KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11735 E., 2023/11515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1822 E., 2023/826 K.
- Karar
- Ret
Karar Metni
797 kelime·4 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sigorta primine esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirket nezdinde 29.04.2014 – 21.06.2017 tarihleri arasında "Personel Müdürü" sıfatı ile çalıştığını, iş akdinin 21.06.2017 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, işveren tarafından SGK primlerinin aldığı gerçek maaş üzerinden değil de asgari ücret üzerinden yatırıldığını öğrendiğini ileri sürerek, davalı işveren tarafından eksik yatırılan primlerin tespitine ve eksik primlerin davalı işverence tamamlatılmasına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2017/308 - 2020/75 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili; davacı tarafın delillerin ikamesinden sonra 06.02.2018 tarihinde dosyaya sunduğu, kesinlikle gerçeklik taşımayan ve araştırılması gereken sözde "Aylık Ücret Ödeme Cetveli" isimli belgelerin mahkemenin kararına dayanak yapılmasına kesinlikle muvafakatleri olmadığını, söz konusu "cetvelin" hem delil ikamesinden sonra sunulması hem de aralarında husumet bulunan işçiler tarafından gerçeğe aykırı olarak dava aşamasında düzenlenmiş olduğundan bahisle itirazlarını defaatle beyan ettiklerini, buna karşın davalı şirketin dosyaya sunduğu ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmiş olduğu davacının ıslak imzalarının yer aldığı maaş bordrolarına itibar edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı SGK vekili, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, iddianın somut ve yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyor ise, tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve 2020/1035 - 2022/884 E.K. sayılı kararı ile ... 22. İş Mahkemesi'nin 03.03.2020 tarihli, 2017/308 Esas - 2020/75 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
Daire kararında; "Somut olayda; davacının, davalı şirkette personel müdürü olarak çalıştığını iddia etmesine karşılık, dosyada yer alan asgari ücret üzerinden düzenlenen bordrolara imza atmış olup imza inkarı da bulunmamaktadır. Mahkemece, davacının elden aldığı ücret tutarlarının gösterildiğini iddia ettiği personel ücret çizelgelerine dayanılarak ücret belirlenmesi hatalı olup, ücret tutarının, tanıkla ispat sınırının üstünde olduğu da kabul edilerek sonucuna göre karar verilmelidir" şeklindeki gerekçeyle yanılgılı değerlendirme ile kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2022/1822 - 2023/826 E.K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozma ilamında belirtildiği üzere, talep edilen ücret tutarının tanıkla ispat sınırının üstünde olduğu bu sebeple yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca prime esas kazancın ispatı için yazılı delil sunulması gerektiği, ancak davacı tarafından yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı niteliğinde herhangi bir delil (para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi vs. belgeler) sunulmadığı görüldüğünden, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının iddiasını altında davalı şirketin kaşesi ve yetkilisinin imzasının bulunduğu belge ile ispatladığını belirterek kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 29.04.2014 – 21.06.2017 tarihleri arasındaki sigorta primine esas ücretlerinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11735, K. 2023/11515, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama