İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/9630 K.2024/3208

Taraflar arasında Mahkemede görülen meslek hastalığından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/9630Karar2024/3208Tarih26 Mart 2024Okuma7 dk · 1.451 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/9630 E., 2024/3208 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2018/533 E., 2022/301 K.
Karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.451 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında Mahkemede görülen meslek hastalığından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde çalışmaktayken meslek hastalığına tutulduğundan bahisle 83.078,38 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 22.12.2014 tarih ve 2013/86 Esas, 2015/148 Karar sayılı kararıyla; davacının rahatsızlığının davalı iş yerinde oluşmadığı, yine davacının maluliyetinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen 22.12.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 15.10.2018 tarih ve 2017/1009 Esas, 2018/7357 Karar sayılı kararı ile Üsküdar 1. İş Mahkemesinin 2008/416 Esas sayılı dosyasında "davacının iş yerinde gerçekleşen dava konusu hastalığının meslek hastalığı olduğunun tespitine" karar verildiğine, anılan dosya Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğine göre, Mahkemece davacının rahatsızlığının davalı iş yerinde oluştuğunun ispatlanamaması, davacının maluliyetinin bulunmaması nedenlerine dayanarak davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğundan bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 08.03.2022 tarihli kararla meslek hastalığının oluşumunda davalı işveren .... Ltd. Şti.’nin %70 oranında kusurlu, davacının kusursuz olduğu, hastalığın ortaya çıkmasında %30 oranında da kötü tesadüf veya kaçınılmazlık olgusunun rolünün bulunduğu, davacının tespit edilen %5,10 sürekli iş göremezlik oranının davalı aleyhine usuli kazanılmış hak oluşturduğu kabulünden hareketle davacı lehine 75.578,38 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkeme'nin yukarıda belirtilen 08.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemece, tazminata esas alınacak bilirkişi raporundaki hesaplamalardan hangisinin ne gerekçe ile hükme esas alındığının belirtilmediğini, Sağlık Bakanlığı Meslek Hastanesinin 08.07.2005 tarihli 237 sayılı raporunda davacının ellerde ağrı ve uyuşma şikayetlerinin Aralık 2002'de başladığının belirtildiğini, davacı işçinin müvekkili şirkette çalışmaya başladığı tarihin ise 10.04.2003 olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı işçinin rahatsızlığının belirtilerinin müvekkil şirkette çalışmaya başladığı tarihten önce dahi var olduğunun bu raporda ortaya konulduğunu,

davacının müvekkili şirkette çalıştığı süreden önce nerede çalıştığı, iş dışındaki hayatının bilinmediğini, davacının müvekkili şirketteki çalışması ile oluşan rahatsızlık arasında uygun illiyet bağı kurulmadığını, davacının sürekli maluliyetini gerektiren bir rahatsızlığı olmadığı gibi, tazminat taleplerine dayanak oluşturan herhangi bir maddi-manevi zararı olduğunun da kanıtlanamadığını, bu nedenle Mahkemece kurulan hükmün haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen %5,1 maluliyet oranının sayın Mahkeme açısından hiçbir bağlayıcılığı olmamasına rağmen,

sırf davacının bu konudaki hukuka aykırı ve dayanaksız talepleri dikkate alınarak bilirkişi raporları tanzim edilip hüküm kurulduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğu üzere, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından alınan kararların ve belirlenen maluliyet oranlarının yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden mutlak surette bağlayıcı olduğunu, yargılama aşamasında ilgililerce Kurul kararına itiraz edildiği takdirde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili kürsü konseylerinden rapor alınması gerektiğini,

raporlar arasında belirlenen çelişkilerin ise Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Genel Kurulu tarafından giderilerek kesin olarak karara bağlanacağını, davaya konu rahatsızlık hakkında da yargılama sürecinde birçok rapor alındığını, Adli Tıp Genel Kurulu raporu da dahil olmak üzere son üç raporda da davacının sürekli maluliyetini gerektirecek bir durumu olmadığının kesin olarak ortaya konulduğunu, dosyada mevcut 18.07.2007 tarihli kusur raporunda davalı işverenin %70 kusurlu olduğunun saptandığını, ancak hesap raporunda mevcut kusur raporu hiçe sayılarak davalı müvekkiline isnat edilecek kusur oranının %91,00 olarak belirlendiğini,

dosyada mevcut raporlardaki hesaplamalar seçenekli olmasına rağmen, neden bu seçeneğin tercih edildiğinin Mahkemece açıklanmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 439 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

Dosya kapsamından, Mahkemece bozma kararından önceki aşamalarda 2 adet kusur raporu alındığı, bunlardan 18.06.2007 tarihli ilk kusur raporunda davacıdaki meslek hastalığının oluşumunda davalı işverenin %70 kusurlu olduğu, %30 oranında da kötü tesadüf ve kaçınılmazlığın etkili olduğu yönünde görüş bildirildiği, 09.01.2015 tarihinde dosya kapsamına giren bila tarihli raporun iki Doç. Dr. El Cerrahi Uzmanı ile bir Yrd.

Doç Dr. Halk Sağlığı Uzmanından oluşan heyet tarafından düzenlendiği, raporda "Davacının davalı iş yerinde çalışmaya başlamasından öncesine ait 2003 tarihli ulnar tünel sendromu geçmişi olmasına rağmen hastalığı MH olarak tanımlanmıştır.

Ancak bu hastalığın davalı iş yerinde oluştuğunu kesin olarak söylemek mümkün değildir." şeklinde görüş bildirildiği gibi davacının iyileştiği, maluliyet tayinine gerek olmadığının belirtildiği, Mahkemenin bozmaya konu ilk kararında bu raporun hükme dayanak alındığı,

bunlar yanında Maluliyet Daire Başkanlığının 05.02.2010 tarihli raporunda davacının meslek hastalığından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının %37,00 oranında olduğu ve kontrol muayenesi gerektiği, davalı şirketin itirazı üzerine Yüksek Sağlık Kurulu'nun 11.08.2010 tarihli kararında davacının meslek hastalığından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranının düzeltme kaydıyla %5,10 olduğu, kontrol muayenesi gerekmediğinin belirtildiği,

Yüksek Sağlık Kurulu kararı dosya kapsamına henüz girmeden önceki 17.03.2011 tarihli 21 inci celsede davacı vekilinden sorulduğunda dosyaya rapor geldikten sonra dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini istediklerini, zira SGK ya gelen yazı ile maluliyet oranının düştüğünü öğrendiklerini, rapora itiraz ettiklerini beyan etmiş, davalı vekilinden sorulduğunda rapora kendilerinin de itiraz ettiklerini ancak kendilerine yapılan bir tebligat olmadığını, beklenmesini istediklerini beyan ettiği, Mahkemenin aynı celsede “Maluliyet oranına ilişkin raporun beklenmesine, bu konuda davacı vekiline elden takip yettkisi verilmesine,

dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi hususunun rapordan sonra değerlendirilmesine” şeklinde bir ara karar kurmasından sonra, dosyanın bir sonraki celse beklenmeden 06.05.2011 tarihinde dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği ve devam eden aşamada 18.04.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ve 12.09.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu Genel Kurul raporları düzenlendiği, anılan Adli Tıp Kurumu raporlarında davacının hastalığının araz bırakmadan iyileştiği, maluliyet tayinine yer olmadığı, iyileşme süresinin 1 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, Mahkemece bozmadan sonra yeni bir kusur raporu alınmadığı,

bozmadan önce alınan 18.06.2007 tarihli kusur raporuna itibar edildiği, raporda belirlenen %30 kaçınılmazlığın %70’inden de işverenin sorumlu olması gerektiği, buna göre %91,00 oranında davalı işverenin sorumlu tutulması gerektiği ve Yüksek Sağlık Kurulu'nın belirlediği %5,10 sürekli iş göremezlik oranının davalı işveren aleyhine usuli kazanılmış hak oluşturduğu kabullerinden hareketle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

Meslek hastalığının ayrı zamanlarda ve değişik işverenlere ait işyerlerinde geçen çalışma sonucu oluştuğunun belirlenmesi durumunda, bu iş yeri işverenleri arasında Borçlar Kanunun'da öngörülen dayanışmalı (müteselsil) sorumluluk esasları uygulanamaz. Meslek hastalığına yol açacak biçimde çalışmanın geçtiği her iş yerinin işvereni bakımından kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Meslek hastalığına yol açacak çalışmanın geçtiği belirlenen her iş yerinin işvereni zarardan kendi kusuru kadar sorumlu olur. Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş görüşleri bu doğrultudadır.

Somut olayda; davacının davalı işverenlik nezdinde çalışmaya başlamadan önce ayrı zamanlarda benzer iş ve iş yerlerinde farklı işverenlikler nezdinde çalışmasının bulunup bulunmadığını araştırılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olduğu gibi davalının Yüksek Sağlık Kurulu kararına yönelik bir kabulü bulunmadığı, Yüksek Sağlık Kurulu raporuna karşı davalıya ihtaratlı kesin süre verilip itiraz hakkı tanınmaksızın dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği ve neticeten davacının hastalığının araz bırakmadan iyileştiğine dair raporlar düzenlendiği gözden kaçırılarak usuli kazanılmış hak gereğince davacının %5,10 oranında sürekli iş göremezliği bulunduğu kabulünden hareketle karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Mahkemece yapılacak iş, davacının hizmet cetveli celp edilip davalı işverenlik nezdinde çalışmaya başlamadan önce benzer iş ve iş yerlerinde farklı işverenlikler nezdinde çalışmasının bulunup bulunmadığını araştırmak, varsa bu farklı işyerlerindeki çalışmaların süresi dikkate alınarak iş güvenliği uzmanları ve davacının tespit edilen meslek hastalığı konusunda uzmanlığı bulunan tıp doktorundan oluşan bilirkişi kurulundan rapor almak,

davacı tarafın temyiz incelemesine konu Mahkeme hükmüne dayanak kılınan kusur raporuna bir itirazı bulunmaması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hakkı da dikkate alarak kusurun oran ve aidiyetini kesin olarak tespit etmek, Adli Tıp Kurumu raporları ile davacının hastalığının araz bırakmadan iyileştiği, iyileşme süresinin 1 ay olduğu hususlarının kesinleştiğini, davalı aleyhine %5,10 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden oluşmuş bir usuli kazanılmış hak söz konusu olmadığını göz önünde bulundurmak,

tespit edilecek kusur oranı ve davacının sürekli iş göremezlik oranının %0 olmakla birlikte geçici iş göremezlik döneminde %100 malul sayılması gerektiği kabullerinden hareketle düzenlenecek hesap raporu ile davacının geçici iş göremezlik dönem zararını hesaplatmak ve diğer usuli kazanılmış hakları da göz önünde bulundurmak suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/9630, K. 2024/3208, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9630
Karar No
2024/3208
Tarih
26 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/9657 K.2024/2387
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/9669 K.2024/910
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/9673 K.2024/3349
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/9694 K.2024/1870
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/9717 K.2024/1910
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/9736 K.2024/1693

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.