İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/12869 K.2024/3384

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, menfi tespit ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/12869Karar2024/3384Tarih28 Mart 2024Okuma10 dk · 1.963 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/12869 E., 2024/3384 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/505 E., 2023/1702 K.
Karar
Ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 37. İş Mahkemesi
Sayısı
2017/243 E., 2021/325 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.963 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, menfi tespit ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin Kurumdan yaşlılık aylığı aldığını, sahte hizmet bulunduğu gerekçesi ile aylığının kesildiğini, 01.10.2010 - 10.05.2017 dönemi yapılan ödemeler karşılığı 87.245,07 TL' nin borç çıkartıldığını, sahte hizmet bulunmadığını, Kuruma 23.06.2017'de itiraz ettiklerini, 03.07.2017'de talebin reddedildiğini ve... ... sicilli iş yerinden 2009 yılı 120 gün, ... sicilli ... İnşaat Ltd. iş yerinden 1997 yılında 69 gün, sahte hizmet bulunduğunun bildirildiğini belirterek, davacının 01.10.2010 - 10.05.2017 dönemi ödenen aylıklar sebebiyle borçlu olmadığının tespitini, kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını istemiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili, düzenlenen 07.03.2017 tarih 20 sayılı rapor ile... 14.06.2017 tarih 8 sayılı rapor ile ... Ltd. iş yerinden yapılan bildirimlerin sahte olduğunun saptandığını, iptal sonrası Bağ-Kur hizmetinden sonraki sigortalılık süresinin 1260 günün altına düştüğünü, 1126 günün aylık bağlanmasına yetmediğini, bu nedenle aylıkların reddedildiğini ve adına borç kaydedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dava, Kurumca sahte bildirim sebebiyle aylığı iptal edilen davacının.... ve .....sicilli iş yerinde geçen çalışmaların gerçek olup olmadığı, buna göre bağlanan aylık iptali işleminin doğru olup olmadığı, sonucuna göre de davacının Kuruma borcunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Davacı Kuruma yaptığı tahsis başvurusu üzerine o andaki geçerli hizmetleri değerlendirilmiş ve Kurumca davacıya 01.06.2011'den itibaren ... firmasındaki 69 gün, ....... iş yerindeki 120 günlük hizmetler dahil edilerek 506 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmıştır. Bundan hemen sonra Kurumca ... firması ile ilgili 14.06.2011 tarih 8 sayılı rapor gelince bu firmadaki 69 günlük hizmet iptal edilmiştir.

Şirketin ortağı ... şirket ortaklığını kabul etmemiş, 30 yıldır Antalya'da olduğunu, firmayı bilmediğini iddia etmiştir. Oysa sicil kayıtlarında bu kişinin firma Ayvalık'ta kayıtlı iken 1994 den sicilden silindiği 1998'e kadar geçen dönemde ortaklığının bulunduğu, yine rapor ekindeki belgelere göre şirket ile ilgili işleri Nevzat Karabağ ve ... tarafından alınan vekaletnameler ile yürütüldüğü sabittir.

Tanık Mahkememize verdiği ifadede bu kez şirket ortaklığını kabul etmiş, davacının çalışmasını doğrulamış ise de diğer tanıkların beyanları ve kendi beyanlarındaki çelişkiler sebebiyle ve özellikle davacının bu iş yeri ile ilgili denetmene verdiği ifade dikkate alındığında bu beyanlara itibar edilmemiştir. Davacı denetmene verdiği ifadesinde iş yerini bilmediğini, 20 yıldır Muğla'da yaşadığını ve ... firmasında çalışmadığını açıkça ifade etmiştir. Davacı vekilinin tutanağa boş imza attırıldığına dair savunması ise kanıtlanmadığı gibi diğer ifadeler dikkate alındığında geçerli sayılmamıştır.

Kurum bu iptal sonrası aylığı iptal etmemiş, hizmet süresi düştükten sonra fazla ödemeleri tahsil etmiş, aylığı ödemeye devam etmiştir. Ancak 07.03.2017 tarih 20 sayılı rapor ile davacının 120 gün bildirimi bulunan... iş yeri ile ilgili bildirimlerinin sahte olduğuna dair tespiti sonucu bu hizmetler de iptal edilince 506 sayılı Kanun kapsamında son 7 yılın yarıdan fazlası SSK'lı çalışma niteliğini kaybettiğinden aylıkta baştan itibaren iptal edilmiştir.

Rapor incelendiğinde dönem bordrosunda adı geçen kişilerden 13 ünün beyanının alındığı, tanıklardan sadece...nın işveren...'i tanıdığını, yanında çalıştığını, ...'ın muhasebeci olduğunu söylediği, diğerlerinin işvereni tanımadığını belirttiği bir kısmının birbirlerini hemşehri olmaları sebebiyle tanıdığını ve bu iş yerinde çalışmaları olmadığını, bir kısmının da para karşılığı sigorta yaptırdığını söylediği bu beyanlar sebebiyle sahte iş yeri sonucuna varıldığı görülmüştür.

Yine 20.07.2016 tarih 105 sayılı Konya SGK tarafından düzenlenmiş başka bir raporda da...'in adının geçtiği ve o raporun konusu olan bazı iş yerlerinin bu kişinin iknası sonucu açıldığı, buralarında sahte olduğunun tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu raporda dinlenen tanıkların bir kısmı Mahkememizce de dinlenmiş, ek olarak davacının tanık olarak gösterdiklerinin beyanları alınmıştır.

Davacı tanıklarının bir kısmı davacı ile beraber İzmir'de çalıştıklarını beyan etmişler ise de davacının ayakçı olduğu ya da paketlemeci olduğu işin tekstil işi olduğuna dair beyanlarda bulunmuşlardır, oysa iş yeri elektrik malzeme parça satış işi olarak tescillidir. Dolayısıyla bu beyanlara itibar etme olanağı da bulunmamaktadır.

Sonuç itibariyle toplanan delillere göre Kurumun iptal işleminde herhangi bir hata olmadığı görülmüş, iptallere rağmen davacının aylığa hak kazanıp kazanmadığı bilirkişi vasıtası ile alınan rapor ile değerlendirilmiş, iptal sonucu kalan hizmetlerin 506 sayılı Kanun kapsamında aylığa son 7 yılın yarısından fazlası olma koşulu sebebiyle yeterli gelmediği, Bağ-Kur kapsamında aylık için hizmet süresinin yeterli olmadığı anlaşıldığından aylık alınmayacağı sonucuna varılmıştır. Bu durumda Kurumun davacıya yaptığı ödemeler yersiz ödeme niteliğinde olup 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi gereği borç çıkarılması işleminde de hata bulunmadığından " gerekçesi ile "Davacının davasının reddine" karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava, davacının yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ile 01.01.2010-10.05.2017 tarihleri arasında ödenen aylıklar sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık, davacının 22.04.1997-30.06.1997 ve 01.08.2009-30.11.2009 tarihleri arasında iptal edilen çalışmalarının fiili çalışmaya dayalı olup olmadığı noktasındadır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamından, davacının ....06 sicil sayılı ... Makine San. ve Tic. Ltd.

Şti. unvanlı işyerinden bildirilen 22.04.1997-30.06.1997 arası 69 gün ve .... sicil sayılı... unvanlı işyerinde bildirilen 01.08.2009-30.11.2009 arası 120 gün hizmetinin fiili çalışmaya dayalı olmadığından iptal edildiği, iptal edilen hizmetler sonrası 01.06.2011 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında tahsis edilmiş yaşlılık aylığı şartları yerine gelmediğinden aylığın da iptal edildiği ve ödenen aylıkların borç çıkarıldığı, Kurumun hizmet iptalinin dayanağı .... sicil sayılı ....

Makine San. ve Tic. Ltd.

Şti. unvanlı işyeri hakkındaki 14.06.2011 tarihli araştırma raporundan, davacının 05.05.2011 tarihli imzalı beyanında söz konusu şirket hakkında bilgisi olmadığını, adresini, faaliyet konusunu, kimlerin çalıştığını bilmediğini, böyle bir işyerinde sigortalı çalışmadığını, neden sigortalı gösterildiğini bilmediği gibi ilk kez duyduğunu, kimseye sigortalı gösterilmesi için para vermediğini ifade ettiği, şirket adreslerinde çalışan kimsenin olmaması, sık sık ortaklarının değişmesi, şirket ortaklarından ...'ın böyle bir şirketin varlığından haberdar olmadığına dair beyanı ve imzalarının vekaleten atılmış olması,

şirket ortak ve sigortalılarına tebligatların ulaşmaması ve prim, vergi borçlarının bulunması sebebiyle sahte işyeri olduğu kanaatine varıldığı, ....35 sicil sayılı... unvanlı işyeri hakkındaki 07.03.2017 tarihli raporda ise ifadesine başvurulan sigortalıların işvereni tanımadıklarını, neden sigortalı gösterildiklerini bilmediklerini beyan ettikleri, bir kısım sigortalının para karşılığında sigortalı gösterildiğini kabul ettiği,

Mahkemece beyanına başvurulan davacı tanıkları her ne kadar... unvanlı işyerinde davacı ile birlikte çalıştıklarını ifade etmişse de elektrik malzemeleri satışı işinden kapsamda olan işyerinde farklı işler yapıldığını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında davacının hizmetlerinin iptaline ilişkin Kurum tespitinin aksinin ispat edilemediği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sahte bildirim sebebiyle aylığı iptal edilen davacının ... ve ... sicilli iş yerinde geçen çalışmaların gerçek olup olmadığı, buna göre bağlanan aylık iptali işleminin doğru olup olmadığı, sonucuna göre de davacının Kuruma borcunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.

Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.

Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

2) Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

3) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

3. Değerlendirme 1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

Eldeki davada, davacının ....sicil numaralı Kur-Yap işyerinden yapılan 22.04.1997-30.06.1997 tarihleri arasındaki 69 gün ile .... sicil numaralı... işyerinden yapılan 01.08.2009-30.09.2011 tarihleri arasındaki 120 günlük sigorta bildirimi Kurum denetmen raporu ile çalışmanın fiili olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle iptal edilmiş olup Mahkemece, ....sicil numaralı Kur-Yap işyeri ile ilgili olarak yapılan araştırma ve bu işyeri ile ilgili olarak verilen red kararı isabetli ise de ... sicil numaralı... işyerinde geçen çalışmaların fiili olup olmadığı yönünden yapılan araştırma yeterli değildir.

Mahkemece, öncelikle bu işyerinden yapılan tüm sigorta bildirimleri iptal edildiğinden davacıya davasını somutlaştırması yükümlülüğü kapsamında kimlerle hangi tarih aralığında çalıştığı, ne iş yaptığı, işyerinde tek çalışmış ise komşu işyerlerinde çalışmasını bilecek kişilerin kimler olduğu sorulmalı, bildirdiği tanıklar dinlenilmeli, ayrıca Mahkemece de resen tespit edilecek komşu işyeri tanıkları tespit edilerek beyanları alınmalı ve tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde çelişkiler giderilmeli, bu işyerinin vergi kaydı ve vergi yoklama fişleri celbedilmeli, faal bir işyeri olup olmadığı noktasında gerekirse işyerinin ilgili döneme ait elektrik ve su abonelik kayıtları celbedilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12869, K. 2024/3384, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12869
Karar No
2024/3384
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/12874 K.2024/2003
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/12888 K.2024/3094
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/12902 K.2024/4550
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/12915 K.2024/3757
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/12943 K.2024/2534
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/12947 K.2024/2452

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.