılamanın devamı sırasında Ticaret Sicil Gazetesinin 15.08.2018 tarihli nüshasında yayımlanan ilana göre davalılardan (Tasfiye Halinde) Antlar Yapı ve Madencilik Sanati Ticaret Limited Şirketinin ... Ticaret Siciline 09.08.2018 tarihinde tescil edilen 01.07.2018 tarihli Gene Kurul Kararına göre Ticaret Sicilinden terkin edildiğinin anlaşılmasına ve anılan davalı şirketin iş bu dava nedeniyle ihya edildiğini gösterir kaydın dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.

5. Bu açıklamalar doğrultusunda davalı şirketin bağlı olduğu ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden iş bu terkin kaydının olup olmadığı usulünce araştırılıp söz konusu durumun varlığı halinde yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı tarafa iş bu davalı şirketi ihya etmesi için dava açmak için önel vermek, iş bu ihya davası sonucuna göre anılan davalı yönünden de usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılması gerekirken, başka bir dava için verilen ihya kararının bu dava için bağlayıcı olmadığı da gözetilerek hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.

6 O halde, HMK 369/1.maddesi kapsamında taraf teşkiline dair kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebep gözetilerek davacılar vekili ile davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş. Vekilinin bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Dairemizde icra edilen duruşmada davacılar ve davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş. Kendilerini vekille temsil ettirmiş olmaları nedeniyle 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ... Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş.'ne verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7843, K. 2023/2430, 14 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalılar
  4. Dava Tarihi : 30.01.2017
  5. İlk Derece Mahkemesi
  6. Sayısı
  7. I. Dava
  8. II. Cevap
  9. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  10. IV. İstinaf
  11. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  12. B. İstinaf Sebepleri
  13. C. Gerekçe ve Sonuç
  14. V. Temyiz
  15. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  16. B. Temyiz Sebepleri
  17. C. Gerekçe
  18. VI. Karar
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7843
Karar No
2023/2430
Tarih
14 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/7843 K.2023/3043
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/7847 K.2023/682
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/7851 K.2023/3545
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/7852 K.2023/2921
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/7854 K.2023/3058
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/7854 K.2023/9190

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.