KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11701 E., 2023/12418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Ek karar tarihi
- 07.07.2020
- Karar
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/346 E., 2019/614 K.
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ... ve SGK Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işverene ait işyerinde 25.09.2005 – 10.11.2012 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesine özetle; yetki ve husumet itirazı yanında, davanın esastan da reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtları esas alındığında davacının sigortalı olarak çalıştığı sürelerin belli olduğunu, kesintisiz çalışma talebi üzerine yapılacak inceleme sonucu verilecek olan kesintisiz hizmet tespitinin mükerrer sigortalılık durumu oluşturacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosyada mevcut tüm kayıtlar, davacının 19.04.2016 tarihli celsedeki beyanı, SGK kayıtları, dinlenen bordro tanığı ..., davacı tanıkları ... ve ...'in beyanları birlikte değerlendirildiğinde,
1-Davanın kısmen kabulü ile [TCKN] T.C. kimlik numaralı davacı ...'nın davalı ...'ne ait ... Öğrenci Yurdu isimli işyerinde 25.09.2005 - 23.05.2006, 01.06.2006 - 05.06.2006 ve 11.11.2008 - 31.12.2009 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle üç dönem halinde toplam 655 gün çalıştığının ve bu 655 günlük çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmediğinin tespitine fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davalı ... Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü sürenin gözetilmediğini, bordro tanığı dinlenmeden karar verildiğini, tanık anlatımlarının davacının iddialarını ispatlamaya yeterli olmadığı gibi destekleyen delillerin olması gerektiğini, Kurum kayıtlarının aksinin kesin delillerle ve hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 25.09.2005 - 23.05.2006, 01.06.2006 - 05.06.2006 ve 11.11.2008 - 31.12.2009 tarihleri arasında bildirimsiz çalışmanın bulunduğunun hüküm altına alındığı, bu karara karşı davalı Kurum dışında istinaf yasa yoluna başvuran olmadığı,
yani davacı aleyhine aralıklı çalışma olgusunun kesinleştiği, ayrıca davacının 19.04.2016 tarihli celsede 2006/5 inci dönemde başka işveren nezdinde çalıştığını belirttiğinden ve anılan dönemde ... sicil sayılı işyerinden davacının bildiriminin bulunduğu görülmekle, netice itibariyle gerek davacının hizmet dökümüne ilişkin kayıtlar gerek İlk Derece Mahkemesi kabulü aleyhine davacının istinaf yasa yoluna başvurmamasından dolayı kesinleşen olgu gerekse davacının talep ettiği dönem içinde bir ara başka işveren nezdinde çalıştığına dair beyanı birlikte değerlendirildiğinde, kesintili çalışmanın bulunduğunun sübuta erdiği,
2006 yılını takip eden takvim başından itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 21.12.2012 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan 25.09.2005 - 23.05.2006, 01.06.2006 - 05.06.2006 dönemlerine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği, Daire tarafından çözülmesi gereken hukuki sorunun 11.11.2008 - 31.12.2009 tarihleri arasında davacının davalı vakfa ait işyerinde çalışıp çalışmadığının tespiti noktasında düğümlendiği, dinlenen bordro tanığı ...'in davacının çalışmasını doğruladığı,
dinlenen diğer tanıkların aradan geçen zaman nedeniyle hatırlamadıklarını beyan ettikleri, yine dinlenen tanık ...'ün davacının aşçıya yardım eden eleman olarak çalıştığını doğruladığından, davacının iş bu dönem aralığında çalıştığına dair İlk Derece Mahkemesi kabulünün dosya kapsamı ile örtüştüğü görülmekle davanın kısmen kabulünün gerektiği, yurt çalışanı olan ...'ın (...
12 No'lu Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/475 Esas No, 2015/499 Karar No, 14.01.2016 kesinleşme tarihli kararına göre ad bilgisi Mehmet Ali İken Mehmet olarak düzeltilmesi nedeniyle son durumuna göre ismi belirtilmiştir.) işveren sıfatı bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince iş bu davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın bu ret kararı aleyhine kanun yoluna başvurmadığı, davalı açısından ret kararının kesinleştiği anlaşılmakla.
Dairece kesinleşen olgu göz önünde bulundularak, davanın reddine karar vermek gerektiği, davalının istinaf hüküm duruşmasından bir gün önce vekil tayin ettiği, istinaf duruşmasında vekilin görev yaptığı anlaşılmakla birlikte belirtildiği üzere işbu davalı açısından İlk Derece Mahkemesince verilen ret kararının kanun yoluna başvurulmamasından dolayı kesinleştiği, vekilin lehlerine kesinleşen hüküm dolayısıyla istinaf aşamasında yapabileceği herhangi bir hukuki yardımın söz konusu olamayacağı anlaşılmakla, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmeyerek,
yukarıda belirtilen nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, "Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ... 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen, 26.12.2019 tarih, 2013/346 Esas ve 2019/614 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabulü ile davacının, davalı işverene ait, Kurtuluş Mah. Huzur Sok.
No: 6 .../... adresinde bulunan, 1195236 işyeri sicil numaralı işyerinde, hizmet akdine istinaden, dönemin asgari ücret ile 11.11.2008-31.12.2009 tarihleri arasında, tam ve kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; davalı yönünden ret kararı verildiğinden, lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek, hükmün bu yönüyle bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, davalı işveren nezdinde 25.09.2005 – 10.11.2012 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11701, K. 2023/12418, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama