İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11843 K.2023/11975

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerektiğinin tespiti davasında…

Esas2023/11843Karar2023/11975Tarih28 Kasım 2023Okuma10 dk · 1.976 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/11843 E., 2023/11975 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Kasım 2023
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/147 E., 2021/227 K.
Karar
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.976 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... sicil sayılı iş yeriyle ilgili olarak 02.08.2016 tarih ve 10515525 sayılı aylık prim hizmet bildirgesi kanun numarası değişikliği konulu yazılı müracaatı ile 5510 sayılı Kanun iptali ve 6111 sayılı Kanuna göre ek aylık prim ve hizmet belgesi belgelerindeki kanun numarasının 6111 sayılı Kanun teşvikine dönüştürülmesi talebinin davalı kurumca 18.03.2015 tarih ve 2015/10 sayılı genelge gerekçe gösterilerek reddedildiğini, Kurumun genelge ile yetkisini aştığını, kendisini kanun koyucu yerine koyarak kanunda getirilen teşvikten yararlanma imkanını ortadan kaldırdığını,

müvekkilinin talebine olumsuz cevap verdiğini ve iptal ve asıl APHB belgelerini işleme koymayarak talebi reddettiğini, 6111 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10 uncu maddesi ve sosyal sigorta işlemleri yönetmeliğinin 103 üncü maddesi gereğince müvekkilinin müracaatının işleme alınması gerektiğini beyanla davalı Kurumun 03.08.2016 tarih ve 44221788/206909012016/E.4256930-AY sayılı işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kuruma verilen dilekçenin 6111 sayılı Kanunla yapılan sigorta prim desteği düzenlemelerinin uygulanmasına esas olmak üzere başvuru tarihinde 2011/45 sayılı genelgenin yürürlükte olduğunu,

bu genelgenin "4.1.1 Destekten yararlanılabilmesi için gerekli genel şartlar" başlığı altında (g) bendinde " Aylık prim ve hizmet belgesinin kurumumuza yasal süresi içinde gönderilmesi" bölümünde " 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlanılabilmesi için 6111 Kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süre içinde Kuruma verilmiş olması gerekmektedir." hükmünün bulunduğunu bu nedenlerle de yersiz ve haksız açılmış olan davanın reddine yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, ilk bozma öncesi verilen ilk kararı ile Sosyal Sigorta İşletmeliği Yönetmeliği 103/4-f hükmü ile işverenlerin teşvik başvurularında geriye dönük talepte bulunabilmeleri ve daha önce hatalı şekilde seçtikleri teşvik uygulamalarını düzelterek değiştirebilmeleri hususunda özel düzenleme yapılmıştır.

Davalı şirketin prim teşvikinden yararlanma başvurusu ile hatalı olarak 5510 sayılı Kanun numarasını seçtiği, daha sonra dava konusu 6111 sayılı Kanun numarası seçilerek düzeltme başvurusunda bulunduğu, Kurumun talebi reddettiği anlaşılmış ise de davacının başvurusunun yasaya uygun olduğu, işleme alınması gerektiği, prim teşvikinden 6111 sayılı Kanun ile değişik 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi gereğince yararlandırılması gerektiği sonucuna varılmış ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davacının davasının kabulüne davacının 1073218 sicil sayılı iş yeri ile ilgili olarak 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'un ek geçici 10 uncu maddesi kapsamında geriye dönük prim teşviğinden yararlanmaya ilişkin 02.08.2016 tarihli ve 10515525 sayılı başvurusunun Kurumca reddine ilişkin 03.08.2016 tarih 44221788/206909012016/E.4256930-AY sayılı işleminin iptaline, davacının başvurusunun işleme alınması gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin ilk bozma öncesi verilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, 18.03.2015 tarih, 2015/10 sayılı genelge hükümleri karşısında davacının isteminin kabulüne olanak bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin ilk bozma öncesi verdiği kararı ile davacının 5510 Kanun numarası seçerek prim teşvikinden yararlandığı ve süresi içerisinde aylık prim ve hizmet belgesini verdiği noktasında bur uyuşmazlık bulunmamaktadır. Geçici Madde 10'da prim teşvikinden yararlanmak isteyen işverenlerin "çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak; 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi" koşulu bulunmakta olup teşvik yanlış seçilmiş olsa dahi aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Kuruma gönderen işverenlerin, prim teşvik maddesini yanlış seçtikleri gerekçesiyle 4447 sayılı Kanun'un Geçici Madde 10/5 fıkrası kapsamında bildirgeyi vermiş sayılmayacakları iddiası da hukuki dayanaktan yoksundur.

Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında, incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin, bozma ilamı ile 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi hükümlerinden faydalandırılma istemi ile 14.10.2016 tarihinde açılmış eldeki davada, Mahkemece verilen ilk karar ile davanın kabulüne dair karar verilmiş, bu kararın temyizi aşamasında ise 01.04.2018 tarihi itibari ile 7103 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen ek 17 nci maddesi yürürlüğe girmiş ve dairemizce anılan ek 17 nci Madde hükümlerinin dikkate alınması gereğine işaret edilerek kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına dair karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Ne var ki Mahkemece dikkate alınan bozma ilamı ve 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4 üncü Fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir.

Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir.

Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. - 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş ve karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Anayasa'nın 153 üncü maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü maddesi hükümlerine göre Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan mahkemelerin ve giderek Yargıtayın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup, bu yönde bir uygulama yapılmasına imkânı yoktur.

Belirtilmelidir ki Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler. Buna göre; usuli kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği taktirde artık usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verilir.

Şu halde, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.

Eldeki davada ise Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ve davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılması veya fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından yasal tüm şartların varlığı incelenmeli ve sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmelidir. denilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci Maddesinin 4 üncü Fıkrası hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. - 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş ve karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olup, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü maddesi hükümlerine göre Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan mahkemelerin ve giderek Yargıtayın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup bu yönde bir uygulama yapılmasına imkân bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil edeceği, buna göre;

usuli kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği taktirde artık usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verileceği açık olup eldeki davada 27579 sayılı sosyal sigorta işlemleri yönetmeliğinin 103/4-f maddesi " daha önce kuruma belge türü veya kanun numarası hata ile seçilerek verilmiş olan prim ve hizmet belgelerine ilişkin düzeltme amaçlı olarak yasal süresi dışında verilen aylık prim ve hizmet belgeleri düzeltme ile fiili hizmet süresi zammı kazandırma hali hariç,

belgede kayıtlı sigortalılar ve sigortalıların prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazanç tutarının aynı olması kaydıyla ayrıca incelemeye gerek kalmaksızın işleme alınır. Bu nitelikte verilen aylık ve hizmet belgelerine idari para cezası uygulanmaz.

Sonradan düzeltme amaçlı verilen belge ile fiili hizmet süresi zammı kazandırılması halinde söz konusu belgenin işleme alınmasında bu maddenin yukarıdaki fıkralarında belirtilen usul izlenir." hükmüne amir olup Sosyal Sigorta yönetmeliği 103/4-f hükmü ile işverenlerin teşvik başvurularında geriye dönük talepte bulunabilmeleri ve daha önce hatalı şekilde seçtikleri teşvik uygulamalarını düzelterek değiştirebilmeleri hususunda özel düzenleme yapılmış olup davalı şirketin prim teşvikinden yararlanma başvurusu ile hatalı olarak 5510 sayılı Kanun numarasını seçtiği,

daha sonra dava konusu 6111 sayılı Kanun numarası seçilerek düzeltme başvurusunda bulunduğu, Kurumun talebi reddettiği anlaşılmış ise de davacının başvurusunun yasaya uygun olduğu, işleme alınması gerektiği, prim teşvikinden 6111 sayılı Kanun ile değişik 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi gereğince yararlandırılması gerektiği sonucuna varılmış,

davacının davasının kabulü ile davacının 1073218 sicil sayılı iş yeri ile ilgili olarak 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'un ek geçici 10 uncu maddesi kapsamında geriye dönük prim teşviğinden yararlanmaya ilişkin 02.08.2016 tarihli ve 10515525 sayılı başvurusunun kurumca reddine ilişkin 03.08.2016 tarih 44221788/206909012016/E.4256930-AY sayılı işleminin iptaline, davacının başvurusunun işleme alınması gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamanda 331 inci maddesi ile birlikte, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 10 uncu maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.

2.Eldeki davada, Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında davacı şirketin davalı Kurumdan ek 17. Maddenin ikinci fıkrası kapsamında başvurusunun varlığı sorulmuş ve davalı Kurumun cevabi yazısında davacı şirketin ek 17 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 30.05.2018 tarihinde başvuruda bulunduğu ve davacının davaya konu ettiği dönemler bakımından 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu Maddesinden faydalandırılmaya dair kuruma verdiği belgelerin işleme alındığı hususu ile birlikte davacının mahsuplaşma talebine göre mahsup işlemlerinin de gerçekleştirilmiş olduğunun belirtilmiş olması karşısında,

davacı şirketin açtığı bu dava ile 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi hükümlerinden faydalandırılmaya yönelik olarak Kuruma verilen belgelerin işleme alınmasını talep ettiğine göre, dava konusu istem bakımından, davacının talebine konu tüm dönemlerin açıkça belirtilerek davalı Kurumca belgelerin işleme alınıp alınmadığı hususunun sorulması ile işleme alınması halinde davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11843, K. 2023/11975, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  11. A. İlk Bozma Kararı
  12. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. VI. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VII. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11843
Karar No
2023/11975
Tarih
28 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/11843 K.2023/14275
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11846 K.2023/12105
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11847 K.2023/11749
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11848 K.2023/11511
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/11849 K.2023/12865
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/11849 K.2023/11953

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.