KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13133 E., 2023/13376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/75 E., 2023/1137 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/245 E., 2021/540 K.
Karar Metni
1.592 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait parfümeri dükkanında satış elemanı olarak 03.10.2016 - 06.02.2020 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde çalıştığı, ancak hizmetlerinin 03.07.2019 tarihinden itibaren Kuruma bildirilmeye başlandığı, 03.10.2016 - 03.07.2019 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirilmediği, çalışması süresince asgari ücretin altında ücretle çalıştırıldığı, ücretlerinin elden ödendiği, davacının işveren karşısında daha güçsüz durumda olması nedeniyle sigortasız çalıştırılması nedeniyle işverenini şikayet edemediği, bildirilmeyen hizmetleri nedeniyle hak kaybına uğradığı iddiasıyla davacının davalı iş yerinde 03.10.2016 - 03.07.2019 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulundukları, davacının işe başladığını iddia ettiği 03.10.2016 tarihinde 18 yaşını yeni ikmal ettiği, aylık 700,00 - 800,00 TL ücret aldığını belirttiğinden muhtemelen kısmi süreli çalıştığı, Kurum kayıtlarında davacının tespitini talep ettiği dönemde davalı işveren tarafından davacı adına Kuruma herhangi bir bordro ve işe giriş bildirgesi gönderilmediği, işverenler tarafından Kuruma gönderilmesi zorunlu belgelerin neler olduğu, bu belgelerin hangi süreler içerisinde bildirilmesi gerektiğinin 506 ve 5510 sayılı Kanunlarda düzenlendiği,
söz konusu belgelerin Kuruma intikal ettirilmediği, herhangi bir prim ödeme kaydına rastlanmadığı, Kurumun işverenler tarafından gönderilen belge ve bilgilere göre işlem yaptığı, resmi belge niteliği taşıyan Kurum kayıtlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, çalışma olgusunun ücret tediye bordroları, işyeri puantaj kayıtları, vergi kayıtları gibi yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğu,
anlatımları dinlenen tanıkların davalı iş yerinin bordrolu çalışanları arasında olması gerektiği, tanık beyanlarının davalı iş yerine en yakın işyerinde çalışan ve davalı işyerini bilen komşu iş yeri tanık beyanları ile denetlenmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 03.07.2019 tarihinde işe başladığı, bunun davacının imzasını içeren belirsiz süreli iş sözleşmesinden de anlaşılabileceği, 03.10.2016 tarihinde işe başladığına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığı, üç yıl boyunca asgari ücretin altında bir ücret karşılığı çalıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bugüne kadar Kuruma sigortasız çalıştırıldığına ilişkin bir şikayette bulunmadığı, tespiti istenen dönemde iki kişinin çalışmasını gerektirecek bir iş yoğunluğu olmadığı, kayıt dışı çalıştırıldığı iddiasını ispatlaması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; uyuşmazlık konusu dönemin tamamında davalı iş yerinde bordrolu çalışan olduğu Kurum kayıtlarından anlaşılan ... ve davalı iş yerinin yan komşusu konumunda olan ve davacının çalışma saatleri ve yaptığı iş hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olduğu anlaşılan komşu işyeri sahibi ...'in örtüşen beyanlarından, davacının 1016978 sicil no.lu ... unvanlı davalı iş yerinde 03.10.2016 - 02.07.2019 tarihleri arasında ilgili dönemlerde geçerli asgari ücret karşılığında hizmet akdiyle çalıştığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile, davacının 1016978 sicil sayılı ... unvanlı davalı iş yerinde 03.10.2016 ile 02.07.2019 tarihleri arasında ilgili dönemlerde geçerli asgari ücret karşılığında hizmet akdiyle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul, yasa ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu, kurum kayıtlarına göre davacının dava tarihinde sigortalı olarak çalıştığına dair hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı, davacının davalı iş yerindeki işe giriş tarihi Kuruma ilk olarak 03.07.2019 tarihi olarak yapıldığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeniden yargılama yapılması gerektiği, davanın kabulüne dair verilen kararın hukuka aykırı olduğu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddinin gerektiği, dosyada yer alan davacının imzasına haiz imzası inkar edilmemiş yazılı delillerin gözetilmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının Ekim / 2016 - Temmuz / 2019 tarihleri arası dönemde davacının kesintisiz çalıştığının tespitini talep ettiği, davacı adına davalıya ait iş yerinden Temmuz / 2019 - Ocak/2020 arası bildirimlerin yapıldığı, dönem bordrolarının getirtildiği, dinlenen bordro ve komşu işyeri tanıkları beyanlarında davacının 2016 yılında başladığı ve 3-4 yıl kadar çalıştığını belirttikleri gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hizmet tespitine yönelik davalarda çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğunun özel bir duyarlılıkla araştırılması ve bu anlamda çalışmanın gerçek, fiili ve devamlı olup olmadığı hususunda dinlenilen tanıkların beyanlarına göre şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir şekilde ispat zorunluluğu bulunmasına rağmen çalışma olgusunun kesin ve inandırıcı bir şekilde ispat edilemediği; karara esas alınan davacı tanıklarından ...'in davalı işveren ile aralarında husumet olduğunun açıkça belirtildiği;
davacının karara esas alınan hizmet akdi başlangıç tarihi olan 03.10.2016' da henüz 18 yaşını ikmal ettiği, davacının dava tarihinde sigortalı olarak çalıştığına dair hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı; hak düşürücü sürenin geçtiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık ...'in davalı ile husumeti olduğu ve işçilik alacaklarına ilişkin açtığı davanın derdest olduğu ve beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacının çalışmalarının part time olduğu, tanık beyanlarına göre davacının 13.05.2019 tarihinde işe başladığı, tanıkların beyanlarının çeliştiği, komşu iş yeri çalışanı ya da sahibinin davacının çalışmasını bilmesinin mümkün olmadığı, davacının imzasını inkar etmediği iş sözleşmesi bulunduğu, sözleşme ekindeki form ve belgelerde de imzası bulunduğu, iş yerinde birden fazla personel gerektirecek iş yükü olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde 03.10.2016 - 03.07.2019 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
2. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."
3. 5510 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."
4. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer. "
5. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."
3. Değerlendirme 1. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3. Somut olayda, davaya konu dönemde faal ve 5510 sayılı Kanun kapsamında olan, davalı işverene ait parfümeri iş yerinden, davacının çalışmaları 03.07.2019 - 06.02.2020 tarihleri arasında tam ve eksiksiz bildirilmiştir. Davacı çalışmasının 03.10.2016 tarihinden itibaren başladığını iddia etmektedir. Mahkemece, tanıklar ... ve ...'in beyanları esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne var ki, davacının 03.07.2019 tarihinde davalı işverenle iş sözleşmesi imzaladığı anlaşılmaktadır. Söz konusu sözleşmedeki imza davacı tarafından inkar edilmemiş olup, aksinin eşdeğer delille ispatı gerekeceği nazara alınarak davacının anılan sözleşmeye ilişkin irade fesadı iddiası bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Ayrıca tanık beyanları davacının çalışma başlangıcının tespiti açısından yetersiz olup, davacının çalıştığı iş yeri ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler ve yaptığı iş gereği iş ilişkisi içinde olduğu kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmadır.
Böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak davacının çalışma başlangıcı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
4- Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13133, K. 2023/13376, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama