İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11740 K.2024/1005

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tıbbi malzeme satış bedellerinin faiziyle davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2023/11740Karar2024/1005Tarih8 Şubat 2024Okuma7 dk · 1.449 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/11740 E., 2024/1005 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2022/1716 E., 2023/884 K.
Karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.449 kelime·7 dk okuma·17 bölüm

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tıbbi malzeme satış bedellerinin faiziyle davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde bozulması üzerine önceki kararda direnilmesine davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde Hukuk Genel Kurulu tarafından bozulması üzerine davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Mahkemesinde görülen 5434 sayılı Kanun iştirakçilerine yapılan protez, ortez ve tıbbi cihaz ve malzeme bedellerinin faturalarının arkasına sigortalıların isimlerinin yazılması suretiyle davacı şirketin davalı Kurum ile yaptığı 1999 yılından süre gelen sözleşme çerçevesinde Kurumdan tahsiline ilişkin yapılan uygulama sırasında davacı şirketin iki elemanı hakkında sahte reçete ve sağlık raporu tanzim edildiği iddiasıyla davalı Kurumca sözleşme kapsamında yapılması gereken ödemelerin yapılmaması nedeniyle kesilen fatura bedelleri toplamı 257.025,96 TL'nin davalı Kurumdan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 05.11.2013 tarihli, 2012/102E., 2013/389 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne 244.351,89 TL alacağın temmerrüt tarihi olan 07.05.2007 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında, "...Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmeye (protokol) aykırılıktan kaynaklandığı belirgin olup, bu yönde, davada 5510 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığı gibi, uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun'un uygulanmasından kaynaklandığını ortaya koyacak yasada başka bir hüküm de mevcut değildir. Aksine, sözleşme hükümlerine aykırılıktan kaynaklanan bu davanın yasal dayanağının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112 nci maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 96 ncı maddesi) ve devamı maddeleri olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle; davanın genel mahkemede görülmesi gerekeceğinden, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 03.05.2016 tarihli, 2016/54 E., 2016/274 K. sayılı kararı ile dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Görevsizlik kararı üzerine yargılamayı yapan Mahkemenin 14.12.2017 tarihli, E.2017/167 K.2017/423 saylı kararı ile davanın kısmen kabulüne 244.280,60 TL alacağın 09 Mayıs 2007 temerrüd tarihini takip eden ayın başından işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

C. 2'nci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında, "...

5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun'a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceğinden bunların iptali için açılan davaların çözüm yerinin İdari yargı yeri olduğu açıktır.

Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.12.2012 gün 2012/251 E., 263 K. sayılı. 24.12.2012 gün 2012/536E, 433K sayılı kararları da bu yöndedir. Bu nedenle eğer reçete sahibi sigortalılar emekli sandığı iştirakçisi ise dava idari yargıda görüleceğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekecektir.

Ancak sigortalılar emekli sandığı iştirakçisi değil ise, bu durumda sigortalıların tabii olduğu Sosyal Güvenlik Kurumunun reçete tarihi itibariyle geçerli sağlık yardımlarının sağlanmasına ilişkin düzenlemeleri doğrultusunda ve genel olarak tıbbi malzemeyi satan şirketin, sigortalıların alması gereken reçete edilen malzeme bedellerinin, şirket tarafından doğrudan ilgili sosyal güvenlik kurumundan talep ve tahsil edebilme ve gerekirse dava edebilme ehliyetinin bulunup bulunmadığının bu anlamda alacağın temlikinin sözkonusu olup olmadığının,

dosya içerisinde davalı Kurum tarafından adı geçen sigortalıların kimlik numarası belirtilmediği için malzeme bedelinin sigortalıya ödenip ödenmediğinin bildirilemediği belirtildiğinden, bu eksikliğin de giderilerek dava konusu malzeme bedellerinden ödenen var ise bu ödemelerin dikkate alınıp sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 11.02.2020 tarihli, E.2019/314, K.2020/37 sayılı kararı ile önceki kararda direnilerek davanın kısmen kabulüne, 244.280,60 TL alacağın 09 Mayıs 2007 temerrüd tarihini takip eden ayın başından işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

E. 3 'üncü Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Hukuk Genel Kurulu kararında, "...18. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince direnme karar gerekçesinde Özel Dairenin bozma kararına karşı, bozma kararının hangi nedenle doğru bulunmadığına, hangi gerekçeyle direnildiğine ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmemiş ve yukarıda açıklanan mevzuata uygun hüküm fıkrası oluşturulmamış, direnmeye ilişkin kısa kararda önceki karara atıf yapılarak sadece, “Mahkememizin önceki kararda direnilmesine” denilmekle yetinilmiş, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar kurulmamıştır.

19. Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı gibi direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü ve gerekçesi de bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır.

20. O hâlde Mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği, açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve özellikle Anayasa’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddesi gözetilerek ve bozma kararında yer verilen bozma gerekçelerine karşı, direnmenin gerekçesini de (gerekirse yeni bir hüküm oluşturmayacak şekilde yasal sınırlarda genişletilerek) açıkça kaleme alarak kararda göstererek gerekçeli karar oluşturulmasıdır.

21. Mahkemenin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere haiz bulunmayan kısa kararı ve gerekçeli kararı usule uygun değildir.

22. Direnme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir..." denilerek karar bozulmuştur.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 27.05.2021 tarihli, E.2021/14, K.2021/231 sayılı kararı ile bozmaya uyularak, davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

G. 4' üncü Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararında, "...O halde mahkemece esasa girilerek inceleme yapılması, delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle ve hangi yargı kolunun görevli olduğu hususu gerekçede belirtilmeksizin yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." denilerek karar bozulmuştur.

H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 07.07.2023 tarihli, E.2022/1716, K.2023/884 sayılı kararı ile bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine 244.280,60 TL alacağın 09 Mayıs 2007 temerrüd tarihini takip eden ayın başından işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun iştirakçilerine yapılan protez, ortez ve tibbi cihaz ve malzeme bedellerinin faturalarının arkasına sigortalıların isimlerinin yazılması suretiyle davacı şirketin davalı Kurum ile yaptığı 1999 yılından süre gelen sözleşme çerçevesinde Kurumdan tahsiline ilişkin yapılan uygulama sırasında davacı şirketin iki elemanı hakkında sahte reçete ve sağlık raporu tanzim edildiği iddiası ile davalı Kurumca sözleşme kapsamında yapılması gereken ödemelerin yapılmaması nedeniyle kesilen fatura bedelleri toplamı 257,025,96 TL’nin davalı Kurumdan faizi ile tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 HUMK’un 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11740, K. 2024/1005, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. İlk Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. 2'nci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. E. 3 'üncü Bozma Kararı
  12. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. G. 4' üncü Bozma Kararı
  14. H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  15. V. Temyiz
  16. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  17. B. Temyiz Sebepleri
  18. C. Gerekçe
  19. VI. Karar
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11740
Karar No
2024/1005
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11745 K.2024/1512
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11766 K.2024/2150
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11774 K.2024/1309
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/11797 K.2024/1547
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11799 K.2024/1165
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/11814 K.2024/2289

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.