KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/10676 E., 2023/12140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1399 E., 2023/1291 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İnebolu Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/53 E., 2023/195 K.
Karar Metni
1.271 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; 01.05.1987 ila 01.11.1989 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...
Sanayi Ltd. şirketi müdürü cevap dilekçesinde özetle; şirketlerinin adresinin Ankara ilinde olduğunu, mahkeme nezdinde açılan davanın yetkili yerinin Ankara yargı çevresinde olduğunu, bu sebeplerle mahkeme yetkisine itiraz ettiklerini, görevli ve yetkili olan Ankara İş Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, şirket kayıtlarında yapılan araştırmada davacı yanın iddia ettiği gibi bir iş aktine dayalı çalışması bulunmadığını, davacının yan işe başlamak için müracaat ettiğini, işe giriş kaydı yapıldığını, sonrasında davacının işi beğenmediği için çalışmadan gittiğini,
davacı ile şirketleri arasında devam eden bir hizmet akdi söz konusu olmadığını, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli ve yetkili olan Ankara İş Mahkemesine gönderilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
2.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... işyeri numaralı ...
Sanayi ünvanlı iş yerinde 01.05.1987 ile 01.11.1989 tarihleri arasında tuğla ocaklarında çalıştığını ve tarafına bordro dahilinde ücret ödendiğini iddia ettiğini, Kurum kayıtlarından yapılan incelemede 0600017387085 sigorta sicil numaralı davacının işyerine ait 01.05.1987 tarihli işe giriş bildirgesi mevcut olmasına rağmen dönem bordroları bulunmadığını, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile değişik 7 nci maddesi gereği müvekkil Sosyal Güvenlik Kurumunun iş bu davada davalı sıfatından çıkartılarak fer'i müdahil sıfatıyla yargılamaya devam olunmasına,
davanın reddine karar verilmesini yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davacı ...'in davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin 65631.06 sicil numaralı iş yerinde 01.05.1987-01.11.1989 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak fiili çalışmasının olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Feri müdahil vekili istinaf başvurusunda; hak düşürücü sürenin geçtiğini, çalışma iddiasının kanıtlanamadığını, bordro tanıklarının davacının çalışması hakkında bilgi sahibi olmadıklarını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkete ait 65631 sicil numaralı iş yerinde 01.05.1987 tarihinde işe girdiği bildirimini içeren bildirgenin Kuruma süresinde verildiği, davacının 15.03.1973 tarihinde doğduğu, uyuşmazlık konusu dönemde okul ve çıraklık kaydının bulunmadığı, dinlenilen tanıkların davalı şirkette ve davalı şirketin ortaklarının sahibi oldukları, 300-400 metre mesafede bulunan Ankara Toprak Sanayi iş yerinde tuğla kafesleme işi yaptığını ve üretime yönelik olarak çalıştığını beyan ettikleri ve böylece çalışma iddiasının kanıtlandığı anlaşılmakla feri müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili; sadece tanık beyanlarına itibar edilmesinin yerinde olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, mahkemece dinlenen tanık anlatımların da yapılan işin sezonluk olduğu yönünde beyanların olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece; davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, yaz sezonunda çalışma yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, sezonluk olup olmadığına ilişkin, ilgili odalardan konu ile ilgili bilgi alınmalı, çalışmanın sezonluk iş olup olmadığı yönünden davalı işveren yanında kesintisiz çalışmaları bulunan ve dinlenilmeyen bordro tanıklar tespit edilerek bunlar dinlenilmeli, varsa komşu işyeri tanıklarının da tespiti yapılarak dinlenilmeli, tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10676, K. 2023/12140, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama