KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/13602 E., 2024/324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/265 E., 2023/137 K.
- Dava tarihi
- 16.09.2019
- Karar
- Davanın Açılmamış Sayılmasına
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı Kurum vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı hakkında...Çorap Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Kuruma olan borçları nedeniyle 2019/013472-013473-013474 takip numaralı dosyalarda ödeme emri düzenlendiğini, ödeme emirlerinin borçlusu şirketin 17.10.2018 tarihinden itibaren konkordato sürecinde olduğunu, hakkında kesin mühlet kararı verildiğini, şirketin konkordato sürecinde olmasının davacı için haklı sebep oluşturduğunu, davacının yönetim kurulu üyesi olup, temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığını belirterek davacı hakkında çıkarılan ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin doğru olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli ve 2019/444 Esas, 2019/645 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 2019/013472, 2019/013473 ve 2019/013474 sayılı ödeme emirlerine konu borçlarından takibin konkordato kesin mühleti içinde başlatıldığı anlaşıldığından söz konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli ve 2020/407 Esas, 2020/1938 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 01.12.2021 tarihli 2021/8455 Esas, 2021/15260 Karar sayılı kararında; "...Davacı hakkında 17.10.2018 tarihli geçici mühlet kararı verilmiş olduğu, borç konusu dönemin 2018/9-12, 2019/1-3 devresine ilişkin olduğu dikkate alındığında davacının 2018/9 aya ait borçtan sorumlu olduğu dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işlemden kaldırıldığı 21.02.2023 tarihinden bu yana 3 (üç) aylık süre içinde yenilenmeyen davanın HMK’nın 150 nci maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizi; davacının bir önceki vekilinin dosyadan çekilmesi akabinde duruşma gününün davacının "Bahçeşehir 1 inci Kısım Mah. Başakşehir" adresinde Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesi gereğince muhtara bırakılmak suretiyle 21.12.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davacının sözde tebligattan 2 gün önce 19.12.2022 tarihinde Büyükçekmece adresine taşındığını ve durumun MERNİS kaydında tescil edildiğini, bu nedenle davacının duruşmadan usulüne uygun şekilde haberdar edilmediğinden duruşmaya katılamadığını, bu nedenle verilen kararın hatalı olduğu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı adına çıkarılan tebligatın usulüne uygun olup olmadığı, dolayısıyla davanın açılmamış sayılmasına yönelik Mahkeme kararının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2- 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması” başlığını taşıyan 150 nci maddesinin 1 inci fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.” hükmüne, 4 üncü fıkrada “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir.
Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez.
Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.” hükmüne ve 5 inci fıkrada da “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4 bendi ise "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" hükmü içermektedir.
3-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesi birinci fıkrasında "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmüne yer verilmiştir.
3. Değerlendirme Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; işlemden kaldırma kararı verilen duruşma gününün, davacı vekilinin çekilmesi üzerine davacı asıla bozma kararı ile birlikte tebliğe çıkarıldığı, davacıya tebliğe çıkarılan tebligat evrakı incelendiğinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesine göre usulüne uygun tebliğ yapıldığına ilişkin öngörülen şerhi tevsik ve tescil edici olmadığı, telefon görüşmesine istinaden muhtara bırakıldığının şerh edildiği, davacının adreste bulunmama nedeninin ise açıklanmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, tebliğ evrakı usulüne uygun olmayıp işlemden kaldırma kararı yerinde değildir.
Mahkemece esasa girilerek yargılama yapılmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13602, K. 2024/324, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama