KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11417 E., 2023/11705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/507 E., 2021/592 K.
- Dava tarihi
- 14.12.2010
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.071 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde.
Kadıköy SGM de 4.4006.07.1177761.34.10 sayılı dosyada işlem gören davalı şirketlere ait Kadıköy-Kartal Metro inşaat işyeri sigortalısı ...'nin 25.07.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, sigortalının inşaat şantiyesindeki depo-ambar niteliğindeki bir yapının çatı montajında çalışırken üzerine bastığı plastik çatı malzemesinin kırılması ile yaklaşık 10 metre yüksekten zemine düşerek öldüğünü, Kartal 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/644 Esas kayden açılan dava sonucu verilen karar ile işyeri proje müdürü Oivia Angelini ve proje müdürü yardımcısı ...'nın kusurlu bulunarak cezalandırılmalarına karar verildiğini,
sigortalının hak sahiplerine kurumlarınca 323.607,67 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını bildirerek ıslah dilekçesindeki miktarla birlikte hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan fiili ödeme ve evlenme yardımının toplamı olarak 161.803,83 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı Kurum vekili 07.03.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 181.142,26 TL 'ye artırdığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle. SGK Başkanlığı tarafından Kurumun sigortalı ...'nin 25.07.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle vefatı sonucu hak sahibi mirasçılara bağlanan gelirden şimdilik 161.803,83 TL nın müvekkili davalılardan tahsili talebi ile açılmış davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirketlere karşı tek tek husumet yöneltilemeyeceğini, müttevefa işçinin Avrasya Metro Grubu Ortak Girişiminin işçi olup ....
Metro Grubu Ortak Girişimi, Makyol İnşaat San ve Tur. ve Tic. Anonim Şirketi,... Ağır Sanayi İnşaat ve Taah.
A.Ş. ve Astaldi S.P.A'dan farklı bir kişilik olduğunu, Avrasya Metro Ortak Girişiminin bir konsarsiyum olup Adi Ortaklık şeklinde yapılandığını, bu nedenle müvekkili şirketler yönünden davanın esasa girilmeden husumet yönünden reddinin gerektiğini, kazada müvekkillerin kusurunun bulunmadığını, müttevefanın eğitimli ve deneyimli olmasına kendisine her türlü ekipman sağlanmış olmasına rağmen kusurlu davranışı nedeniyle kazaya uğradığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2013/292 E. 2016/191 K. sayılı kararıyla davanın kabulü ile davalıların toplam %70 kusur oranına göre hak sahipleri Rabia'ya bağlanan 118.067,90 TL gelir ile Kübra'ya bağlanan 31.441,26 TL gelirin 27.03.2009 tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, hak sahibi Nuri'ye fiilen ödenen 9.838,09 TL ile Hatice'ye ödenen 8.286,13 TL fiili ödeme ve Hatice'ye yapılan 13.508,88 TL evlenme yardımının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 27.03.2019 tarihli ve 2016/16996 E. 2019/2809 K. sayılı ilamında "...Mahkemece, davalılar Olıvıa Angelini ve ... hakkında kaza nedeniyle açılan ceza davasına ilişkin dosyanın da celbi ile müfettiş raporu ile mahkemece hükme esas alınan kusur raporu arasında, meydana gelen olay ile ilgili farklı oran ve aidiyetler belirlenmek suretiyle oluşan çelişkinin giderilmesi için, iş kazasının gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınacak raporla tarafların kusur oranı ve aidiyeti konusunda raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken çelişkili kusur raporuna dayanılarak hüküm kurulması bozma nedenidir. ..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;"...Tüm dosya kapsamından sigortalı ...'nin davalı şirketlerin oluşturduğu Avrasya Metro Grubu Ortak Girişimi tarafından yapımı üstlenilen Kadıköy- Kartal Metro İnşaatında formen olarak çalışırken 10.07.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, iş kazasında tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişi heyetinden alınan 10.07.2020 tarihli kusur raporuna göre kazada davalı işverenlere ait Ortak Girişimin %70, kazalının %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,
davalılardan proje Müdürü Olivia'nın %6, müdür yardımcısı Ahmet'in %4 oranında kusurlu olduğu, kalan %60 oranındaki kusurun diğer davalıların ortak girişimine ait olduğunun tespit edildiği, ceza soruşturması sırasında alınan 02.03.2009 tarihli kusur raporu ile kovuşturma sırasında alınan 30.05.2010 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre de sanık Olıvıa Angelini ve ...'nın birinci derecede kusurlu olduğu, müteveffa ...'nin ikinci derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği, sanıkların asli kusurlu olmaları nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği görülmüştür.
Anayasa Mahkemesinin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas, 2006/106 sayılı kararı ile 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan “… sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktar ile sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmesinden sonra kurumun rücu alacağının yasadan doğan, bağımsız, kendine özgü,
basit rücu hakkına dönüştüğü için sigortalı veya hak sahiplerine Kurum tarafından bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla," gerekçesiyle ve bozma sonrası ıslah dilekçesi göz önüne alınmak suretiyle, davanın kabulü ile davalıların toplam %70 kusur oranına göre hak sahipleri Rabia'ya bağlanan 118.067,90 TL gelir ile Kübra'ya bağlanan 31.441,26 TL gelirin 27.03.2009 tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
hak sahibi Nuri'ye fiilen ödenen 9.838,09 TL ile Hatice'ye ödenen 8.286,13 TL fiili ödeme ve Hatice'ye yapılan 13.508,88 TL evlenme yardımının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma verilmesi karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili, tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, sigortalının kusursuz olduğundan bahisle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2.506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, bozma sonrası alınan kusur raporuna göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11417, K. 2023/11705, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama