KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11055 E., 2023/11723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/733 E., 2019/188 K.
- Hüküm/karar
- Usulden ret
Karar Metni
966 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen prime esas kazançların tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkili ...'ın 1993-2011 yılları arasında Acırlı Belediyesinde kesintisiz olarak çalıştığını, ancak 1993-2011 yılları arasında sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, bu nedenle bu tarihler arasında her ay 30 gün çalıştığının ve ücretinin net 1800,00 TL olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli ve 2012/151 E. 2016/101 K., sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 02.10.2018 tarihli ve 2017/453 E. 2018/6931 K. sayılı ilamında. "Somut olayda, davacı 1993-2011 yılları arasında 1800.00 TL net ücretle çalıştığının tespitini talep etmiş olup Mahkemece, 1993-2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak net ücreti 1842,80 TL olmak üzere çalıştığının tespitine karar verilerek talep aşılmıştır.
Öte yandan Mahkemece kararın eki sayılmasına karar verilen bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi sendika üyesi olan davacıya yapılan ödemelerin 506 sayılı Kanun'un 77 ve 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddeleri gereğince prime esas kazanca dahil olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılmadan hazırlanmıştır.
Ayrıca davacının 19.11.1993 tarihinden 2012/12. ayına kadar davalı işyerinde geçen çalışmaları davalı SGK ya bildirilmiş olup dava hizmet tespitine ilişkin değil prime esas kazancın tespiti istemine ilişkin olduğu gibi 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen hükmün yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden önce açıldığı için Sosyal Güvenlik Kurumu'nun feri müdahilliği söz konusu değildir.
Yapılacak iş, davacının davalıya ait işyerinden 2011/2. aydan itibaren bildirilen çalışmasının brüt 2878,45 TL prime esas kazançla bildirildiği, Mahkemece davacının son ücretinin tespit edildiği ve hükmün davacı tarafça temyiz edilmediği dikkate alındığında usuli kazanılmış haklar da göz önünde bulundurulduğunda davacının son ücretinin tespitinde hukuki yarar olmadığından davanın reddine karar vermek gerekmektedir. " gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacının çalışmasına esas kazancının aylık 1.800 TL olduğunun tespitini talep ettiği fakat dosya arasında bulunan davacıya ait SGK kayıtlarından da anlaşıldığı üzere, davacının, davalıya ait işyerindeki son aylık kazancının brüt 2.878,45 TL olarak bildirildiği, Mahkemece bozma öncesi davacının en son aylık ücretinin 1.842,80 TL olduğunun tespitine karar verilmiş olduğu,
bu kararın davacı tarafça temyiz edilmediği ve davacı yönünden kesinleştiği, davacının en son bildirilen aylık brüt ücreti 2.878,45 TL olup, zaten davacı tarafın talebi olan aylık 1.800,00 TL net ücretin üzerinde kaldığı yani kısacası davacı tarafın, davacının aylık son brüt kazancının 2.878,45 TL olduğu yerde, aylık net kazancının 1.800,00 TL olduğunun tespitini istemekte bir hukuki yararı olmadığı, son kazancının zaten dava dilekçesinde talep edilen ücretin üzerinde olduğu gerekçesiyle davacının davasının, hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, belirterek Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, prime esas kazançların tespiti hususundadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi 5510 sayılı Kanun'un 80 inci madde hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 inci maddesine eklenen 4 üncü fıkrasında ve 12.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup inceleme konusu dava,
hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti niteliğinde olduğundan ve özellikle dava tarihi 29.11.2013 olduğundan, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu hüküm kısmında ve gerekçeli karar başlığında, "Fer'î Müdahil" olarak belirtilen Kurum'un, "davalı" olarak gösterilmesi gerektiği hususunun, mahkemece göz önünde bulundurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
3.Davada, ret kararı verildiği halde davalı Kurum vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da bozmayı gerektirir.
4.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1-İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığındaki ''fer'i müdahil: Sosyal Güvenlik Kurumu ''Başkanlığı" sözcüklerinin silinerek yerine ''davalı: ...'' sözcüklerinin yazılmasına ,
2- Hüküm fıkrasının (5) numaralı bendindeki "Feri Müdahil dosyada kendisini vekil ile temsil ettirmiş olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Belediyesine verilmesine" ibaresinin silinerek yerine, "Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Başkanlığına verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11055, K. 2023/11723, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama