KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12140 E., 2023/11644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/413 E., 2023/332 K.
- Karar
- Kabul
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ayrıldığı eşinin kendisinin evde olmadığı bir sırada cocuklarını görmek için eve geldiğini, bu sırada SGK görevlilerinin eve gelerek ayrıldığı eşine bir kaç soru sorup gittiklerini, akabinde babasından almış olduğu yetim aylığının kesildiğini beyanla, maaş kesintisi kararının iptalini, maaşının bağlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinden muvazaalı olarak boşandığının tespit edildiğini, davacının eski eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğini, yapılan Kurum işleminin haklı olduğunu beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.03.2016 tarihli ve 2015/372 Esas, 2016/93 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1.Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarihli ve 2016/16398 Esas, 2017/3629 Karar sayılı bozma kararında; Mahkemece re'sen araştırma yapılarak davalı ve boşandığı eşinin yerleşim yeri ve diğer adresleri ilgili Nüfus Müdürlüğünden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile açıkça belirlenmeli, diğer delillerle birlikte değerlendirilmeli ve böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemenin 1. Bozma ilamına uyarak verdiği 24.12.2019 tarihli ve 2017/262 Esas, 2019/459 Karar sayılı 2. kararıyla; Davanın kabülü ile davalı SGK Başkanlığı tarafından, davacıya 3411152806 tahsis numarası ile babası Ömer Kalaycı'dan bağlanan, yetim aylığının kesilmesine dair kararın iptaline ve kaldırılmasına, davacıdan kesilen aylıkların iadesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
B. 2. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17.11.2020 tarih, 2020/2138 Esas, 2020/6580 Karar sayılı bozma kararında.
Mahkemece Dairemizin 24.04.2017 tarihli bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, Mahkemece yapılması gereken iş; ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile davacı ve boşandığı eşinin adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğünden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, iş bu adreslerindeki komşularının,
kapıcı ve yöneticilerin tespiti ile re'sen tanık sıfatıyla ayrı ayrı dinlenilmek suretiyle bilgi ve görgülerine başvurulmalı ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Dosya kapsamında dinlenen taraf ve kamu tanıklarının davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra bir arada yaşadıklarına dair beyanlarının bulunmadığı, davacı ve boşandığı eşinin yapılan adres araştırmalarına göre aynı adreslerde yaşamadıkları, yine MEDULA kayıtlarına göre aynı hastanelerde aynı veya yakın tarihlerde tedavi olmadıkları,
denetmen raporunda ifadesi alınan tüm tanıkların dinlendikleri ve boşanmadan sonra ikamet edilen adreslerde fiilen bir arada yaşama olgusuna ilişkin gerek kolluk araştırmalarının gerekse kamu tanığı beyanlarına göre olumsuz sonuç verdiği anlaşılmakla denetmen raporunun aksinin ispat edilmiş olması nedeni ile davanın kabulü ile 26.10.2008-22.06.2015 tarihleri arasında davacı adına yapılan 56.196,34 TL'nin yersiz ödeme olarak kaydedilerek 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendine göre borç kaydı oluşturulmasına dair SGK Başkanlığı Ümraniye SGM'nin 30.06.2015 tarih ve 60991618-3/1152806 sayılı Kurum işleminin iptaline,
davacının 23.06.2015 tarihi itibariyle kesilen aylıklarının yeniden bağlanarak alamadığı maaşlarının davacıya iadesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Kurum işlemlerinin kanuna ve hukuka uygun olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hak sahibi konumunda yer alan davalıya bağlanan ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kesilmesi sebebiyle yersiz ödenen aylıkların istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12140, K. 2023/11644, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama