KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/12270 E., 2023/12680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1312 E., 2023/1645 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/220 E., 2023/45 K.
Karar Metni
1.115 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı ...'a ait işyerinde kalıpçı ustası olarak çalışmakta iken iş kazası geçirdiğini, 21.01.2017 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davalı kurum tarafından olayın iş kazası olduğuna ve davacının %35 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğine karar verildiğini, belirtilen orana itiraz etmeleri üzerine dava açmak üzere süre verildiğini belirterek davacının, 21.01.2017 tarihinde geçirdiği iş kazasından dolayı meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yüksekten düşmeye bağlı iş kazası neticesinde ...
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 15.12.2017 tarih 2825 karar nolu raporunda, davacının iş göremezlik derecesinin %35 olarak tespit edildiği, itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 12.12.2018 tarih, 95/20244 karar sayılı raporunda da iş göremezlik derecesinin %35 olarak tespit edildiği, bunun üzerine Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'nun 05.04.2021 tarih ve 6084 Karar sayılı raporu ile davacının %43,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiği,
Kurum raporu ile ATK raporunun çelişmesi üzerine Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'nun 15.12.2017 tarih ve 2825 Karar sayılı raporu ile de davacının %43,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiği, davacının maluliyetinin oranının gerekli prosedür tamamlanarak ve son merci olarak ATK İkinci Üst Kurulu'ndan rapor alınmak suretiyle karşılanarak %43,2 olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 05.05.2017 'den itibaren %43,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı sigorta şirketi vekili, kazaya ilişkin poliçe limitinin tamamı ödenmişken ve dava açılmasına sebebiyet verilmemişken aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekili; maluliyet oranı tespiti ile birlikte sigortalının bakıma muhtaç olup olmadığı ve kontrol muayenesi gerekip gerekmediği hususlarının da açıkça belirtmesi gerektiğini, hükme esas alınan Adli Tıp raporunda açık bir şekilde değişen meslekte kazanma gücü kaybının hangi tarih itibariyle geçerli olduğu belirtilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan rapor tanzim edildiğini ve eksik bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesis edildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili; davacının, dava konusu 21.01.2017 tarihli iş kazasından kaynaklı maluliyetinin bulunmadığını, iş kazasından bağımsız olarak, daha önceki bel rahatsızlığından kaynaklı sağlık sorunları yaşadığını, yapılan yargılamada davacının maluliyet durumu hakkındaki somut beyan, savunma ve itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, hükme esas alınan Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun davacının muayenesi yapılmaksızın düzenlemiş olduğunu ve bu rapor ile SGK raporu arasında çelişkiler bulunduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 12.12.2018 Tarihli kararında davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının %35 olarak belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 05.04.2021 tarihli ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 23.06.2022 tarihli raporlarında, davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının E cetveline göre %43,20 olarak belirlendiği, eldeki davanın sosyal güvenlik hakkına yönelik tespit davası niteliğinde olduğu ve davacı tarafından dosyaya sunulan yöntemince feragat beyanının bulunmadığı,
davacı ile davalı Sigorta Şirketi arasındaki feragat sözleşmesinin niteliğinin alacaktan feragat olduğu gerekçesiyle , davalı ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
SGK vekili Adli Tıp Kurumu raporunda değişen meslekte kazanma gücü kaybının hangi tarih itibariyle belirlendiği,kontrol muayenesi gerekip gerekmediği hususunun dikkate alınmadığı, Yüksek Sağlık Kurulu kararlarının kurumu bağlayıcı olduğu, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını belirterek temyiz etmiştir.
Davalı ... vekili, ATK raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının rahatsızlığının iş kazası öncesindeki bel rahatsızlıklarından kaynaklandığı, güncel durumun davacının muayenesi yapılarak tespit edilmesi gerektiği, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi yönlerinden kararı temyiz etmiştir.
... Sigorta (... Sigorta AŞ) vekili, asıl karara ilişkin olarak sulh sözleşmesi ile sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın tamamını ödediği, davanın açılmasına sebebiyet vermemişken yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu beyan etmiş, Ek kararı temyizinde, adli tatil süresine denk gelmesine rağmen kararın süresinde temyiz edilmediğinden bahisle reddinin hatalı olduğu, sigorta şirketi açısından poliçe limitinin tamamının ödenmiş olması nedeniyle mahkemece karar verilmesine yer olmadığına, ya da feragat nedeniyle redde karar verilmesi gerekirken aleyhe hüküm kurularak yargılama giderlerinden diğer davalı ile sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu beyanla temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
C.A. Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 366/1 maddesi göndermesi ile aynı kanunun 346/2 maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde temyiz edilmesi gerekir.
2.İnceleme konusu davada, temyiz isteminin süre yönünden reddine dair ek kararın 10.10.2023 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği ve ek kararın 24.10.2023 tarihinde temyiz edilerek bir haftalık temyiz süresinin geçirildiği belirgin olduğundan, ek karara yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
C.B. Davalılar ... ve SGK Başkanlığı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle davacıda meydana gelen meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve SGK Başkanlığı vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12270, K. 2023/12680, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama