KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11356 E., 2023/11939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3326 E., 2023/2272 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 18. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/75 E., 2022/337 K.
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum tarafından davacıya 22.04.2022 tarihli, 2018/13212 takip ve 38196 icra kart numaralı ödeme emri gönderildiğini, ancak asıl borçlu şirketin ... Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/115 E. sayılı dosyasında iflasına karar verildiğini, borca ilişkin dönemde davacının şirket yöneticisi olmadığını ayrıca borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, davacıya gönderilen ödeme emrinin iptalini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını, davacının diğer iddialarının da yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddi ile Kurum alacağının %10 oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamında; taraflarca yasal süresi içerisinde bildirilen ve uyuşmazlığın esasına etkili olduğu değerlendirilen tüm delillerin celp edildiği, buna göre davalı Kurum borçlusu dava dışı şirket hakkında ...
Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/115 E. sayılı dava dosyası kapsamında (gerekçeli kararda belirtildiği üzere), 28.01.2016 tarihli ara karar ile "Davacı şirket hakkında 6183 sayılı Kanuna göre yapılan ve yapılmış olan ve daha sonra yapılacak takipler de dahil olarak İİK.nın 206.m.l sırasında yazılı alacaklar için yapılan takipler ve rehinli takipler haricindeki, tüm icra ve iflas takipleri, satış ve muhafaza işlemleri, ihtiyati haciz uygulamaları gibi tedbir uygulamalarının İİK.nun 179/b maddesine göre durdurulmasına, yeni takip yapılmamasına" karar verildiği,
iflas karar tarihi olan 08.05.2019 tarihine kadar tedbir kararının devam ettiği, davalı Kurum tarafından ödeme emirlerine konu olan borcun tedbir kararından sonraki dönem olan 2016/01, 02, 03, 04,05, 06, 07, 08, 09, 10, 11 ve 2017/03, 04, 05, 06, 07, 08, 09, 10 ve 11. aylarına ilişkin prim borcuna ilişkin olarak tahakkuk ettirildiği anlaşılmakla, konuya ilişkin yasal mevzuat ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihadına göre tedbir kararının verilmiş olmasının (dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olan) davacı yönünden yukarıda belirtilen haklı sebebi oluşturduğu gerekçesiyle,
davanın kabulü ile dava konusu 38196 kart numaralı 2018/13212 takip numaralı ödeme emrinin iptaline, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun mükerrer md. 35' e göre , Anonim Şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarından Yönetim Kurulu üyelerinin tüm şahsi mal varlıkları ile sorumlu olduğunu, dolayısıyla davacı yanın söz konusu şirketin iflasına yönelik yapmış olduğu açıklamaların hukuka aykırı olduğunu, Kurum tarafından davacının Yönetim Kurulu başkanı olduğu şirkete karşı takip başlatılmadığı, davacının kendisine yönelik takip başlatıldığından şirketin iflas etmiş olduğunu, tasfiye sürecinde olduğu vb. savunmaların yersiz olduğunu, Kurumca gerçekleştirilen işlemlerde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yasal süresinde açıldığı, dava konusu borçların dönemi itibarı ile 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımına uğramadığı, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında 28.01.2016 tarihinde İflas (İflasın Ertelenmesi) davası açıldığı ve aynı tarihli ara karar ile tüm icra ve iflas takipleri, satış ve muhafaza işlemleri, ihtiyati haciz uygulamaları gibi tedbir uygulamalarının İİK.nın 179/b maddesine göre durdurulmasına, yeni takip yapılmamasına" karar verildiği,
iflas karar tarihi olan 08.05.2019 tarihine kadar tedbir kararının devam ettiği ve davacının dava konusu borcu ödememesinde haklı sebebi bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne dair kararın yerinde ve İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi (506 sayılı Kanun m. 80), 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun ilgili maddeleri.
3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11356, K. 2023/11939, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama