KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13067 E., 2023/13614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1074 E., 2023/1481 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/138 E., 2021/155 K.
Karar Metni
938 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle, davacının 30 yıldır yaşlılık aylığı almakta iken davalı Kurumun 17.11.2017 tarihinde Esnaf Bağ-Kur'dan emekli olma şartını taşımadığı gerekçesiyle aylık ödemesini durdurduğunu ve kendisine çıkarılan prim borcunu ödeyip aylık almaya devam ettiğini daha sonra 2018 yılında kendisine 68.168,00 TL borç tahakkuk ettirildiğini iddia ederek, Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacıya talebine istinaden 01.02.1995 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1479 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığı bağlandığını, intibak işlemleri sırasında davacının son 7 yıllık çalışmasının çoğunluğunun 2926 sayılı Kanun kapsamında olduğu anlaşılınca aylığı durdurulup kendisine prim borcu tahakkuk ettirildiğini ve yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında 01.01.1987 tarihinde sigortalılığının başladığı, davacının 31.12.1991 tarihinde Kuruma başvurarak 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık talep ettiği, Kurumun ise davacının sigortalılığının 31.12.1993 itibarı ile başlatıldığının belirtildiği, 24.01.1995 tahsis onay tarihine kadar 1479 sayılı Kanun kapsamında aktif sigortalı olduğu, davacının Ek geçici 4 üncü madde kapsamında 1800 gün, askerlik borçlanması olarak 720 gün borçlanma yaptığı, 24.01.1995 günlü talebi üzerine davacıya 1479 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığı,
daha sonra davacının son fiili 7 yıl içerisinde yarıdan fazla hizmetinin 1479 sayılı Kanun kapsamında değil 2926 sayılı Kanun kapsamında olduğundan bahisle 1479 sayılı Kanun kapsamındaki aylığın iptal edildiği, 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık için çıkan 24,34-TL borcun davacıya ödettirildiği ve davacıya 01.02.1995 başlangıç tarihi itibari ile 2926 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlandığı, Kurumun davacıdan yersiz ödenen aylık adı altında faizsiz olmak üzere 68.168,00-TL borç talep etmiş olduğu,
1479 sayılı Kanun ile ödenmesi gereken 2926 sayılı Kanun aylığı arasındaki fark son 5 yıl ile sınırlı tutularak hesaplama yapıldığında ilgili Kurum işleminde davacının ilgili borcun 10.882,70 TL'si ile sorumlu olduğu kalan kısım olan 57.285,30 TL'lik kısımdan sorumlu olmadığı kanaati ile davacının ilgili Kurum işleminin iptali yönünden talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile birlikte Kurumun 28.02.2018 tarih 2807.772 sayılı Kurum işleminin 57.285,30 TL lik kısmının iptali ile fazlaya ilişkin olan kısım 10.882,70 TL yönünden davacının talebinin reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı Esnaf Bağ-Kur'dan emekli olduktan sonra emekli işlemin iptalinin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu ve hatalı işlemin davalı Kurum tarafından yapılması ve kendisinin iyiniyetli olması sebebiyle davanın tümden kabulü gerektiğini öne sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Kuruma müracaat etmeden dava açması sebebiyle dava şartının gerçekleşmediğini, davacının son 7 yıllık hizmetini ağırlıklı olarak 2926 sayılı Kanun kapsamında olduğu farkedilince Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı iptal edilip davacıya 2926 sayılı Kanun kapsamında tekrar aylık bağlandığını ve aşamalardaki itirazlarını öne sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının son 7 yıldaki fiili hizmetinin yarısından fazlası 2926 sayılı Kanun kapsamında geçtiğinden 1479 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın iptali ile 2926 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması işleminin isabetli olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi uyarınca sigortalılara fazla veya yersiz aylık bağlandığında yapılan ödemeler Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmış ise hatalı işlemin tespiti tarihinden geriye doğru 5 yıllık sürede yapılan ödemeler, ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren 24 ay içeresinde faizsiz olarak geri alındığı,
yasadaki özel hüküm nedeni ile prim borçlusunun iyiniyetli olup olmadığına bakılmayıp geri alma işlemi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre uygulandığı ve davacının borçlu olduğu miktar, bilirkişi raporuna göre 10.882,70 TL olup Kurum işleminin 57.285,30 TL'si yönünden iptalinin gerektiğinin anlaşıldığı dolayısıyla dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine,
davacı vekili ve davalı vekilince ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre yerinde bulunmayan istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun ve ilgili Kanun hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13067, K. 2023/13614, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama