KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13493 E., 2025/888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/189 E., 2021/208 K.
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki sigortalı hizmet bildiriminin iptali ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede;
1.Davacı şirketin güncel ticaret sicil kayıtları ve adresi ile varsa unvan değişikliği ve şirketin varlığının devam edip etmediğine ilişkin bilgi veya belgelerin dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmadığı, aynı unvanlı şirketin MERSİS sisteminde terkin edildiği ibaresinin bulunduğu belirlenmiştir.
Adı geçen şirketin tasfiye ve terkin edilip edilmediği sorulmak suretiyle, ilişkin tüm kayıt ve belgelerin ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbinin sağlanması, ticaret sicil gazetesi ilanlarının sorulup dosyaya celp edilmesinden sonra şirketin tasfiye ve terkin edilmediğinin anlaşılması halinde herhangi bir işleme gerek bulunmamakla birlikte şirketin tasfiyeye girdiğinin anlaşılması halinde vekalet ilişkisinin son bulacağı da nazara alınarak Mahkeme kararının yetkili tasfiye memuruna usulüne uygun tebliğ yapılması takiben,
temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434. maddesindeki prosedür işletildikten sonra dosyanın dairemize gönderilmesi gerekmektedir.
2.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre, “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” Yine, anılan Kanun'un 17. maddesine göre, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek ve sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek ve sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”
Kanunun 16 ve 17. maddelerine göre yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, muhatabın adreste bulunmama sebebinin tespiti yine muhatap ile muhatap adına tebligatın yapılacağı kimsenin aynı konutta birlikte oturan kişi veya hizmetçi / daimi çalışan olması gerekir.
Anılan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'ye yapılan tebligatlarda Mahkeme kararının söz konusu davalının neden bulunmadığına ilişkin belirleme yapılmaksızın birlikte oturan kişi imzasına tebliğ edilmekle yetinildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13493, K. 2025/888, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama