KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13367 E., 2023/13169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/560 E., 2023/1919 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 17. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/336 E., 2021/142 K.
Karar Metni
936 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı ... numaralı ... Müm. İth'e ait iş yerinde 1992/1. dönemde çalıştığını ancak sigorta priminin yatırılmadığını belirterek, müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1992 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından açılan davanın usul ve yasalara aykırı olduğunu, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden kusuru da bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının dava dışı işveren nezdinde 01.01.1992 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığının, sigortalılık hizmet başlangıcının bu tarih olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının dava dilekçesinde sigortalılık başlangıç tarihinin 1992/1 olarak tespitini talep etmekte iken mahkemece talebi aşarak davacının 01.01.1992 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığına karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...05.07.1968 doğum tarihli davacı ... 01.01.1992 tarihinde dava dışı .....A.Ş.'ye ait ... sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin bulunduğu, bildirgenin 13.01.1992 tarihinde Kuruma verildiği, dönem bordrosunun bulunmadığı, dava dışı işyerinin nizalı dönemde Yasa kapsamında olduğu, davacının işe giriş bildirgesinde bulunan sigorta sicil numarasının 1992 yılı serilerinden olduğu, dinlenen kayıtlı komşu işyeri tanığının davacının iş yerinde geçen çalışmalarını doğruladığı ve tanığın beyanlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu..." gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.01.1992 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 inci, 6 'ıncı, 9 uncu,79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı için 01.01.1992 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin dava dışı işveren ... Mim. İth. İhr.
A.Ş.'nin 219047 sicil no.lu işyerinden verildiği, ihracat, ithalat işleri mahiyetli işyerinin 01.11.1991-31.12.2002 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu,işyerinin 1992/1. dönem bordrosuna rastlanılmadığının Kurum tarafından bildirildiği, işyerine komşu bina olan Hatay sok.
No: 19 ... adresinin apartman görevlisi ...'nin davacı tanığı olarak dinlendiği, vergi dairesi, SGK ve belediye nezdinde yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri ve çalışanının belirlenemediği, belediyenin komşu işyeri belirlememe gerekçesi olarak dava dışı iş yerinin ruhsat başvurusunda bulunmadığı şeklinde bildirdiği, işyerinin vergi mükellefiyet döneminin ise bir başka ülkeyle toptan ticaret faaliyet konulu olarak 15.06.1990-18.04.2005 olarak bildirildiği, Mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
2. Buna göre Mahkemece, işyerinin 1992/1. dönemi öncesi ve sonrasında verilen dönem bordroları istenmeli,davacının da beyanı alınarak birlikte çalıştığını belirttiği kişiler sigortalılık kayıtları da getirtilerek dinlenmeli, emniyet ve belediye aracılığıyla komşu işyeri ve kayıtlı çalışanları tespit edilerek çalışma ve sigortalılık kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenilmeli, böylelikle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır
3.Kabule göre de, davacının dava dışı işveren unvan ve işyeri sicil no.su da belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13367, K. 2023/13169, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama