KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13326 E., 2024/14 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2193 E., 2023/1403 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/142 E., 2022/319 K.
Karar Metni
1.659 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1992 yılı 3 üncü ayından 26.12.2015 tarihine kadar askerlik görevini yaptığı Mart 1995 - Ekim 1996 tarihleri arası dönem dışında davalı iş yerinde aralıksız çalıştığı, en son 1.800,00 TL aylık ücretle çalışan davacının maaşının 1.000,00 TL'sinin bankaya yatırıldığı, 800,00 TL'sinin elden ödendiği, sigorta primlerinin eksik gösterildiği ve haberi olmadan giriş-çıkış işlemlerinin yapıldığını öğrendiği iddiasıyla davacının davalı iş yerinde 1992 yılının 3 üncü ayından 26.12.2015 tarihine kadar kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespit davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma olgusunun özel bir duyarlılık ile araştırılmasının Yargıtay içtihatları gereği olduğu, davanın kabulü halinde dahi davanın açılmasına Kurumları sebebiyet vermediğinden mahkeme masrafı ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacakları savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 03.01.1992 - 30.09.1994, 01.06.1997 - 30.12.1997 tarihleri arasında çalıştığı, daha sonra kısa sürelerle çalışması bulunduğu ve 01.11.2007 tarihinden 26.12.2015 tarihine kadar aralıksız çalışması olduğu, davacının tüm çalışmalarının SGK'ya bildirildiği, kayıt dışı çalışmasının bulunmadığı, ücretinin tamamının banka kanalıyla ödendiği, elden ücret ödemesi olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; tanıkların tespite konu dönemdeki Kurum kayıtlarında görünmeyen dönemlerde davalı iş yerinde çalıştığını kanıtlar nitelikte bulunan beyanları, 15.07.1992 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş oluşu, tespite konu dönemde davacı adına başka bir iş yerinden Kuruma bildirilen bir çalışmanın bulunmayışı,
davalı iş yerinden davacı adına 1992/3. döneminden 03.04.2007 tarihine kadar kısmi bildirimlerin ve yine 01.11.2007 - 26.12.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinden eksiksiz bildirilmiş çalışmaların varlığı karşısında davacının 15.07.1992-26.12.2015 tarihleri arasında Kuruma bildirim yapılan dönemler ve askerlik dönemi dışında kalan dönemlerde de davalıya ait işyerinde sürekli çalıştığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 15.07.1992 - 31.10.2007 tarihleri arasında,
askerlik yaptığı 01.03.1995 - 31.10.1996 tarihleri arasındaki dönem ve Kuruma bildirilen günler dışında 102693.16 sicil sayılı dosyada işlem gören davalı adına tescilli işyerinde sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum ve davalı işveren vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı, tanıkların beyanlarının çalışma iddiasını ispatlayacak nitelikte olmadığı gibi bazı tanıkların da davacının çırak olarak çalıştığını beyan ettikleri, eksik inceleme ile karar verildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Kurum kayıtlarında görülen çalışmalarından başka bir çalışması olmadığı, tanık anlatımlarına göre verilen kararın yerinde olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait olup 01.06.1989 tarihinden itibaren kanun kapsamında bulunan 0102693.016 sicil numaralı iş yerinden, davacı adına 15.07.1992 - 26.12.2015 tarihleri arasını kapsar şekilde kesintili, bazı aylarda otuz tam günden aşağı olacak şekilde hizmet bildirimleri yapılmış olması,
06.03.1995 - 06.09.1996 tarihleri arasında askerlik hizmetini yerine getirmiş olan davacının İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan tarihler arasında davalıya ait iş yerinde dokumacı olarak tam zamanlı, fiili ve hükümde dışlanan süre dışında kesintisiz olarak çalıştığının tanıkların beyanları ve dosyada mevcut diğer delillerle doğrulanması, 22.03.1975 doğumlu olan davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine yönelik bir talebinin bulunmaması ve sigortalılık başlangıç tarihinin 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesine göre infaz aşamasında belirlenmesinin mümkün bulunması,
dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının, hüküm altına alınan tarihler arasında davalıya ait iş yerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığının kanıtlandığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı işveren vekili ile istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 1992 yılı üçüncü ayından 26.12.2015 tarihine kadar, askerlik süresi hariç, kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.
3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."
4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 ncı maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."
5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01.06.1994 tarih ve 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."
6. 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."
7. 5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."
8. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer. "
9. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."
3. Değerlendirme 1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3. Somut olayda davacı, Mart 1995 - Ekim 1996 arasındaki yerine getirdiği askerlik görevi nedeniyle çalışmadığı dönem dışında, Mart 1992 - 26.12.2015 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde hizmet akdine tabi olarak kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davacının davalıya ait iş yerinden 1992/3 döneminde 60 gün, 1993/1 döneminde 60 gün, 1994 yılında 112 gün, 01.06.1997 - 30.12.1997 tarihleri arasında 112 gün, 1998 yılında 77 gün, 25.03.2004 - 12.11.2004, 05.04.2005 - 03.04.2007 ve 01.11.2007 - 26.12.2015 tarihleri arasında tam bildirimleri bulunmaktadır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından tanık beyanlarına istinaden davacının, askerlik yaptığı 01.03.1995 - 31.10.1996 tarihleri arasındaki dönem dışında, 15.07.1992 - 31.10.2007 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Ne var ki beyanları hükme esas alınan tanıkların tümünün hizmet cetvelleri ile tüm dönem bordroları dosya içinde bulunmadığından davacının çalışmasının başlangıç tarihi ve kesintisiz devam ettiği olgusu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmiş değildir.
5. Mahkemece, Kurumdan davalıya ait iş yerine ilişkin dönem bordrolarının tümü ile beyanları hükme esas alınan tanıkların hizmet cetvelleri getirtilmeli ve davacının davaya konu dönemdeki çalışmasını bilebilecek durumda olup olmadıkları sorgulanmalıdır. Davaya konu çalışma döneminin uzunluğu nazara alınarak inceleme kapsamı genişletilmeli, davaya konu dönemde davalıya ait iş yerinde çalışan diğer sigortalılar saptanarak re'sen tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacının fiili çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
6. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13326, K. 2024/14, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama