KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13393 E., 2023/13175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1585 E., 2023/1707 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 27. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/280 E., 2023/105 K.
Karar Metni
1.047 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalılardan ... Ltd. Şti.'ne ait işyerinde 01.06.1988 tarihinden itibaren çalıştığını, Haziran 1988 tarihinden itibaren davalıya ait işyerinde çalışmasına rağmen sigorta bildirimlerinin ilgili Kuruma bildirilmediğini iddia ederek aynen davacının ... Ltd. Şti. işyerinde 01.06.1988 tarihinde bir günlük asgari ücret üzerinden sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, ancak 28.11.2017 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin alınan beyanında, davanın müvekkilinin 01.06.1988 tarihinde 1 günlük sigortalı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup davalı işverene yönelik davadan vazgeçtiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, usulünce düzenlenen işe giriş bildirgesi mevcut ise bu salt işe almayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilemeyeceğini, Kurum kayıtlarının esas olduğunu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı şirkete duruşma günü bildirir çağrı belgesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, duruşmalara katılan olmamış, davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kısmen kabulüne, 1-.İşverene yönelik davanın açılmamış sayılmasına, 2. Davacının 129466.035 sicil sayılı ... Limited şirketi unvanlı işyerinde 01.06.1988 tarihinde 1 gün süreyle günlük brüt asgari ücret üzerinden 506 sayılı Yasaya tabi olarak sigortalı çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili, yerel Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.06.1988 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 inci, 6 ıncı ve 108 inci maddeleri.
2.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 108 inci maddesinde sigortalılık süresi düzenlenmiş olup, sigortalı statüsünde bulunmayan bir kimsenin sigortalılık süresinden söz edilemez. Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince, çalışmaya başlanması ile edinilir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.
3. 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 64'üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7'nci maddesine üçüncü fıkra olarak “31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur.
Diğer Kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü eklenmiştir.
4.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK’nın 115/2 nci maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir.
Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
5. Eldeki dava 30.03.2017 tarihinde, 6552 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra açılmıştır. Davacı, 01.06.1988 tarihinde ilk işe giriş tarihi itibariyle (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın esasına girilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6.Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine 3 üncü fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce ...'na müracaatın olması ve Kurum'ca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından 5521 sayılı Kanunun 7/3 maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, ...'na müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, mahkemece,
davacı tarafa 6100 sayılı HMK.'nın 115/2 nci maddesi uyarınca, 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7 nci maddesine üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında ...'na müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurum'un red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli,
Kurum'a müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13393, K. 2023/13175, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama