KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2022/8282 E., 2022/10773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası yargılamada davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu davada; davacı, davalı şirkete ait işyerinde 27/04/2006- 07/10/2013 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar dairemizin 28.03.2016 tarihli 2016/3464- 2016/4194 E, K sayılı ilamıyla "davacının, kesintisiz çalışmalarının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının çalışmalarının sezonluk olup olmadığı, sezonluk olması halinde işyerinde sezonluk çalışma başlangıç ve bitiş tarihleri şüpheye mahal bırakmayacak şekilde yöntemince araştırılmalı;
bunun için işyeri kayıtları, ticari defterleri irdelenmeli, işyerinin dönem bordrosunda ismi geçen ve dinlenmeyen bordrolu tanıklar re’sen belirlenerek dinlenmeli, işyerinin kapasitesi belirlenmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işyerinin ve davacının yaptığı işin nitelik itibarıyla çalışmanın tam gün üzerinden gerçekleşip gerçekleşmediği açıkça ortaya konulmalı, tanık anlatımları arasında çelişki olması halinde çelişkiler giderilmeli, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş ise de bozma sonrası dinlenen bordro ve komşu işyeri tanıklarının beyanları arasındaki çelişki giderilmeden davanın reddine dair hüküm tesisi yerinde isabetsiz olup, bozma ilamı gereği tam yerine getirilmeden hüküm tesisi yerinde görülmemiştir. Bu nedenle tanık beyanları arasındaki çelişki giderilerek toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/8282, K. 2022/10773, 19 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama