KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/11903 E., 2023/11514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1881 E., 2022/1260 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/452 E., 2022/44 K.
Karar Metni
1.553 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ...
AVM şubesine ilişkin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu müfettişi tarafından tutulan tutanak ile söz konusu şubede çalışan işçilerin bir kısım fazla mesai ve UBGT ücretinin ödenmediği, çalışma sürelerine uyulmadığı yönünde tespitlerde bulunulması üzerine, bir kısım işçiler için aylık prim hizmet bildirgelerinin düzenlenmesinin istendiğini, davacı şirket tarafından bu belgelerin düzenlenmemesi nedeni ile 32.090,21 TL prim ve işsizlik borcu uygulandığını, bordrolarda işçilere ödeme yapıldığını, Kurum işleminin yasal olmadığını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile hukuka aykırı olan 53494150-2020101-1108318-14231851 sayılı 22.10.2018 tarihli itirazın reddine ilişkin kararın iptaline, 2017/1-12 aylara ilişkin prim ve işsizlik borcu ile gecikme zamlarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işyerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Müfettişi tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen 20.02.2018 tarih ve 7243/İNC/03 sayılı rapor ile işyerinde çalışan işçilerin haftada 4 gün 10:00-12:00 saatleri arası 1 gün 14:00-22:00 saatleri arası ve 1 günde 10:00-18:00 saatleri arası çalıştıkları ve haftada toplam çalışma sürelerinin 58 saat olduğu haftalık çalışma süresinin 45 saati aştığı ve 13 saat fazla çalışma yaptıkları, ibraz edilen kayıt ve belgelere göre, işçilere aylık 3 ile 18 saat fazla çalışma ücretlerinin ödendiği,
teftiş tarihi itibariyle çalışan 8 işçiye ait fazla çalışmaya yönelik tespitlerde bulunularak ödenen ve ödenmeyen fazla çalışmaların tespit edildiğini, ayrıca işveren tarafından ibraz edilen kayıt ve belgelerden 2017 yılı içerisinde ulusal bayramlar ve genel tatil günlerinde de çalışma yaptırılmasına rağmen yapılan bu çalışmaların sigortalılara ödenmediği tespit edilerek ilgili dönemlerdeki ücretler ve işçilerin işe girişleri dikkate alınarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41 inci maddesi uyarınca işçilere ödenmesi gereken ancak ödenmeyen fazla çalışma ücretleri ile genel tatil günü ücretleri rapor ekinde yer alan tabloda belirtilen kazançlar
üzerinden 5510 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmek üzere Müdürlüklerine gönderildiğini, Kurumlarınca bildirilmeyen fazla çalışma ücretlerini yönelik ilgili aylara günsüz olarak belirtilen kazanç üzerinden 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesine göre ek nitelikteki APHB verilmesi için belge istendiğini, ancak işveren tarafından işlem yapılmadığından 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesine istinaden resen düzenlenerek muhteviyatının 14.09.2018 tarih ve 12090047 sayılı yazıları ile işverene tebliğ edildiğini,
müfettiş raporu esas alınarak Müdürlüklerince 5510 sayılı Kanun'un 80,81,82,86 ve 102 nci maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri kapsamında işlem yapıldığını, Kurum işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda, Mahkemece ... Bölge İdare Mahkemesi kararının sonuçlanması beklenmiş ve dosya kapsamında celp edilen ...
Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesinin 2019/1457 Esas - 2020/351 Karar sayılı ilamında: ''...Dava dosyasının incelenmesinden, davacıya ait iş yerine ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Müfettişliğince yapılan inceleme sonucu düzenlenen 20/02/2018 tarih ve 7243/İNC-03 sayılı raporunda; işyerinde çalışan işçilerin haftada 4 gün 10:-22:00 saatleri arasında 1gün 14:00-22:00 saatleri arası ve 1 gün 10:00-18:00 saatleri arası çalıştıkları, haftada toplam çalışma sürelerinin 58 saat olduğu,
haftalık çalışma sürelerinin 45 saati aştığı ve 13 saatlik fazla çalışma yaptıkları, ibraz edilen kayıt ve belgelere göre işçilere aylık 3 ila 18 saat fazla çalışma ücreti ödendiği, yine işveren tarafından ibraz edilen kayıt ve belgelerden 2017 yılı içerisinde ulusal bayramlar ve genel tatil günlerinde çalışma yaptırılmasına rağmen yapılan bu çalışmaların sigortalılara ödenmediğinden 5510 sayılı Kanun gereği işlem tesis edilmesi için raporun davalı idareye gönderildiği,
davalı idarece de davacının işyerinde çalışan 8 adet işçinin yapmış olduğu fazla çalışmalara ait ücretlerin ödenmediğinden davacı şirkete yazı ekinde bildirilen sigortalılar için belirtilen tutarda günlük kazanç üzerinden aylık prim hizmet bildirgelerinin düzenlenerek bu yazının tebliğ alındığı tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma verilmesinin istendiği, bilahare çalışan işçilerin 2017 yılında eksik bildirilen fazla çalışma ücretleri nedeniyle davacı şirketin 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesini ihlal ettiğinden bahisle aynı Kanunun 102-c/4. maddesi uyarınca dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Müfettişliğince yapılan incelemeye binaen İş Başmüfettişince düzenlenen 20/02/2018 tarih ve 7243/İNC-03 sayılı raporda belirtildiği üzere davacı şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu çalışan işçilerin 2017 yılında eksik bildirilen fazla çalışma ücretleri nedeniyle davacı şirketin 5510 sayılı Kanunun 86. maddesini ihlal ettiği açık olduğundan aynı Kanunun 102-c/4. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık,
dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır...'' şeklindeki gerekçe ile İdare Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine dair kesin nitelikte karar verildiği anlaşılmakla, söz konusu Bölge İdare Mahkemesinin kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 09.09.2021 tarih ve 2020/1996 esas 2021/1461 Karar sayılı kaldırma kararı dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacı Şirket Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini belirterek, kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı şirket vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ek aylık prim hizmet belgesi verilmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen prim, işsizlik sigorta primi, gecikme zammı borcuna ilişkin Kurum işlemi ile idari para cezasının iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. Davada husumetin yanlış kişiye yönlendirilmesi veya davalı tarafın eksik gösterilmesi halinde dava sıfat yokluğundan hemen reddedilmemeli, belirtilen eksikliğin giderilmesi yönünde bir talebin bulunması ve dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığının anlaşılması halinde, hakim, HMK’nın 124 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında açıklandığı üzere, karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul ederek, davayı diğer kişilere de teşmil ederek, yargılamaya devam etmelidir.
6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesinde “…maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…” hükmü uyarınca, davacının iş kazasının geçirdiğini belirttiği işverene karşı usulüne uygun şekilde husumet yöneltilmeli, göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
3.Değerlendirme
1-İnceleme konusu eldeki davada, davacı şirkete ait ...
AVM işyeri hakkında İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.02.2018 tarih ve 7243-İNC-03 sayılı raporu ile ... isimli işçinin Ocak-Aralık 2017 döneminde fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiği, 13,5 günlük UBGT alacağının ödenmediği, Arif Kezik isimli işçinin Ocak-Aralık 2017 döneminde fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiği, 13,5 günlük UBGT alacağının ödenmediği, ... isimli işçinin Kasım-Aralık 2017 döneminde fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiği, ... isimli işçinin Kasım-Aralık 2017 döneminde fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiği,
... isimli işçinin Ocak-Aralık 2017 döneminde fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiği, 11,5 günlük UBGT alacağının ödenmediği, ... isimli işçinin Ocak-Aralık 2017 döneminde fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiği, 11,5 günlük UBGT alacağının ödenmediği, ... isimli işçinin Ocak-Aralık 2017 döneminde fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiği, 12,5 günlük UBGT alacağının ödenmediği, ... isimli işçinin Ocak-Aralık 2017 döneminde fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiği, 12,5 günlük UBGT alacağının ödenmediği gerekçesiyle, fazla çalışma ve UBGT alacaklarının hesaplandığı,
Kurumca anılan rapora istinaden davacı şirkete 43.164,00.-TL idari para cezası ve 32.090,21.-TL prim, işsizlik sigortası primi ve gecikme zammı borcu tahakkuk ettirildiği, davacı tarafça Kuruma itiraz edildiği, Kurum itiraz Komisyonu Başkanlığının 2018/105 E.K. sayılı karar ile itirazın reddedildiği anlaşılmaktadır.
2-Somut olayda, davaya konu uyuşmazlığın dava dışı sigortalıların ücretleri noktasında toplandığı dikkate alındığında, ücretlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalıların da davada taraf olmasında hukuki yararlarının olduğu anlaşıldığından, davanın sadece ... hakkında yürütülüp sonuçlandırılması isabetsizdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.12.2011 günlü 2011/21-632 E, 2011/784 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, ücretlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalıların da hak alanını ilgilendirdiğinden, HMK 124 üncü maddesi gereğince davacıya, davayı dava dışı sigortalılara teşmil etmesi için süre verilmeli, sigortalıların davaya katılımları sağlanmalı, bu şekilde taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11903, K. 2023/11514, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama