KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10320 E., 2023/11934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1608 E., 2023/1623 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/89 E., 2023/52 K.
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 07.05.2018 tarihinde davalıya ait işyerinde üretim planlama müdürü ve modelist olarak işe başladığını ve 10.08.2019 tarihine kadar aynı pozisyonda çalıştığını, bu süreçte işveren tarafından sigortalı yapıldığı ve primlerinin ödendiğini bildiğini, ancak işsizlik maaşı için SGK'ya başvurduğunda, çalışmaya başladığı 07.05.2018 tarihinden itibaren sigorta bildiriminin yapılmadığını, sigorta işlemlerinin 3 ay 4 gün sonra 10.08.2018 tarihinde başlatıldığını öğrendiğini ileri sürerek, davacının 07.05.2018 – 10.08.2018 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti ile sigorta başlangıç tarihinin 07.05.2018 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait işyerinin küçük bir işyeri olduğunu ve müdür sıfatına sahip hiç kimsenin olmadığını, davacının müdür olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, işçilerin maaşlarının tamamının banka üzerinden ödendiğini, davacının 10.08.2019 tarihinde işe başladığını, işe giriş bildirgesinde de 10.08.2019 tarihinde işe başladığının görülebileceğini, davacının delil olarak bildirdiği sosyal medya yazışmaları ve whatsapp ekran görüntülerinin sonradan üretilen uydurma deliller olduğunu ve bunların resmi dayanaklarının ilgili kurumlardan getirtilerek ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı işyerinin talep edilen tarihlerde faal ve kanun kapsamında olduğu, davacının belirtilen tarihlerde 18 yaşından büyük ve başka işyerlerinden bildiriminin bulunmadığı, bu bağlamda tespite engel bir durumun bulunmadığı, dinlenen tanıkların ortak beyanlarından, davacının iddia edilen tarihlerde davalı işyerinde çalışmış olduğunun anlaşıldığı, davalının işe giriş bildirimini süresinde yapmadığı göz önüne alınarak,
Davanın kabulü ile; davacının davalıya ait iş yerinde 07.05.2018-10.08.2018 tarihleri arasında Kurum taban ücreti ile ve iş sözleşmesi ile bağlı olarak çalışmış olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; işyerinde çalışmayan davacı tanıklarının beyanlarına itibar edildiğini, bordro tanıklarının beyanlarının halen işyerinde çalışıyorlar ise itibar edilmeyeceğine yönelik değerlendirmenin hatalı olduğunu, davacı tanık beyanlarının birbirleri ile çeliştiğini, ticari defterlerin mahkemece incelettirilmeden usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğunu, telefon arama kayıtlarının ve görüşmelerinin tespitinin, işçinin o dönemde çalıştığına karine olamayacağını, hizmet tespiti davalarında davacı olan kişi çalıştığı dönemi kendi tanıkları, bordro tanıkları,
kendi tarafından imzalanan belgeler vs. yöntemlerle ispatlamak zorunda olduğu kabul etmemekle birlikte yüksek mahkeme aksi kanaatte ise dahi davacının telefon görüşmelerinin yapıldığı tarihlerde işyerinde çalışmadığını, görüşmelerin iş başvurusuna ilişkin olduğuna dair tanık ifadelerinin bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Fer'i Müdahil Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; Kurum kayıtlarının esas olduğu, sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, eylemli olarak çalışmanın şart olduğunu, davacının eylemli olarak çalışıp çalışmadığının şüpheye yer bırakmayacak nitelikte kanıtlanmış olması gerektiğini, dosya kapsamında böyle bir tespitin yer almadığını, tanık anlatımları dışında dosya kapsamında fiili çalışmayı kanıtlar şüpheden uzak bir delil bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i Müdahil SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı işveren nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 07.05.2018–10.08.2018 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi.
3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ile fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10320, K. 2023/11934, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama